Türkiye bağırsaklarını temizliyor.


Çark tersine işliyor, ama işliyor.


Önce Ak Parti hükümetine yönelik darbe girişimleriyle ve adına Ergenekon denilen yapılanmayla başlayan mücadele, 28 Şubat dönemine kadar iniyor.


Ve şimdi 1938&[#]8217;le kadar geri gidebildik.


Dersim olaylarını tartışıyoruz.


Devlet çıkıp özür diliyor.


Biz de diyoruz ki.


O zaman Zonguldak&[#]8217;ta yaşanan Mükellefiyet Dönemi´nin kayıtları da açılsın.


Hangi köyden kaç kişi çocuk denecek yaşta madenlerde çalıştırıldı?


Zorla çalıştığı madende ölen, madenden kaçtığı için güvenlik güçleri tarafından öldürülen Zonguldaklılardan da özür dilenmeli.


Mükellefiyet Dönemi´nin üzerinden yıllar geçmesine karşın, Zonguldak&[#]8217;ın köylerindeki insanlar halen Jandarma&[#]8217;dan korkar. Devlet kurumlarından gelen sarı tebligat zarflarını ellerine alırken titrerler.


Bu konuyu da &[#]8220;O zamanın şartları öyleydi&[#]8221; diye geçirelim mi?


Yoksa Mükellefiyet Dönemi´ni yaşamış insanların torunlarından özür dileyelim mi?


Özrü kim dileyecek?


Dönemin tek parti iktidarı olan CHP mi?


Devlet adına bugünkü hükümet mi?


Tartışalım bakalım&[#]8230;


Genel Maden İşçileri Sendikası, Maden Mühendisleri Odası, Başçavuşlar Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının da bu konuya eğileceğini düşünüyoruz.


Devletin arşivleri açılır, gerçekler görülür.


Haydi Zonguldak.


Tarihinle yüzleş bakalım.



Mükellefiyet Dönemi nedir?



Mükellefiyet Dönemi, 1940-1947 yılları arasında yöre halkından binlerce kişinin kömür madenlerinde zorunlu çalışmaya tabi tutulması olayıdır.
1940 yılında İkinci Dünya Savaşı koşulları içinde; devlet, artan işgücü sıkıntısını aşmak için 18 Ocak 1940 tarihinde yürürlüğe koyduğu 3780 sayılı Milli Koruma Kanunu&[#]8217;nu çıkarır. Bu tarihten sonra Zonguldak havzasında Dilaver Paşa Nizamnamesi´ne göre daha baskıcı yöntemler geçerli olur. 28 Şubat 1940 yılında yayınlanan bir kararname ile Zonguldak kömür havzasında &[#]8220;İş Mükellefiyeti Müdüriyeti&[#]8221; kurulur. Görevli memurlar, muhtar aracığıyla köylerden işçi toplar. Maden ocaklarında çalışmak istemeyen kaçakları bulmak için de tahkimat komutanlığı kurulur. Uygulama 1947 yılına kadar sürer.
Zorunlu çalışma uygulamasına karşılık üretimde anlamlı bir değişim meydana gelmemiştir. Satılabilir kömür üretimi 1941-48 yıllara arasında yılda 2 milyon 125 bin ton ile 2 milyon 670 bin ton arasında değişir. Sadece 1942 yılında 1 milyon 814 bin tona düşer. Tek parti döneminde, özellikle mükellefiyet uygulamasında gördükleri baskılar, yerel halkın o dönemdeki politik tercihlerinde de etkili olmuştur.



Günün fıkrası: Silikon!



Ögretmen, sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş. Dersin bitiminde çocuklara sormuş:


- Çocuklar! Kim hangi madene sahip olmak ister?


Önce David cevap vermiş:


- Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım.


Ardından Mike cevaplamış:


- Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime son model bir Cadillac alırdım.


En son Küçük Joe yanıtlamış:


-Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz!...



Günün Sözü:



Ticaret bazı pınarlar gibidir. Yollarını değiştirmeye kalkarsanız kururlar.



Fenelon