Zonguldak’ta yıllardır gazetecilik yapıp, Facebook’ta yazan Mustafa Uysal kadar etkili olamayan isimler var!
Bazıları ise, milyonluk yatırımla medya sahibi olduğunu sanıyorlar!
Ama yayınlarının etkisi, Facebook’ta yazan Mustafa Uysal’ın yüzde 10’u kadar etkili değil!
Mustafa Uysal, Ereğli’de gazetecilik yaptı.
Sonra siyaset yaptı.
Sonra Erdemir’e girdi.
Sonra Alanya’ya gitti.
Orada çorbacı dükkanı işletiyor.
Matbaa kokusunu teneffüs etmiş, yazının şehvetini tatmış her kalem erbabı gibi o da yazmadan duramıyor!
Nasıl olsa, çorba bir taraftan kaynıyor.
Öyle olunca, daha da özgür yazıyor.
Bakın, Türk Metal Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Odabaş, Ereğli’de bir kafede Mustafa Uysal’ı tehdit etti.
O günden bu yana Yusuf Ziya Odabaş, gündemden düşmedi!
Önce bir-iki gazete, şimdi neredeyse tüm basın Yusuf Ziya Odabaş’ı yazıyor!
Burada amacım, Mustafa Uysal’ı övmek değil.
Kendini "gazeteci" sanıp yazı yazan ancak yazdığı yazılar sinek vızıltısı kadar olmayan gazetecileri eleştirmek!
Tabi bir de Yusuf Ziya Odabaş’ı savunanlar var!
Gazetecilikleri, sendikadan aldıkları aidat kadar olan gazeteciler!
Herkes otursun, hesabını yapsın!
Doğru bilgi, her zaman güçtür.
Mustafa Uysal’ı kutluyor, her daim yanında olduğumu buradan kamuoyuna ilan ediyorum.
Ereğli il olsun, o çocuk il başkanı olsun!
Ereğli’de bir çocuk, "AK Parti İl Başkanı" olmak istiyormuş!
Sanki şeyinde pırlanta var sanıyor olabilir!
Ama bu işler öyle olmuyor!
Facebook’a para vermekle olmuyor!
Partiye emek vereceksin.
"Babamın parası var! Ben il başkanı olmak istiyorum” demekle olmuyor!
Yazık, çocuğu kandırıp bir sürü parasını almışlar!
Niteliksiz dolandırıcılara para kaptırmış!
Bu memleketin "kerizi" bitmez!
Son günlerde Ereğli’nin il olmasına yönelik tartışmalar var.
Ereğli il olsa da, bu çocuk il başkanı olamaz!
Ama ancak öyle olur!
Yalnız, biraz daha vermesi lazım!
Lastik kafalı!
Kamyon lastiği kadar kafası, sibop iğnesi kadar aklı olmayan kişi, değişik bir politika izliyor!
Geçmişte ne dediyse, tersini yapıyor!
Talepleri karşılık bulmayınca, çıldırmış!
Saldırıyor!
Şimdi biz, yazdığımız için insanlar, “Ne olmuş?” diye merak edecek!
"Etik, etik" deyip böyle "tetik" işler yapmak bir Müslüman'a, alnı secdeye giden birine yakışıyor mu?
Bizim lastik kafalının istediği şeyler olmayınca, böyle yaptığına adım gibi eminim!
Aslında ispatlayabilirim!
Ama bana ne ya...
Sibop iğnesi kadar aklı olmayan biriyle niye zaman kaybedeyim?
Bir de gündem kabızlığı yaşayanlar var!
Her şeyi bize bağlayanlar!
İshal olsalar, bizi suçlayacaklar!
Haberimizin olmadığı konularda bile bizimle ilişki kuruyor, yazı yazıyorlar!
Bazen “Biz neymişiz?” deyip, eğleniyoruz kendi kendimize...
Nedir ya şu baseni yere yakınlardan çektiğimiz?