Dün, “Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü"ydü.


Yani, 1 Mayıs…


Yani, İşçi Bayramı…


Her ne kadar farklı yönleriyle tartışmalara neden olsa da, tüm çalışanlar adına önemli bir gün…


Hele hele Türkiye gibi bir ülkede yaşıyor ve çalışanların hakları üzerinden farklı istismarları görüyorsanız, o zaman çok daha anlamlı…


Ne yazık ki, 1 Mayıslar göstermelik kalıyor.


Çalışanların derdini, derli toplu anlatamayanlar ile anlamamaya çalışanlar adeta birlik yapıyor!


Çalışanlar da, bu günün farkında değil, siyasiler de, patronlar da…


Zonguldak’taki 1 Mayıs’tan izlenimlerimizi paylaşalım.


Belki de pek çok çelişkinin nedeni ve yanıtını bulacaksınız içinde.



Bir…


Zonguldak’taki 1 Mayıs, biraz tatsız başladı, biraz tatsız bitti.


Ama iki tatsız olaya karşın Türkiye’nin çoğu kentiyle kıyaslanmayacak kadar barış ve akıl içinde bitti.


Tüm detaylar, ilk dakikadan itibaren Pusula TV’den canlı olarak yayınlandı.


Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor…



İki…


Genel Maden İşçileri Sendikası, Türk-İş’in kararı gereğince 1 Mayıs’ı Zonguldak’ta kutlamama kararı aldı.


Bu durum, geçtiğimiz hafta boyunca eleştirildi.


GMİS’in Çanakkale’deki 1 Mayıs kutlamalarına 12 otobüsle gitmek istemesi çok normal. Ancak GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci ve yönetiminin, bu kentte kurulu bir sendika olduklarını unutmamaları gerekiyordu.


Sendikanın 1 Mayıs Tertip Komitesi’nde yer almamasını “büyük ayıp-ihanet-işgüzarlık” olarak yorumlamak mümkün.


Çanakkale’ye giden GMİS, birkaç yöneticisini Zonguldak’ta bırakarak, işçilerin bir kısmının katılımını sağlayabilirdi.


Olmadı.


Bu haliyle iyice sarardığını gösterdi!



Üç…


GMİS’in bu eksikliğini GMİS Kozlu Şube Başkanı Hüseyin Kolçak, Şube Yöneticisi Binali Acun ile birlikte az sayıdaki maden işçisi gidermeye çalıştı.


Ama ayıp, kapanacak bir ayıp değildi.


Onlar da kendi imkanlarıyla katıldılar.


Sendikadan bağımsız bir katılım gibi durdu.


“GMİS Çanakkale’de ise, maden işçisi burada” mesajı verdiler.

İlk tartışma zaten burada başladı.

Bir grup, kortejin çıkış noktasında en başa geçmek istedi.


GMİS’e komitede görev almadığı için tepkili olan Demokrasi Platformu sözcüleri, bu duruma karşı çıktı.


Oysa ki, geçmişten beri protokol üyeleri zaten en başta yürüyordu.


Ancak bu seferki protokol, pek homojen sayılmazdı.


Gerilim yerini küçük çaplı arbedeye dönüştürdüyse de, platformun ileri gelenlerinin sağduyusuyla olay büyümedi, ancak gerilim hep devam etti.



Dört…


Platform içinden bazı isimler; Binali Acun’a, Hüseyin Kolçak’a ve GMİS’in diğer katılımcılarına, “Kendi sorununuzu sendikada çözün” dediler, ancak, “Biz sorunumuzu kendimiz çözeriz, ancak ‘GMİS, Tertip Komitesi’nde yer almadı’ diye maden işçisini arka plana atamazsınız” yanıtını aldılar…



Beş…


CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, Pusula TV’nin canlı yayınında AK Partili bir grup maden işçisinin provokasyonu olduğunu söyledi.


Oysa oraya gelen maden işçileriydi…


Turpcu’nun da bu söylemi; hem siyasetle, hem de 1 Mayıs’ın anlamıyla pek örtüşmedi.



Altı…


Miting devam ederken en arkada bulunan 30 kişilik Zonguldak Kömürspor’un taraftar grubu İstiklal Marşı’nı okudu.


Aynı grup, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları attı.


Demokrasi Platformu Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı’nın konuştuğu sırada en arkadan öne kadar gelen bir taraftar, kürsüye müdahale etti, tepki gösterdi.


Birinci tepkisi, alandakilerin okunan İstiklal Marşı’na eşlik etmemesi…


İkinci tepki nedeni ise, Zonguldak Kömürspor’dan bahsedilmemesi…


Küçük çaplı arbede yaşansa da, hem alandakilerin bu provakatif yaklaşıma duyarsız kalmaları, hem de emniyetin sağduyulu tutumu, gerilimin büyümesini engelledi.



Yedi…


Konuşmalarda, iktidara sert ve net mesajlar vardı.


Çalışanların kaygıları dile getirildi.


Az da olsa Zonguldak özelindeki talepler dillendirildi.


Yaşanan görüş ayrılıklarının 1 Mayıs’a etkileri konuşuldu.


Pusula TV’nin canlı yayınında çok sayıda konuğu ağırladık.


Hemen hemen hepsi benzer tespitlerde bulundular.



Sekiz…


Ama şunu net bir şekilde görmek gerekiyor.


Eyüp Alabaş’ın Genel Maden İşçileri Sendikası’nın başına geçmesiyle Zonguldak’ta yeniden canlanan, güçlenen 1 Mayıs kültürü, Ahmet Demirci’nin Genel Başkanlığı üstlendiği geçen yıl Türk-İş’in Zonguldak’ta toplanma kararıyla zirve yapmıştı.


Demokrasi Platformu ve Zonguldak’tan katılan gruplar, geçen yıl arka planda kaldığı için Türk-İş’in bu çıkışını çok benimsememişti.


Bu yıl yaşanan manzara, ne yazık ki, yükselen trendin yerle bir olmasına-edilmesine neden oldu.



Dokuz…


1 Mayıs’la ilgili sadece bu görüş ayrılıkları yaşanmadı.


Ülkede yaşanan savaş ortamının, bu savaş ortamında ortaya konulan dilin kutuplaştırdığı, ayrıştırdığı gruplar, alanda yan yana gelmekte zorlandı.


Kenetlenmiş gibi görünen Zonguldak Demokrasi Platformu da kendi arasında görebildiğimiz kadarıyla üç parça olarak geldi alana…


Hem organizasyon, hem metin üzerinde yaşanan görüş ayrılıkları da dikkat çekti.



On…


Ortaya çıkan manzaranın en önemli nedeni, geçtiğimiz aylarda tartışmalara neden olan 27 Aralık 2015’te yapılan açıklamaya dayanıyor aslında.


O açıklamada, demokrat olarak tanınan ve benimsenen isimlerin, “devlet katil” derken, terör örgütü PKK ve siyasi kanadı HDP’ten tek cümle bahsetmemeleriyle başlayan yol ayrımını gördük aslında.


Alanda Atatürk vurgusunu, Türkiye Cumhuriyeti vurgusunu en net dile getiren örgütlerden biri Kamu-İş oldu.


Geçen sene alanlarda olan Türkiye Kamu-Sen dahil pek çok STK’nın bu yıl olmamasının nedenleri, zaten kendi içinde var.



On bir…


Ülkede yaşanan bu savaş ve tehdit ortamında, dünkü 1 Mayıs ve verilen mesajlar önemliydi.


Katılım, talepler önemliydi.


Her zaman olduğu gibi çalışanlar kendi meselesine sahip çıkmadı.


GMİS Kozlu Şube Başkanı Hüseyin Kolçak’ın bu konudaki tepkisi de önemliydi.



On iki…


Sonuç olarak;
Zonguldak, daha iyisini, daha yakışanını yapmalıydı.


Hem katılım, hem de verilen mesajlarda daha geniş kitleler kucaklanabilmeliydi.


Son 1 Mayıs, hem GMİS’in, hem de Demokrasi Platformu bileşenlerinin kendilerini gözden geçirmeleri gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koydu.


Bu ülkenin değerleri; siyasi kaygılara, komplekslere kurban edilmemeli.


Hafta boyunca bunlar tartışılacaktır.


Ancak GMİS, “Biz nerede yaşıyoruz? Biz kimin sendikasıyız?” diye sorması şart.


Demokrasi Platformu’nun sorması gereken soru ise:


“Biz ne kadar demokratız?”


Eğer bu soruları samimi olarak sorup yanıt alabilirlerse, o zaman seneye daha güzel bir 1 Mayıs olur