Devrek Devlet Hastanesinin müdürünü kim atadı?
Diyorlar ki:
Sendika atattı
Atamakla kalmadı, gitti, Bak, bu adamı biz atadık der gibi ziyaret yaptılar.
Eski Türkiyede bu işler siyasetten geçerdi.
Yeni Türkiyede sendikadan geçiyor.
Oysa o yörenin milletvekili de var.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınarın bu atamadan haberi oldu mu?
Bundan böyle özellikle Milli Eğitim Müdürlüğündeki atamaları da Milli Eğitim Müdürüne bırakmamak lazım.
Ona bırakınca, Eğitim Bir-Sene bırakmış oluyorsun!
O da ayrı bir yapı!
Milli Eğitim Müdürü ile Eğitim Bir-Sen paralel hareket ediyorlar!
Buna müsaade edilmemeli!
Ülke; geometrik şekiller yerine, demokrasiyle yönetilmeli!
Hem Siyasetçinin dediği olsun diyeceksin!
Hem de sendika ile paralel olmuş bürokratın esiri olacaksın!
Sağlıkta ipin ucu kaçtı.
Milli Eğitimde ipin ucu kaçtı.
Sendikacı, istediğini yaptıramadığı bürokratı tehdit ediyor.
Yani devlete parmak sallıyor. Ona göre diyor.
Sen kimsin arkadaş?
Bu hakkı, bu yetkiyi nereden aldın?
O parmağı kırarlar, gözüne sokarlar!
Örnek isteyen devlet yetkilisi varsa, isim, adres verebilirim!
Furat, Kılıçdaroğluna öykündü!
Karakum sahiline çok güzel bir proje yapılacağına inanıyorum.
Keşke oradaki çekek sahipleri, olayı sağa-sola çekeceklerine, İdari Mahkemeye gideceklerine Zonguldak Valisi Sayın Ali Kabana gitselerdi.
Çünkü kendisi oradaki çekeklerin yerine daha şık, daha modern çekekler yapılabileceği mesajını vermişti.
Orada CHP eski İl Başkanı Halil Furatın başını çektiği bir ekip, Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğluna öykünerek, Adliyeye koştular. Ama bekledikleri sonucu alamadılar. Çekekler hafta sonuna kadar yıkılacak.
Oysa Halil Furat, bu işleri, yolu-yordamı, protokolü CHP İl Başkanlığı yaptığı dönemde öğrenmiş olmalıydı.
Vali Beyin karşısına oturmalı, meseleyi anlatmalıydı.
Ben inanıyorum ki, Vali Bey, bu talebe sıcak bakardı.
Şimdi nasıl bakar, bilmiyorum.
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
Ülkenin her yanından cinsel taciz haberleri geliyor.
Seviye giderek düşüyor.
Üç yaşındaki sabiye tecavüz edildiği haberlerini okumak zorunda kalıyoruz.
İlkokullardan, ortaokullardan, liselerden tacizci öğretmen fışkırıyor.
Sadece oralardan mı?
Kuran kurslarından, dini yurtlardan sapık öğretmenler fışkırıyor.
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
Sonra biz, belediye başkanlarını, müteahhitleri, işadamlarını yazınca, Ne oluyor? diye soruyorlar.
Ulan, bu ülkenin, öğretmeninden, hocasından sapık çıkıyor da, belediye başkanından, müteahhidinden, işadamından çıkmayacak mı?
Ardından yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz
Adını buraya yazsam, harcadığımız mürekkebe yazık olacak.
Okunmak, tıklanmak için yapıyor, biliyorum.
Ama ona o zevki tattırmak istemiyorum!
Biri daha havlamış, bilip bilmeden.
Kimse, bizi kullanarak bir yerlere ulaşmaya çalışmasın.
Herkes kendi hesabını kendisi görsün!
Herkes yüreği kadar yer kaplasın, bu dünyada!
Bedeni kadar değil!