Saat 23.00 sıralarıydı.

“Köşeni okudum, öyle aradım. Pazar günü Mado’ya gittim. Biri öyle bir oturuyordu ki, ayakları masanın üzerindeydi. 'Anlasın' diye selam verdim. Bu nasıl kibir? Bu nasıl oturuş?” dedi!

Peşine bir telefon daha...

“Mado’da kardeşini gördüm. Alışveriş merkezini yapanlar bile öyle oturmuyordu. Kim bunlar? Kendilerini ne sanıyorlar?” dedi!

Her gece böyle telefonlar alıyorum.

Bana söylediklerini, bu kişilerin yüzlerine söylemelerini tavsiye ediyorum.

Ama değişeceklerine inanmıyorum!

Kendilerine bahşedilmiş "şeref" ile biraz daha gitsinler!

Nasıl olsa o "şeref" de bir gün biter!

Eski hallerine geri dönerler!

Yalan siyaseti!

Bir şirketten, seçim yardımı olarak aldığı parayı partisiyle paylaşmayan, seçim harcaması da yapmayan milletvekili adayının bulunduğu kentin adıdır Zonguldak!

“Seçim çalışması yapıyoruz” diye sokağa çıkıp, evlilik çalışması yapan siyasetçilerin bulunduğu kentin adıdır Zonguldak!

Çocuklarının bile oyunu alamayan siyasetçilerin  “Anketlerden ben çıktım” diye yalan söylediği kentin adıdır Zonguldak!

Bekar bürokratların, bekar siyasetçilere arkasını gönül rahatlığıyla yasladığı kentin adıdır Zonguldak!

Pusula’nın yazdığı haberi yalanlayıp, arkasından müfettiş gönderilen kentin adıdır Zonguldak!

İlçe Müdürlüğü yaparken, "İl Müdürlüğünden emekli olsun" diye gönderilenlerin yaşadığı kentin adıdır Zonguldak!

İçki içen, kadınlarla gezen siyasetçilerin milli ve manevi değerlerden söz ettiği kentin adıdır Zonguldak!

Üstenci bakış!

Devrek’te ticaret yapan Can Tuğberk Zorer, sosyal medya hesabından,şöyle bir paylaşım yapmış:

“Bugün bir karar aldım. Bu ülkede, bu yönetimle yaşadığım sürece, afet olmuş, savaş olmuş, yok muhtaç kalmış vb. 'yardım için toplanalım yardım edelim' gibi kimse yanıma gelmesin. Ben, vicdanımı öldürdüm. Bugün ne emeğimi veririm ne de paramı. Bugünden itibaren, zaten dilencilere yardım etmiyordum. Sonra yardım kuruluşları eklendi. Buna şimdide bireysel yardım eklendi. Yardım dönemi kapandı. Ayrıca kimse borç para da istemesin. Gidin bankadan kredi çekin. Yardımı da devlet benden topladığı vergilerle yapsın. Bugün bu konu hakkında benim için bir milat.

Not: Bu güne kadar yaptığım yardımı da menfaat için değil, vicdanım için yaptım. 'Neden bundan sonra yok efendim?' diyorsanız, bende 'Bu ülkede fakir yok. Ekonomik kriz yok. Kimsenin yardıma veya borca da ihtiyacı yok' diye düşünüyorum. Bundan böyle sadece sokak hayvanlarına yardımcı olacağım. Ben, insan sevmiyorum.”

Böyle bir paylaşıma ne gerek var?

Sen, yardım etmezsen insanlar ölecek mi?

Bu kendini önemseme hastalığı nedir?

İnsanlar "CHP’ye oy vermedi" diye cezalandırılmak isteniyor!

Merak etmeyin!

Bu insanlar sizin elinize kalmaz!

CHP’nin iktidar olamayışının en önemli nedeni, işte bu kibir!

Üstenci bakış!

“Siz, 'insanlar CHP’ye oy versin' diye mi yardım etmiştiniz?” demek geçiyor içimden!

Ama cevabını bildiğim soruyu sormak istemiyorum!

Çetin Bozkurt...

Devrek’te, Belediye Başkanı Çetin Bozkurt, AK Partili esnafın işyerlerinin önüne tezgah açmasını engellemiş!

Seçim sonucunun intikamını böyle alıyor!

Çetin Bozkurt, göreve geldiği günden bu yana hep yanlış işler yapıyor!

Yanlışlarından geri adım atmak yerine, bir adım daha ileri gidiyor!

Kılavuzu kim ise, başı sürekli belaya giriyor!

Bakın; hırsızlık bu belediyeden çıktı, yolsuzluk bu belediyeden çıktı, ahlaksızlık bu belediyeden çıktı!

Ama Çetin Bozkurt’un hiç suçu yok, öyle mi?