Zonguldak Belediyesi’nin 21 Temmuz 2010 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzaladığı protokolle ilgili tartışmaya, protokolde imzası bulunan Zonguldak eski Belediye Başkanı İsmail Eşref de katıldı.
İsmail Eşref, “O protokolü ben istedim. Çünkü; 35 milyon Euroluk kanalizasyon projesinin maliyetinin üzerine ilaveten bir o kadar daha ilave yük geliyordu ve bunu belediyenin karşılaması mümkün değildi. Bunu Karayolları ile görüşerek Zonguldak’ın şehir içindeki karayolu ağını belediyeye devredelim, devrettikten sonra siz istediğinizi yapın dediler. Biz de o şekilde Karayollarına bir bedel ödemeden kanalizasyon projesini gerçekleştirdik. Bunu tartışmaya gerek yok çünkü; belediyede olmasının kolaylığı, karayolu üzerinde yapılacak tüm işlemlerin belediye tarafından yapılabilecek olması… Daha doğrusu bu durum, sadece kanalizasyon projesindeki maliyeti düşürmekten öte bugün için belediyenin her türlü yol ile ilgili imalatları yapmasına olanak sağlıyor.” dedi.
Bakın CHP’li Zonguldak eski Belediye Başkanı İsmail Eşref, Karayolları ile anlaşıp işini görmüş!
Aynı çabayı CHP’li Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem gösterse Karayolları yine işini görürdü!
Eski Belediye Başkanı İsmail Eşref protokolü imzaladığı için pişman olup olmadığına yönelik kendisine yöneltilen soruya: “Niçin pişman olayım ki? Anlattığım gibi, ben faydalı olduğuna inanıyorum. Pişman değilim. Bugün belediyenin kasasından çıkmamış ciddi bir karayolu hasar bedeli var. Kanalizasyon projesi yapılırken ki hasar bedelini belediye ödemedi. Bugünlere de öyle gelindi.” şeklinde yanıt verdi.
Görüyorsunuz değil mi?
Kibri, egoyu kenara bırakınca işler nasıl çözülüyor!
Çevre yolunun Karayolları değil, Zonguldak Belediyesi’ne bağlı olduğunu, bu protokolü imzalayan CHP’li İsmail Eşref söylüyor!
Çevre yolu üzerine üst geçitleri de Zonguldak Belediyesi yapmalıydı!
İnsanlar öldüğü ve Tahsin Erdem kılını kıpırdatmadığı için Karayolları yapmak zorunda kaldı!
Tahsin Erdem’in amacı iş yapmak değil!
Belediyeye işçi almak!
Söz verip alamadığı işçiler var!
Hem de ihtiyaç sahiplerinin değil!
Şehirde esnaflık ve tefecik yapan kişilerin çocuklarını işe alıyor!
Lavuar sakızı!
Zonguldak, bir köpek kulübesi yapmayan Belediye Başkanı tarafından yönetiliyor!
Halk Ekmek büfelerini bile büyükşehirlerden bağış olarak aldılar!
Büfede satılacak ekmeği fırınlardan topladılar!
1 milyon kilometrenin üstündeki eski otobüsleri bağış olarak alıp hizmete sundular!
Beş yılda beş kreş dediler!
Neredeyse 2 yıl oldu!
Bir kreş açamadılar!
Şimdi CHP’nin Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, “28 Mart 2024’te dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki Zonguldak’a gelerek Lavuar Alanı projesi için 500 milyondan fazla kaynak aktarıldığını söylemiştir. Aktarıldığı söylenen kaynağa rağmen yapımı üstlenen firma tasını tarağını toplayıp şehri terk etmiştir. Şimdi ise 26 Şubat 2026 tarihinde Lavuar Alanı projesinin tekrar ihaleyle çıkacağı bilgisi iktidar partisi tarafından kamuoyuna 'müjde' olarak anlatılmıştır” diyor!
Lavuar Alanı projesi ihale edildi!
Firma battı!
AK Parti ne yapsın!
“Zonguldak Belediyesi’ni CHP kazandı” diye Lavuar Alanı Projesi’nin yapımını durdursa mıydı?
Lavuar'ın yıkılıp yerine proje yapılmasını isteyen CHP’li eski Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref idi!
Bir dönem AK Partili Secaattin Gonca Belediye Başkanlığı yaptı!
Sonra İsmail Eşref geldi!
CHP’li Muharrem Akdemir iki dönem görev yaptı!
Dr. Ömer Selim Alan döneminde proje hayata geçti!
Kaçma vuruldu!
Ama kimse firmanın batacağını tahmin edemezdi!
İhale yapılıyor!
İnşallah güçlü bir firma gelir, işi bitirir!
Devrim Dural’ın Lavuar sakızı, ağzında çürür gider!
Bir köpek kulübesi yapamayan belediyenin “Verin Lavuar Alanı'nı biz yapalım” şeklinde açıklaması oldu!
İnanılır gibi değil!
İyilik, güzellik!
CHP Zonguldak Milletvekili Dr. Eylem Ertuğ Ertuğrul'un Ereğli'de faaliyet gösteren Seçil Toktaş'ın sahibi olduğu Burcu Güzellik Merkezi'nde işlem yaparken görüntülerini yayınlamıştık!
Milletvekili, o günden bu yana hiçbir açıklama yapmadı!
Dün gece uyurken Eylem Ertuğ Ertuğrul rüyama girdi!
“Ali Rıza Bey, ben Seçil Toktaş'ın sahibi olduğu Burcu Güzellik Merkezi'nde işlem yapmıyordum!
Aynı katta bulunan doktor arkadaşımın muayenehanesinde bir hasta bakıyordum! Sizin yayınladığınız görüntü o! İstersen seni o doktor arkadaşımla görüştüreyim! Vallahi güzellik merkezi değil” filan diyordu!
Bir sıçradım, sol tarafımdan kalktım!
Saçlarımı filan yokladım!
Kolum, bacağım yerinde!
Yarabbi şükür!
36 yıllık gazetecilik hayatımda böyle kurgu görmedim!
Sağ tarafıma yattım!
Bir güzel uyudum!
Sabah ne Eylem vardı, ne Ertuğrul!
Gerisi iyilik güzellik!
Devlet’in Deniz’i!
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, devletin kendine tahsis ettiği danışmanlarını akrabalarından seçti. CHP’li Yavuzyılmaz’ın 3 danışman hakkından biri amcasının kızı Diş Hekimi Özlem Yavuzyılmaz Sökmen ve eşi Mustafa Sökmen!
Mustafa Sökmen Ankara’da!
Diş Hekimi Özlem Yavuzyılmaz Sökmen Zonguldak’ta!
Deniz Yavuzyılmaz, Ankara’ya TBMM’ye hiç gelmeyen, diş hekimi olduğu için başka bir iş yapması mümkün olmayan kuzeni Özlem Yavuzyılmaz Sökmen’in maaşını aylarca aldı!
Pusula bu işi ortaya çıkardıktan sonra biraz direndi!
Ama sonra bıraktı!
Deniz Yavuzyılmaz ne zaman bir yolsuzluk iddiası ile ortaya çıksa bu olay aklıma geliyor!
Oysa Deniz Yavuzyılmaz bir muhalefet Milletvekili!
İmkanı bir danışmanın maaşını cebine indirecek kadar!
Deniz Yavuzyılmaz, iktidar olsa, eline imkan geçse neler yapar?
Bakın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve diğer CHP’li Belediye Başkanları neler yapmışlar!
Geçmişte bir AK Parti Zonguldak Milletvekili'nin danışmanlarının yaptıklarını aylarca yazmıştım!
Allah’tan o ismi bir daha aday yapmadılar!
Zonguldak kurtuldu!
Ben Deniz Yavuzyılmaz olayına böyle bakıyorum!
Salı sallanır!
Tilkiyle çoban kurda pusu kurmuşlar.
Tilki canından, çoban da malından olmuş. Yani demem o ki yanınıza bir çoban buldunuz diye,
Kurdu kolay lokma sanmayın.
Bir Kızılderili atasözü der ki:
"İnsan iki ruhludur, içinde bir iyi köpek bir de kötü köpek kavga eder. Hangisini daha çok beslersen o kazanır."
Hayat, bilgiden çok daha fazla anlayış gerektirir. Bazen insanlar, biraz daha fazla bilgiye sahip oldukları veya sahip olduklarına 'inandıkları' için, başkalarını hafife alma davranışı sergiler. İnsanları dinlemek yerine, önyargılı davranmayı seçer.
Kıssadan Hisse: Hasta!
Sirakuza Kralı Diyonisos, Aristipes’e sormuş:
“Nedendir acaba, her gün filozoflar hükümdarları ziyaret ederler de, bir gün bir hükümdar kalkıp bir filozofa gitmez?”
Filozof: “Bunda şaşılacak bir şey yok, hükümdarım…” demiş, “Daima hekimler hastaları ziyaret ederler, hastalar hekimleri değil.”