15 Temmuz akşamına kadar başka şeyler konuşuyorduk.

Zonguldak olarak başka başka meseleler vardı.

Gündemdeki en önemli konu, TTK’nın özelleştirilmesi tartışmasıydı.

Açıklamalar…

Eylemler…

Çağrılar…

Toplantılar…

Buluşmalar…

Endişeler ve daha fazlası…

Zonguldak, umutla meselelerinin üzerine giderek, çözüme kavuşturmaya çalışıyordu.

Bir darbe girişimi, her şeyi alt-üst etti.

Şimdi her şey askıda…

Veya en azından güncelliğini kaybetti.

Türkiye böylesine büyük bir dönemeçteyken, onları konuşmak da pek mümkün olmayacak.

Önce ülke…

Önce demokrasi…

Önce insan hakları…

Önce darbecilerin bulunması…

Önce darbecilerin cezalandırılması…

Sabır…

Sükunet…

Bunlar olmadan hiçbir meselenin fazla bir anlamı yok.

[*] [*] [*] [*]

“Olağanüstü Hal (OHAL)” kararının alınmasının ardından zaten hayat kısıtlanıyor.

Darbe karşıtı eylemlerin yanında diğer eylem ve gösterilere zaten izin çıkmaz.

Barışçıl da olsa; her eyleme, gösteriye, çağrıya başka gözle bakılabilir.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, medya temsilcileri ile buluşmasında endişeye mahal olmadığını söyledi.
“Askeri darbeye karşı sivil darbe” endişesi yaşayan çevrelerin endişesini gidermeye çalıştı.
Olağan yaşamın devam edeceğini söyledi.

[*] [*] [*] [*]

Dedi ki:

"Türkiye, onlarca OHAL ilan etti, onların çoğu millete karşıydı.
Şimdiki OHAL millete karşı değil, devletin içindeki bu yapılanmaya karşı ilan edildi.

Millete karşı hiçbir şey olmayacağının sözünü veriyoruz.

AİHS’nin 15’inci maddesi çerçevesinde sözleşme askıya alınacak, bu üç ayda sözleşme işlemeyecek.”
[*] [*] [*] [*]
Ne diyor Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 15’inci maddesi:
“Olağanüstü hallerde yükümlülükleri askıya alma;
1- Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla, bu sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.”
[*] [*] [*] [*]
Devam ediyor:
“2- Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında 2’nci maddeye, 3’üncü ve 4’üncü maddeler (fıkra 1) ile 7’nci maddeye aykırı tedbirlere cevaz vermez.
3- Aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir.

Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı ve Sözleşme hükümlerinin tekrar tamamen geçerli olduğu tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir."

[*] [*] [*] [*]

Kurtulmuş devam ediyor…

Diyor ki:

“Sokağa çıkma yasağı olmayacak, temel haklardan ödün verilmeyecek.

Serbest piyasa kuralların işleyişinde en ufak bir aksama olmayacak.

Anayasa’nın 120’nci maddesine göre bir OHAL’dir, darbeye teşebbüs edenlerle ilgili işlemlerin süratle yapılmasına yöneliktir.

Başka konularda OHAL uygulamalarına gidilmeyecek.

Diğer partilerden, farklı hayat tarzlarından hiç kimsenin rahatsız olmayacağını söylüyoruz.

Türkiye bu kadar büyük bir ihaneti daha önce görmedi, ancak bu badireyi atlattı.

Türkiye’yi dağıtacak bir darbe hazırladıkları ortada, devletin kurumları bakımından ciddi eksiklikler olduğu aşikar.

İlk iş FET֒cülerin tasfiyesini sağlamak, sonra da eksiklikleri gidermek.

En büyük teşekkür millete.

Şimdi yaraları sarma zamanı.

Millete yansımadan 15 Temmuz darbe girişiminin izlerini silerek, yolumuza devam etmeliyiz.

Amacımız OHAL’i mümkün olduğunca kısa tutmak, inşallah 1-1,5 ay içinde işlerimizi tamamlar kaldırır ve normale döneriz.”

[*] [*] [*] [*]

Devam ediyor:

“Darbeyi yapanlar, sapkın dinici inanışa bağlı, askeri diktatörlük peşinde koşan bir grup.

Yarı tanrısal bir güce inanıyorlar.

Cumhurbaşkanını değil, imamı dinliyorlar.

Darbe girişimindeki olaylarda 241 kişi hayatını kaybetti, bin 537 kişi yaralandı.

9 bin 194 kişi gözaltına alındı. 2 bin 592 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.

2 bin 277 hakim ve savcı gözaltına alındı, bin 270’i tutuklandı, 730’u gözaltında.
Gözaltına 6 bin 823 asker alındı.
Bunlardan bin 457’si tutuklandı.

246’sı adli kontrol ile serbest bırakıldı, 87’si doğrudan serbest kaldı."

[*] [*] [*] [*]

Zonguldak özelinde de gözaltılar, görevden uzaklaştırmalar, açığa almalar devam ediyor.

Zonguldak genelindeki sayısının 5 binlere ulaşabileceği belirtiliyor.

Ve sürpriz isimlerin görevlerinden uzaklaştırmaları mümkün…

Bunları da göreceğiz.

[*] [*] [*] [*]

Her konu kendi içinde tartışma yaratır.

Bu süreç de farklı tartışma ve yorumlara neden olacaktır.

OHAL’in adı bile ürkütücü iken, hükümetin geçmişten beri gelen bazı tutumları nedeniyle tartışmalar ortadayken endişeler normal.

İktidarın da bu endişeleri anlayışla karşılaması gerekir.

Herkesin milli birliğe ihtiyaç duyduğu böyle bir dönemde darbe karşıtlığında buluşan farklı siyasal kesimlerin birbirine düşürülmemesine özen gösterilmesi gerekiyor.

Numan Kurtulmuş’un sözlerinden de bunu anlıyoruz.

Ama bu sözlerin takipçisi olmak da öncelikle AK Partili siyasetçilere düşüyor.

[*] [*] [*] [*]

Türkiye’de alınan OHAL kararı üzerinden tek yönlü bakmamak gerekiyor.

Fransa’ya gidelim.

Haber çok yeni…

“Fransa Başbakanı Manuel Valls, hükümetin önlem almasına karşın, başka ölümcül saldılar beklenmesi gerektiğini söyledi.
Meclisteki bir oturumda konuşan Valls, Fransa'nın bu tehditle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini belirtti.

Valls, ‘Bu sözleri söylemek çok zor, ama bu benim görevim’ dedi.

Valls, ‘Başka saldırılar olacak, başka masum insanlar ölecek. Bu korkuya asla alışmamalıyız ve bu tehlikeyle yaşamaya alışmayı öğrenmeliyiz’ diye konuştu.

Dört kez uzatılan OHAL, Ocak 2017'ye kadar sürecek.

OHAL önlemleri çerçevesinde polise üst düzey arama ve ev hapsi yetkileri veriliyor.

Son OHAL kararı Euro 2016'yı da kapsaması için uzatılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde yürütülen bir soruşturma komitesinin bulgularına göre OHAL güvenliği artırmada ‘sınırlı etki’ sağlıyor.”

[*] [*] [*] [*]

Darbe girişiminden her gün farklı görüntüler çıkıyor.

İstanbul’da darbe karşıtı silahsız masum insanların nasıl tarandığını gördünüz mü?

Böyle bir kahpeliği kim yapabilir?

Ve daha başka görüntüler ortaya çıkacaktır.

İktidar, elbette hatalarının hesabını seçimle vermelidir, ama böylesi bir manzara karşısında darbecilerin kökünü kurutamadığınız yerde gün gelir Türkiye yeni bir darbe ile uyanır.

[*] [*] [*] [*]

Fransa’nın korktuğu, endişe ettiği yerde Türkiye’nin 50 defa korkması, endişe etmesi kaçınılmaz.

Hep söylüyoruz.

OHAL’in keyfi ve hukuksuz sakıncaları doğarsa, bu millet ona da gereken cevabı verir.