Ne yazık ki seçim atmosferinden bir türlü kurtulamıyoruz.
Zaten seçimler pek keyif de vermedi.
Resmen cesedimizi ardımızda sürüyoruz.
Tabi seçim atmosferi ise oldukça tartışmalı geçti.
CHP kanadı,
Özellikle Kılıçdaroğlu rakam toplayıp çıkararak seçim hesabı yaptı.
Üzerine, ‘Tencerenin götürmeyeceği iktidar yok’ anlayışı,
Sonuçların bu şekilde çıkmasını sağladı.
Duyunca kötü geliyor,
Ancak İletişim Fakültesi’nde de çok konuşurduk biz.
Algı çalışmaları ve toplum mühendisliği.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın,
Seçim propaganda döneminde bunu çok iyi yaptığı görüyoruz.
Kitlelere verilen mesaj,
En etkili pazarlama yöntemi olan ‘kulaktan kulağa pazarlamaya’ dönüşüyor.
Siyasetin mahalle arasında,
Kadınların günlerinde tartışılmasının sebebi zaten bu.
Altılı masanın her fraksiyonunun gündeminin farklı olması,
Mesaj karışıklığına sebep oldu.
Cumhur İttifakı ise tek mesaj ile seçmene ulaştı, “HDP, altılı masanın yedinci ortağı”.
Tuttu mu?
Tuttu.
CHP ise şimdi pazarlama ve propaganda ekibini değiştiriyor.
Bu kadar kısa sürede,
Nasıl bir kampanya yürütülecek?
Altılı masanın elinde,
Koyu aromalı,
Net bir argüman var.
HÜDA PAR…
Hangi görüşten olursa olsun,
Kentli vatandaşın,
Seküler insanların ürktüğü bir parti.
Bence kısa sürede,
En net verilecek mesaj bunun üzerinden olmalı.
Ama işte olacak mı?
Cumhur İttifakı’nın önüne bu argümanı sunabilirler.
Öte yandan,
Tencere boş ise,
Deprem bölgesi yerle bir oldu ise,
‘Hak, hukuk, adalet’ söylemi ne yazık ki karşılık bulmaz.
Bu söylemleri,
Norveç,
İsveç,
İsviçre,
Kanada gibi ülkelerde söylerseniz,
Karşılığı olacaktır.
Bizim coğrafyada bunları öncelik tutmuyorlar.
Bizim o ülkeler gibi sakin bir coğrafyada yaşamamız gerekiyor.
Bu da haliyle imkansız.
Seçim kampanyaları özel ilgim olduğu için,
Çok yakın takip ediyorum.
28 Mayıs kampanyalarını merakla bekliyorum.
* * * * * * * *
Tabi ulusal ölçekte eleştiriler yaparken,
CHP’nin yerel unsurlarını unutmamak gerek.
CHP ikinci tura hazırlıksız yakalandı.
Şuan ne yapacaklarını çokta bilmiyorlar.
Genel Merkez yeni ekibi oluşturacak,
İllere anlatacak,
İller anlayacak,
Ve sahaya inecek.
Vakit o kadar yok.
CHP’lilerde o enerji var mı?
Bu da muamma.
Ama ilk turda da enerjisi olmayanlar vardı.
İl Başkanı Murat Pulat gibi.
Sahada hiç bulunmadı.
Caddede bile göremedik.
Her şeyi geçtim.
Bakın CHP’liler seçim akşamı,
Hem yorgun hem çok üzgündü.
Bu insanları teselli edecek,
Gazını alacak,
Veya motive edecek tek bir açıklama yapmadı il başkanı.
Hala daha,
Seçim sonuçlarının analizini yapmadı.
Liyakat diye bağırıp çağıran CHP’liere soruyorum;
İl Başkanı sizce siyaseten liyakat sahibi mi?
CHP Zonguldak’ta ne zaman muktedir bir il başkanı görecek?
Güzel bir söz ile cevap vereyim.
Ba’de harabi Basra ( Basra harap olduktan sonra)
Ba’de harabi CHP…
CHP ile ilgili yüz güldüren tek bilgiyi vereyim.
Rahmetli Deniz Baykal ile Deniz Akkaya evlenmiş olsaydı,
İkisinin de adı Deniz Baykal olacaktı.
Şimdi bu bilgiyi ne yaparsanız yapın.
* * * * * * * *
Son dönemde,
Kaniş çetesini boşladık.
Ömer Selim Alan,
Mustafa Çağlayan,
Hüseyin Yıldız,
Ali Rıza Tığ olmasa,
Çetenin elinde köşe yazacak argümanı yok.
Tamamen bu isimlerin üzerine kurulu bir strateji.
Ancak son dönemde bakıyorum pek nazlılar.
Bir cilve,
Bir işve…
Adeta yeni gelin havaları.
Hayatlarında ilk defa bir vekil tutturdular.
Buldumculuk oynuyorlar.
Heyecandan karınlarında kelebekler uçuşuyor.
Eee yeni gelin olmak kolay mı?
Kız evi naz evi demişler.
Haliyle nazlanmalar da olacak.
Talepleri olacak.
Ancak yerine getirilmeyecek.
Daha da çırpınacaklar.
Bu birliktelik,
Onlar içinde hayırlı olmayacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçmişte siyasi partilerin birlikteliği,
Ve o dönemki duruşları için bir dize okumuştu.
Niyazi Mısıri’nin dizeleri.
“Nâdânı terk etmeden, yârânı arzularsın”.
Yani ‘cahil insanlardan vazgeçmeden dostların bulunamayacağı’ anlatılıyor.
Arzular şelale efendim…