Devrek Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Civak, adli sicil belgesini zamanında teslim etmemesi nedeniyle odadaki görevi kendiliğinden sona erdi.

Şimdi Devrek TSO Yönetim Kurulu&[#]8217;nun toplanıp, yedek üye çağırıp yeni başkanını seçmesi gerekiyor.

Başkanı olduğu odaya adli sicil belgesini teslim edemeyen bir kişinin o göreve getirilmesi de ilginç. Allah, Devrek&[#]8217;i başka kazalardan korumuş.

Bununla geçmiş olsun.

Koltuk sevdası&[#]8230;

Zonguldak&[#]8217;ta göreve getirilen bürokratların çoğunluğunun yaptığı ilk icraat, makam odasını değiştirmek... Sanki kendisinden önce oturan; o koltuğu ve odayı kirletmiş gibi tadilat ve tefrişat yapılıyor. Yatırıma, hizmete para bulamayan müdürlerimiz, makam odaları için ödeneği kılıfına uyduruyorlar. Sadece müdürler mi? Makamını değiştiren müdür, &[#]8220;alt kadro isyan etmesin&[#]8221; diye müdür yardımcılarının ve şeflerin odalarını da değiştiriveriyor. &[#]8220;Bu nasıl bir sevdadır?&[#]8221; diye düşünüyorum.

Ve diyorum ki: Makam peşinde koşan arkadaşların asıl hedefi hizmet değil, koltuk ve makam odası. Öyle olmasa bu makamlar böyle hızlı bir şekilde değişir mi?

Kıssadan Hisse: Sevgiyi göstermek&[#]8230;

&[#]8220;Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?&[#]8221; diye sormuşlar. ´´Bakın göstereyim´´ demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş, olanları çağırarak, onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kasıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş, &[#]8220;Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz&[#]8221; diye bir de şart koymuş. &[#]8220;Peki&[#]8221; demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan. Bunun üzerine ermiş, &[#]8220;Şimdi, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe&[#]8221; demiş. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. &[#]8220;Buyurun&[#]8221; deyince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. Ermiş, &[#]8220;Kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz.&[#]8221; (Alıntı)

Günün Fıkrası: Sezar ve Çakmak&[#]8230;

Kleopatra, bir gün Sezar´a bir çakmak hediye etmiş. Hediye Kleopatra´dan gelince, Sezar için öyle değerliymiş ki&[#]8230; Sezar, çakmağı yanından hiç ayırmıyormuş. Sezar, bir gün hamama gitmiş. Girerken çakmağı kıyafetlerinin arasına bırakmış. Sezar hamamdan çıkarken bakmış ki, çakmak kıyafetleri arasında değil. Telaşla çakmağı aramaya başlamış. Bu sırada karşıdan Brutus´un geldiğini görmüş. Sezar, Brutus´un yanına giderek sormuş: &[#]8220;Sende mi Brutus?&[#]8221;

Brutus: &[#]8220;Ne bende mi?&[#]8221;

Sezar: &[#]8220;Çakmak&[#]8221;

Brutus, "Hayır, bende değil. Hadi beraber arayalım Yüce Sezar!" demiş. Beraber çakmağı aramaya başlamışlar. Bu sırada Arşimet´in çırılçıplak ortalıkta koşuşturduğunu görmüşler. Arşimet, "Buldum! Buldum!" diye bağırıyormuş. Brutus sormuş: &[#]8220;Neyi buldun?&[#]8221;

Arşimet: &[#]8220;Çakmağı buldum!..&[#]8221;

Günün Sözü:

Kadınsız bir erkek, horozsuz bir tabanca gibidir; erkeği ateşleyen kadındır.

Victor Hugo