Güzel günler göreceğiz çocuklar/Motorları maviliklere süreceğiz&[#]8230;
Çocuklar inanın, inanın çocuklar/Güzel günler göreceğiz, güneşli günler.
Motorları maviliklere süreceğiz/Güzel günler göreceğiz, güneşli günler&[#]8230;
Edip Akbayram&[#]8217;ın bu güzel şarkısını hemen herkes gibi ben de beğenirim.
Zonguldak&[#]8217;ın bugünkü halini gördükçe, bu şarkıyı söylerim kendi kendime.
Düşünsenize Gazipaşa Caddesi&[#]8217;nin halini...
Savaştan çıkmış gibi.
İşte o yüzden yazıyorum o şarkının bu güzel sözlerini&[#]8230;
Çirkef&[#]8230;
Utanması olmayan, arsız ve kavgacı, haksız olduğu halde savunmasından taviz vermeyen, yüzsüz, çamur kişilere kısaca &[#]8220;çirkef&[#]8221; denir. Bu kadar uzun bir tanımı &[#]8220;çirkef&[#]8221; gibi kısa bir kelime ile anlatmak ne güzel.
Maalesef çevremizde o kadar çok çirkef var ki.
Türk Dil Kurumu, çirkefe, &[#]8220;pis ve bulanık su&[#]8221; tanımını getirmiş. Sıfat olarak da kullanmış ve demiş ki: &[#]8220;İğrenç ve bulaşkan (kimse veya şey)&[#]8221;
Hayatın her alanında karşılaşabilirsiniz böyleleriyle&[#]8230;
Siyasette, ticarette... Uzak duracaksınız, bulaşmayacaksınız.
Kıssadan Hisse: Bir musibet&[#]8230;
Kumandanlarından biri, bir zafer dönüşü Halife Hz. Ömer´in huzuruna çıktı. Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu. Hz. Ömer, "Bu kim?" diye sordu. Kumandan anlattı: "Efendim, bu benim sağ kolumdur. Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaştırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim."
Aradan zaman geçti, aynı kumandan, halifenin huzuruna yeniden çıktı. Ama mağlup bir kumandan olarak. Halife sordu: &[#]8220;Hani sağ kolun nerede?&[#]8221;
Komutan: &[#]8220;Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti.&[#]8221;
Hz. Ömer bu defa konuştu:
&[#]8220;Allah´tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim, vazgeçtim. &[#]8216;Bir musibet bin nasihatten yeğdir&[#]8217; diye düşündüm.&[#]8221;
Günün Fıkrası: Akıl hastanesi&[#]8230;
Akıl hastanesinde yatmakta olan bir hasta, devamlı kapı deliğinden dışarıyı izlermiş. Doktorlar iyice meraklanmış, bir gün aralarından bir doktoru seçerek, deliye terapi uygulamasını istemişler. Deliyi her zamanki gibi deliğe bakarken bulan doktor, &[#]8220;Oğlum dur, bir de ben bakayım, neye bakıyorsun böyle, merak ettim&[#]8221; demiş. Deli geri çekilmiş, doktor eğilip delikte ne olup olmadığına bakmış. Sonra da arkasına dönüp, &[#]8220;Oğlum ben burada hiçbir şey göremiyorum&[#]8221; demiş. Deli de, &[#]8220;Doktor amca, ben yıllardır bakıyorum, bir şey göremiyorum. Sen beş dakika bakmayla mı göreceğini sanıyorsun?&[#]8221; demiş&[#]8230;
Günün Sözü:
Tanrıya ettiğim dua pek kısadır: Tanrım, düşmanlarımı gülünç duruma düşür.
F. M. Arouet Voltaire