Demokratik haklarını kullanan bir kesim, Taksim Gezi Parkı nedeniyle eylemde.

Ülkede gerginlik doruğa çıktı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geri adım atmıyor. &[#]8220;Derdiniz varsa gelin, yoksa dağılın&[#]8221; diyor.

Gerilim düşmüyor. Borsa hareketli, döviz hararetli, faizler bıçak sırtında.

Komşularımız ve düşmanlarımız, kendi kendimize düştüğümüz duruma umarım bir yerleriyle gülüyorlardır.

Ortada kesin bir yanlış var. Ve kesinlikle iki tarafın da yanlışları var.

Bence artık, kayıplarımıza ve kazanımlarımıza bakalım.

Bu gerginliğe son verelim. Olan ülkeye oluyor. Olan gariban vatandaşa oluyor.

Vali Bey, Ereğli&[#]8217;ye gitseydi&[#]8230;

Zonguldak Valisi Sayın Erol Ayyıldız, hafta sonunda CHP&[#]8217;li Ereğli Belediyesi&[#]8217;nin şehirlerarası otobüs terminal binası için düzenlediği temel atma törenine katılmadı.

Vali Yardımcısı görevlendirilmiş.

Oysa böyle büyük ve önemli bir yatırım için Valimiz Erol Ayyıldız, orada olsa, çok iyi olurdu. Ereğli&[#]8217;de; TSO, Erdemir, belediye ve siyaset birbirine girmiş durumda.

Devletin Zonguldak&[#]8217;taki bir numaralı temsilcisi olarak Vali Bey, törende bir konuşma yapıp, tarafları sükûnete davet edebilir, kavganın kişisel değil, toplumsal ve halkın yararına olması gerektiğini vurgulayabilirdi.

Bize göre bu bir eksiklik.

Ancak Taksim Gezi Parkı eylemlerinde göstermiş oldukları anlayış nedeniyle hem Valimize, hem de Emniyet Müdürümüze teşekkür etmemiz gerekir. Demokrasi kültürünün gelişmiş olduğu Zonguldak&[#]8217;ta gösterilerin olaysız geçmesi, eylemciler kadar, Valimiz ve Emniyet Müdürümüzün tavrıyla da ilgili diye düşünüyoruz.

Olu gide be&[#]8230; Acelen ne?

Zonguldak Merkez&[#]8217;de doğalgaz çalışması nedeniyle Gazipaşa Caddesi trafiğe kapatıldı. Beş dakikada bir ambulans sireni... 10 dakikada bir polis sireni&[#]8230;

Trafik felç. Bu kafayla bu iş bitmez.

Caddede devam eden çalışma öyle ağır yürüyor ki&[#]8230;

Sanki dağ başında bir köye su getiriliyor. Stres yok, sıkıntı yok.

Bizim büyüklerin dediği gibi: &[#]8220;Olu gide be&[#]8230; Acelen ne?&[#]8221;

Kıssadan Hisse: Küfeyi atma!

Çin´in kırsal kesiminde yaşam savaşı veren bir aile vardı. Dede, baba, anne ve çocuktan oluşan bu aile, oldukça sıkıntı çekiyordu. Bir gün baba, yılların verdiği yorgunlukla bir köşede oturmaktan başka işe yaramayan dedeyi, pazar küfesine koyarak nehre doğru yola çıktı. Nehrin kenarında arkadaşlarıyla oynayan çocuk, babasına ne yaptığını sordu. Baba, "Büyük babanın bize yük olmaktan başka yaptığı bir şey yok. Onu bu küfe ile beraber nehre atmaya karar verdim" dedi. Çocuk heyecanlanarak atıldı: "Aman baba, küfeyi atma. Çünkü bir gün gelip sen de yaşlandığında o küfe bana lazım olacak."

Günün Fıkrası: Yassı tavuk!

Karadeniz´de bir köyden geçen bir yabancı, arabasıyla bir tavuk ezer. Kaçacaktır, ama korkar. Dönüşte gene aynı köyden geçecektir, &[#]8220;En iyisi sahibini bulup parasını vermek&[#]8221; diye düşünür. Muhtarı bulur, durumu anlatır. Tavuğu verir. Ancak tavuk dümdüz olmuştur. Muhtar köylüleri tek tek çağırır. Tavuğu gösterir. Hiç kimse tavuğa sahip çıkmaz. Muhtar sonucu yabancıya açıklar: &[#]8220;Bizim köyde yassı tavuk yoktur.&[#]8221;

Günün Sözü:

Mert olmayan bir insanla işe başlamak, sonu gelmeyecek, ya da kötü bitecek bir yola çıkmak demektir.

Montesquie