İki yıl önceydi, yaklaşık…


Devrek’teki yeni hastane hizmete açılmamıştı.


Hastane Başhekiminin, “Doktor eksiğimiz var” sözleri, AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar’ı sinirlendirmişti.


Milletvekili Ulupınar, niye hekim olmadığına değil de, hekim eksikliğini dile getiren Başhekime kızmıştı.


Bölge Haber Gazetesi’ni de kaynak göstererek, o günlerde yorumlamıştık, bu vahim tabloyu...


O vahim yaklaşımı…


Ve yeni hastane açıldı.


Bizimkiler yeni hastane ile övündüler.


O hastane, ilk ciddi sınavında sınıfta kadı.



Devrek-Ankara karayolunun Başlarkadı mevkiinde 23 kişinin yaralandığı kaza sonrası, Devrek Devlet Hastanesi´ne getirilen yaralılar, tomografi cihazını kullanacak uzmanın olmaması nedeniyle başka hastanelere gönderildi.


Vatandaşlar duruma tepki gösterdi.


Milyonlarca lira harcanarak modern bir hastaneye kavuşan Devrek´te, doktor ve tıbbi cihaz eksiği vatandaşları çileden çıkartıyor.


Doktor ve teknik cihaz eksiği nedeniyle Çaycuma ve Zonguldak´a sevk edilen vatandaşlar, "Yepyeni hastanemiz oldu.

Tomografi cihazımız var, ama kullanacak uzman doktorumuz yok…

Film için Çaycuma´ya ya da Zonguldak´a gitmek zorunda kalıyoruz" dediler.


Geçtiğimiz günlerdeki İbrahim Tığ imzalı haber de çok önemliydi…

“Sağlık Bakanlığı tarafından Devrek Devlet Hastanesi’ne tahsis edilen EEG sistemi cihazının Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne, yine Bakanlıkça Devrek Devlet Hastanesi’ne tahsis edilen 2 adet yoğun bakım hasta başı monitörünün de Ereğli Devlet Hastanesi’ne ve Bakanlıkça Devrek Devlet Hastanesi’ne gönderilen 3 adet anestezi cihazından 1’inin Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne kaydırıldı” deniliyordu, o haberde…


Haberde başka detaylar da vardı…

Deniliyordu ki:

“Devrek Devlet Hastanesi’nin ihtiyacı olan 2 adet dijital röntgen cihazının nöroloji doktoru olmadığı gerekçesiyle Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaydırıldığı kaydedilirken, yine Bakanlıkça Devrek Devlet Hastanesi’ne tahsis edilen 2 adet yoğun bakım hasta başı monitörünün de Ereğli Devlet Hastanesi’ne gönderilip o hastanenin de düşük kapasiteli cihazlarının Devrek’e verildiği öğrenildi.”


Yine haberde önemli bir detay vardı.

“Kamu Hastaneler Birliği Zonguldak Genel Sekreteri Mustafa Özkan Gün de, yaptığı açıklamada, Devrek Devlet Hastanesi’ne tahsis edilen 2 adet yoğun bakım hasta başı monitörünün bu hastane ile uyumlu olmadığını, Ereğli Devlet Hastanesi’ne bu yüzden verildiğini ve takas yapıldığını, Devlet Hastanesi’ne gönderilen 3 adet anestezi cihazından 1’inin Zonguldak Kadın Doğum Hastanesi’ne de geçici olarak kaydırıldığını belirtti” deniliyordu.


AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ise, “Böyle bir durumun kabul edilebilir olmadığını” belirtiyordu…


Devam ediyordu Ulupınar:


“Devrek Devlet Hastanesi’ne Sağlık Bakanlığımızca tahsis edilen cihazlar, nasıl başka yere kaydırıldıysa, geri gelecek, hem de ilave cihazlarla birlikte...


Madem başka hastanelerimizin de cihaz sıkıntıları var, bunu niye bize iletmediler?”


Hooooppalaaaa!


Adama sorarlar.

“Hadi onlar bi cahillik yaptı, sen kaç defa sordun?” diye…


Devam ediyor Sayın Ulupınar:


“Bir hastaneye tahsis edilen cihazların başka hastanelere verilmesi ya da kaydırılması kabul edilebilir bir durum değildir.


Bize söylenilseydi, bu sorunları çözerdik.


O cihazlar mutlaka geri gelecek, bunu ben söylüyorum.


Sağlık Bakanlığımızdan söz konusu hastanelerimizin cihaz sorunlarının giderilmesi, Devrek Devlet Hastanesi’ne de nöroloji doktoru atanması talebinde bulundum.”



Adama sorarlar…


Derler ki:


“Ne oldu nöroloji doktoru? Niye hala atanmadı?”

Millet bu, sorar…

Sormuyorsa, “Devrek’te bir sorun var” demektir!


Bu sorunu, bu siyasetçileri, bu mantığı anlamak için da zaten bir nörolog şart!



Devam ediyor Ulupınar…


Diyor ki:


“Hükümetimiz insan sağlığını her şeyin üzerinde tutmuş, sağlık alanındaki tüm projelerini, politikalarını ´Önce İnsan´ anlayışıyla gerçekleştirmiştir.


İktidarımız döneminde Türkiye genelinde büyük atılımlar yaşanmış, yeni hastaneler, yeni sağlık ocakları, yeni poliklinikler, ek binalar yapılmış, ülkenin her köşesine ulaştırdığımız sağlık görevlileri ve doktorlarımız, sayesinde ülkemizdeki sağlık alanında memnuniyet zirve yapmıştır.”



Zirveyi gördük.


Bu cihazlar olmadığı, başka hastanelere gönderildiği gibi doktor ve hemşire eksikliği de giderilemedi.


Gördük zirveyi…


23 kişi yaralandı.


Devrek Devlet Hastanesi´ne getirilen yaralılar, tomografi cihazını kullanacak uzman doktor olmadığı için başka hastanelere gönderildi.



Kim bu hastanenin başhekimi?


Feyzullah Hasanoğlu mu?


Hangi liyakatla o göreve geldi?


Bu eksikleri gidermek için ne yaptı?


Gidenlerin yerine hangisini getirdi?



Kim bu Kamu Hastaneleri Birliği Zonguldak Genel Sekreteri?


Mustafa Özkan Gün mü?


Hangi liyakata göre oraya geldi?


Abdülkerim Gün’ün akrabası olmasa, TBMM eski Başkanı Köksal Toptan’ın girişimi olmasa, oraya gelebilir miydi?


Hadi geldi…


Eeee sonrası!


Daha dün anlatmıyor muydu, “şöyle çalışıyoruz, böyle çalışıyoruz” diye...


Yahu senin hastanende tomografi cihazın var, ama kullanacak uzman doktorun yok.


Daha ne konuşuyorsun Hocam?


Şimdi elli tane bahane uydurmanın, elli tane gerekçeye sığınmanın anlamı yok.


“Yüzümüze, gözümüze bulaştırdık” deyip, ders çıkarabiliyor musun?

Sen onu söyle…


Ve AK Parti’den yeniden milletvekili seçilen Özcan Ulupınar…


Allah aşkına, bu nasıl vekillik?


Yahu insan yıllarca belediye başkanlığı yaptığı, sayesinde bugünlere geldiği halka bu zulmü yapar mı?


Yapanlara seyirci kalır mı?


Bunlar olurken, senin elin “Serdar Kelebek” mi topluyor?



Kimse kusura bakmasın…


Siyasetçilerin ve yöneticilerin vatandaş gibi şikayet etme hakkı yok.


Ve Devrekliler…


Siz halinizden memnunsanız, geçmiş olsun!



Doğruyu açıkla Başkan!



Karadeniz Muhtarlar Federasyonu Genel Başkanı ve Zonguldak Muhtarlar Derneği Başkanı, Kilimli Güney Mahallesi Muhtarı Şerafettin Nas, yakın arkadaşı CHP’li Kilimli Belediye Başkanı Ali Aslankılıç için demişti ki:


“İŞKUR tarafından verilen işçileri özel işlerinde, ahırında çalıştırdı.”


Bunun üzerine Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Gönül Demirsu’ya sorduk.


O da bu gelişmeyi doğrulayarak, işçilerin geri çekildiğini söyledi.


CHP’nin Kilimli İlçe Başkanlığı kongresinde Şerafettin Nas’ın iddialarını yanıtlayan Belediye Başkanı Aslankılıç diyor ki:


“Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürünü odasına kilitleyen İl Başkanı kim?”


AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun’u kast ediyor.


Kilimli’den çekilen işçilerin Zeki Tosun’un baskısıyla geri alındığını söylüyor.


Ve Gönül Demirsu’nun da baskı altında kaldığı için görevini yapmak zorunda kaldığını söyleyerek, manevra yapıyor.


Ama bu kadar kibar sarf etmiyor tabii bu cümleleri…


Kendisine yakışır(!) şekilde ifade ediyor.


Aslankılıç’ın öncelikle şunu yanıtlaması gerekiyordu:


“Sen o işçileri ailene ait ahırda çalıştırdın mı, çalıştırmadın mı?”


Aslolan bu…


Bırak kelime oyunlarını…


CHP’yi o ahırın pisliğine bulaştırdın mı, bulaştırmadın mı?


Ondan haber ver.


Zonguldak’ın en çalışkan bürokratlarından birine böylesine dil uzatarak, abartarak hedef saptırma…


O işçileri kimin ahırında çalıştırdın?

Ondan haber ver.