AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ın Halkın Sesi Gazetesi ve çalışanı Mustafa Özdemir’e söylediği ağır sözlerin intikamını, Pusula’ya ve şahsıma saldırarak almaya çalıştı.
Olayın içinde; Muammer Avcı, Akın Kavi, Cevdet Akgün ve Mustafa Kemal Avcı var!
Ama konuyu uzatmadan söyleyeceğimizi söyleyelim...
Ey, Muammer Avcı...
Aracına alıp Ankara’ya gittiğin gazetecinin "Yazı İşleri Müdürü" olduğu gazetede, günlerce deprem bölgesinde görev yapan Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş ve Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’a yönelik "Vip araçla gezmeye, fotoğraf çektirmeye gittiler, görevleri yoktu” şeklinde haberler çıkarken, neden sesini çıkartmadın?
Her sabah birlikte kahvaltı yaptığın, bayisi olduğun Pınar ile beslediğin medya yöneticisi, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’a, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş’a, Milletvekili Hamdi Uçar’a saldırırken, neden sesini çıkartmadın?
Ey, Muammer Avcı...
AK Parti’ye karşı kapatılma davası açıldığında keyif yaparken, partiye davet edildiğinde, "Babamın kemiklerini sızlatamam" derken, bu parti için koşan, dizleri sızlayanların partililiğini sorgulamak sana mı kaldı?
İl Başkanlığı için Genel Merkeze davet edildiğinde aradığın ilk gazeteci, Ali Rıza Tığ değil miydi?
O gün çok güvendiğin Gazeteci Ali Rıza Tığ, bugün güvenilmez mi oldu?
"Kardeşim, sor bakalım İl Başkanı olmak istiyor muyum?” dediğin gazeteci Ali Rıza Tığ, o gün "siyasi yazar"dı da bugün mü "magazin yazarı" oldu?
“Kardeşim, ben milletvekili olmak istiyorum” dediğin gazeteci Ali Rıza Tığ, o gün "siyasi yazar"dı da bugün mü "magazin yazarı" oldu?
Aracı küçük kardeşin Mustafa Kemal Avcı kullanıyordu. Sen ve ben, arka koltukta oturuyorduk. Bana Mithatpaşa Tünellerini, Kilimli Sahil Yolunu gezdiriyordun...
Ben, o gün "önemli bir gazeteci"ydim de, seni eleştirdiğim için mi "magazin yazarı" oldum?
AK Parti Zonguldak İl Başkanı, bir "magazin yazarı"nı ciddiye alıp, kurumsal hesaptan açıklama yapar mı?
Soralım bakalım...
Ey, Muammer Avcı...
Eski eşine uzaklaştırma kararı aldığını yazdığım için mi "magazin yazarı" oldum?
Kızın sosyal medya hesabından "AKP istifa" yazdı, bende bunu haber yaptım. Bunun için mi "magazin yazarı" oldum?
Aracını, TTK’ya bağlı Zonguldak Limanı gümrük sahasına çektiğini yazdığım için mi "magazin yazarı" oldum?
Şimdi sana bir tavsiyede bulunmak istiyorum...
Akın Kavi’yi bir sor!
Zonguldak Belediyesi’ne sor!
Sosyal Güvenlik Kurumu’na sor!
Vergi Dairesi’ne sor!
Osman Uzun’a sor!
Lastikçiye sor, parçacıya sor, kaportacıya sor, tefeciye sor!
Ama istersen hiç vakit kaybetme...
Akın Kavi’yi, bir de Mustafa Özdemir’e sor!
İkisi çocukluk arkadaşı, okul arkadaşı, hatta sınıf arkadaşı!
Akın Kavi, Mustafa Özdemir’e ne yapmış, onu sor!
İnşallah, aynı şey başına gelmez!
Allah, yar ve yardımcın olsun!
Bu yazıyı, Muammer Avcı’nın referans aldığı "Maide Suresi" ile okuyalım...
Maide Suresi, Medine döneminde inmiştir. 120 ayettir. Sure, adını 112'nci ve 114'üncü ayetlerde yer alan “maide (sofra)" kelimesinden almıştır. Surede başlıca; verilen sözlerin yerine getirilmesi, İsrailoğullarının sözlerinde durmamaları, Hıristiyanların yanlış inançları, dünyaya düşkünlükleri ve yolsuzlukları, Müslümanlar için bazı talimat, uyarı ve dini hükümler konu edilmektedir.
Veladdalin amin...
Zorla güzellik olmaz!
Bu arada, Muammer Avcı’nın açıklamasında açık bir şekilde tehdit ediliyorum.
Muammer Avcı, yetkililerinin gereğini yapacağını filan söylüyor!
"Gereği"nden bir "kumpas" çıkarsa, yapacak bir şey yok!
Ama biz, işimizi düzgün yapan insanlarız.
Daha önce de kumpaslara maruz kaldık.
Ama kalkar, yine koşarız.
Bizi korkutmak için böyle ifadeler kullanıyorsa, yanılıyor.
Öyle yöneticileri tek tek arayıp-aratıp, zorla açıklama paylaştırmakla olmuyor bu işler!
Yöneticiler içinden korkup bu paylaşımları yapanlar var!
Bizi arayıp, “Paylaştım ama şu nedenle...” filan diye günah çıkaranlar var!
AK Parti’den şimdiye kadar kaç il başkanı geldi, geçti!
Biz hala buradayız...