Ankara&[#]8217;ya giden Muhtarlar Derneği heyetinin yemek parasını ödemeyen milletvekili konusu çok tartışıldı.
Kimileri, bu ismin AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar olduğunu söylediler. Özcan Ulupınar ve ailesinin ne kadar tutumlu olduğunu en iyi bilen isimlerden biri olarak peşinen söyleyeyim, o vekil, Özcan Ulupınar değil.
Özcan Ulupınar, kendisini ziyarete gelenlere öyle bir muamele çekmez. Özcan Ulupınar&[#]8217;ın terbiyesi, böyle bir olaya müsaade etmez. Eğer böyle bir şey yapsa, onu açık açık yazarım.
Bu arada, o milletvekilinin sadece Muhtarlar Derneği&[#]8217;ne değil, kendisini ziyarete gelen diğer kalabalık gruplara da aynı muameleyi yaptığı bilgileri geliyor.
O vekil mesajı almış. Çevresinde büyük bir sıkıntı hasıl oldu. Sorunu nasıl çözeceklerini değil, bu bilgiyi kimin sızdırdığının peşine düşmüşler. Bir daha böyle hoş olmayan bir davranış sergilenmeyeceğini umuyorum. Ve şimdilik bu tartışmayı bir kenara bırakıyorum.
Zeki başkan, anlamış kendini!
Kumarda yüklü miktarda para kaybeden başkanı yazmıştık ya. Dört başkan aradı, &[#]8220;Bu ben miyim?&[#]8221; diye. O dördünden biriydi. Ama en çok da biri belli etti kendini.
Çok zekiymiş. Anlamış kendini.
Yazık&[#]8230; Koca kent ne hale gelmiş.
Ufuk yok, gayret yok, hırs yok.
Yat gölgede, maaş bölgede.
Kıssadan Hisse: Yolumuzdaki engeller&[#]8230;
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuş. &[#]8220;Bakalım neler olacak?&[#]8221; diye başlamış izlemeye... Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer gelmişler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girmişler. Pek çoğu, kralı yüksek sesle eleştirmiş. &[#]8220;Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyor&[#]8221; diye&[#]8230; Sonunda bir köylü çıkagelmiş. Saraya, meyve ve sebze getiriyormuş. Sırtındaki küfeyi yere indirmiş, iki eli ile kayaya sarılmış ve ıkına-sıkına itmeye başlamış. Sonunda kan-ter içinde kalmış, ama kayayı da yolun kenarına çekmiş. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereymiş ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu görmüş. Açmış. Kese altın doluymuş. Bir de kralın notu varmış içinde. "Bu altınlar, kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyormuş kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders vermişti herkese.
"Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır."
Günün Fıkrası: Hepiniz aynısınız!
Kadının biri, binanın üstüne çıkmış, atlayacakmış. En üst kattan atlamış, İngiliz bunu tutmuş.
Kadın, &[#]8220;Beni kurtardın, ne yapacağız şimdi?&[#]8221; demiş. İngiliz, &[#]8220;Gezeriz, yemek yeriz, sinemaya gideriz&[#]8221; demiş. &[#]8220;Eee, başka&[#]8230;&[#]8221; demiş kadın. İngiliz, &[#]8220;Yatarız&[#]8221; demiş. Kadın, &[#]8220;Siz erkekler, hepiniz aynısınız&[#]8221; demiş, atlamış.
2 alt katta Fransız tutmuş. Kadın, Fransız&[#]8217;a da, &[#]8220;Ne yaparız?&[#]8221; demiş. Fransız, &[#]8220;Gezeriz, yemek yeriz, eğleniriz&[#]8221; demiş. &[#]8220;Eee, sonra&[#]8230;&[#]8221; demiş kadın. Fransız, &[#]8220;Yatarız&[#]8221; demiş. Kadın, &[#]8220;Siz erkekler, hepiniz aynısınız&[#]8221; demiş, atlamış.
2 alt katta Türk tutmuş kadını. &[#]8220;Hayatımı kurtardın, şimdi ne yapacağız?&[#]8221; demiş, kadın. Türk, &[#]8220;Gezeriz, yemek yeriz, eğleniriz&[#]8221; demiş. Kadın, &[#]8220;Eee, sonra&[#]8230;&[#]8221; demiş. Türk, &[#]8220;Parka gideriz&[#]8221; cevabını vermiş. &[#]8220;Eee, sonra...&[#]8221; demiş yine kadın. Türk, &[#]8220;Hayvanat bahçesine gideriz&[#]8221; demiş. &[#]8220;Eee, yatmayacak mıyız?&[#]8221; demiş kadın. Türk, &[#]8220;Siz kadınlar, hepiniz aynısınız&[#]8221; demiş, atmış kadını aşağı&[#]8230;
Günün Sözü:
Öleceğiz, gömecekler. Birkaç gün övecekler, sonra kalan malını bölecekler, hatta memnun kalmayıp üstüne bir de sövecekler!
Neyzen Tevfik