Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Bülent Haberal’ın, Zonguldak’tan milletvekili adayı olacağı yönündeki kulis bilgisi dün yayınlandı, Pusula’nın internet sitesinde...


Biliyorsunuz, Erkan Bülent Haberal, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın oğlu.


Baba, tıp alanında ilerlerken; oğul da, siyaset alanında ilerledi.


Oğul Haberal, MHP’den milletvekili olacakken, “cezaevinden kurtulsun” diye babayı CHP’den milletvekili yaptı kader.


Ama bu işin ne Zonguldak’a, ne de CHP’ye hiçbir katkısı olmadı.


Matematikteki beceriyi siyasette gösteremedi Haberal Ailesi…


Şimdilerde Mehmet Haberal’ın, CHP’nin Zonguldak adayı olmayacağı konuşuluyor.


Ve hatta Ankara’dan bile aday olamayacağı iddiaları var kulislerde…


Hal böyle olunca, oğul Erkan Bülent Haberal’ın önü açılıyor.


O, her ne kadar, “Aday olmayı düşünmüyorum” dese de…


Ama Zonguldak’taki genel kanı, oğul Haberal’ın, milletvekilliğini babasından daha iyi yapacağı yönünde…


Ama Zonguldaklıların bir şartı var.


Biliyorsunuz, Erkan Bülent Haberal, babası adına Zonguldak’a bir hastane yapma sözü vermişti. Bu söz tutulmadı.


Zonguldaklılar, “Erkan Bülent Haberal, önce verdiği sözü tutsun, sonra milletvekili adayı olsun” diyorlar.


Biz de buradan hatırlatıyoruz.



Bunun adı rant kavgası…



Ereğli’de kavga neden bitmiyor?


Kilimli’de kavga neden bitmiyor?


Zonguldak Esnaf ve Sanatkar Kredi Kefalet Kooperatifi’nde kavga neden bitmiyor?


Zonguldak Şoförler ve Otomobilciler Odası’nda kavga neden bitmiyor?


GMİS’te kavga neden eskisi kadar sert değil?


Bu soruların yanıtlarını düşündünüz mü hiç?


Tek bir nedeni var…


Gerçek şu ki: “Rant olan yerde kavga olur.”


Kilimli’deki kavganın nedeni de budur. “Sen çok yedin, ben az yedim” kavgasıdır.


Ereğli’deki kavganın nedeni, “Sen çok yedin, biraz da biz yiyelim”dir.


Esnaf Kefalet’teki kavga, “Hep siz bir şey oldunuz, birazda biz bir şey olalım. Yolumuzu bulalım” kavgasıdır.


Şoförler Odası’ndaki kavga da, “Tamam, yedim, ama bizden öncekiler de yedi. Sen yemedin mi?” kavgasıdır.


GMİS’teki kavga, işçi sayısıyla birlikte azalmıştır.


Çünkü rant eskisi gibi yoktur.


Satacak, savacak mal kalmamıştır.


Zonguldak’taki kavganın nedeni de budur.


Kolay yoldan zengin olma kavgasıdır.


Para kazananların değil, paranın kazandığı adamların söz sahibi olma isteğidir.


Kimsenin kimseye laf söyleyecek durumu da yoktur aslında.


Yok birbirimizden farkımız, hepimiz Osmanlı Bankası’yız!



Heyecan dorukta…



Mevsim değişikliği ikinci kez hasta etti beni.


Oysa bu yoğun tempoya rağmen iyi gidiyorduk.


Neyse, serum takviyesiyle ayakta duruyor, günlük işlerimizi aksatmamaya özen gösteriyoruz.


Doktorlar, “Dinlenmelisin” diyor.


Ama daha yapacak çok işimiz var.


Sağ olsun, takım arkadaşlarımız, köşe yazımız dışında bize iş bırakmıyor.


Ama Pusula TV’yle ilgili stüdyo çalışmaları devam ediyor.


İnşallah önümüzdeki hafta sonuna kadar her şey hallolur.


Biz de yayın için geri sayıma başlarız.


Bu arada, kadroyla ilgili çalışmalarımız da son aşamaya geldi.


Vallahi ortaya nasıl bir ürün çıkacağını, biz de sizin gibi merak ediyoruz.


Anlayacağınız, heyecan dorukta