Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Sekreteri Hakkı Arslan’ın açıklamalarını okuyorsunuz, değil mi?

Neredeyse, “Vibratörleri yatak odama polis koydu” diyecek.

Polis tutanak tutmuş…

Eşi Hülya Arslan ifade vermiş...

Biz de bu bilgilere ulaşmış, haber yapmışız.

Bunun neresi komplo?

GMİS’in eski Genel Başkanı Eyüp Alabaş ile eski Genel Sekreter Behzat Cinkılıç’ı suçlamak nereden geliyor, bu adamların akıllarına?

O vibratörleri Eyüp Alabaş ile Behzat Cinkılıç alıp da koymadı ya Hakkı Arslan’ın yatak odasına?

Utanıp susacağı yerde, hala konuşuyor!

Karısının bacaklarını kül tablası gibi kullanıp sigara söndüren, cinsel ve fiziksel şiddet uygulayan birinin böyle pervasızca konuşmasını haber yazan gazetelere ne demeli?

Hepsi Pusula ve Ali Rıza Tığ ile meselesi olan insanlar.

Hepsinde bir “kırık” kalmış, çıkartamıyorlar!

O “kırık” böyle çıkmaz arkadaşlar!

Biraz habercilik yapın!

Bizi suçlamayı bırakın!

Sanki, Hakkı Arslan’ı Sakarya’ya götürüp Hülya Arslan ile biz tanıştırdık!

Sanki, sağ el yüzük parmağını satırla biz kestik!

Arkadaş, nasıl bir senaryo bu anlamadım gitti!

İçinde şiddet, cinsel istismar ve ateşli silahla yaralama olayından nasıl sendikal bir mücadele çıkarttılar, anlayabilmiş değilim.

Hodri meydan!

Boyu ve bacakları en kısa olanı ve en kötü giyineni!

Asgari ücretle çalışan eşinin üzerinden kredi çekip sevgilisine veriyor.

Eşi, çektiği kredinin sevgiliye gittiğini öğrenince, kıyameti kopartıp soluğu Aile Mahkemesi’nde alıyor!

Güçlükle ikna ettiği eşini gazetede köşe başına oturtan bu kişi, şimdi bize ahlak dersi veriyor!

Boyu, ilkine göre biraz daha uzun, ama kıçı yere yakın olanının durumu çok daha karışık!

Sevgilisi yüzünden Zonguldak’ı ayağa kaldırdı.

“Tehdit mektupları geliyor” diye yazılar yazdı.
Sonra mektupları sevgilisinin yazdığı ortaya çıktı!

Sevgilisi, gazetede çalışan başka biriyle beraber olunca, evire çevire dövdü!

Şimdi eşine şiddet uygulayan Hakkı Arslan’ı savunup bize ahlak dersi veriyor.

Boyu ilk ikisine göre biraz daha uzun olanı…

Tesadüfe bakın!

Onun da kıçı yere yakın.

Çeyrek asır önce bir ofis açıyor.

Ofisin olduğu binada henüz 18’ine yeni girmiş/belki de girmemiş genç kızla beraber oluyor. Eşi ofisi basıyor.

Büyük olaylar çıkıyor!

Bu olay gazete manşetlerine taşınıyor.

Buna benzer onlarca rezilliği olan şahıs, bize ahlak dersi vermeye kalkıyor.

Bizi susturmak, ahlaksızlıklarına ortak etmek isteyenlere “hodri meydan” diyorum.

Eğer sizin ipliğinizi pazara çıkartmazsam, bana da “Ali Rıza Tığ” demesinler!

Çözüm süreci!

Nusaybin’de, PKK’nın, ucu Suriye’den çıkan tünelleri ortaya çıkınca çok şaşırdım.

Adamlar çözüm sürecinde ne kadar çok çalışmışlar!

Bizim TTK’da bu kadar galeri sürülmemiştir!

TTK’da bir “çözüm süreci” başlatsa da, bir sürü yeni galeri açsa!

Zonguldak Belediyesi, PKK’nın Nusaybin ve diğer bölgelerde çalıştığı gibi çalışsa, altyapı sorunu tümden çözülmez miydi?

Düşünsenize, Mithatpaşa’nın yağmur suyu Emral Çarşısı’nın içinden geçiyor!

Adam gibi altyapı olsa böyle mi olurdu?