Emekli olup hayatı biraz daha rölantiye alalım, bağ-bahçe işlerine zaman ayıralım istiyorduk.
Ama bakıyoruz, Zonguldak bizsiz olmayacak.
Bahçedeki hıyarlar yerine en azından bir süre daha şehirdeki hıyarlar ile uğraşmamız gerektiğine karar verdik!
50 bin bakımını yapıp, spor moduna geçtik.
Daha güçlü olmamız gerektiğine karar verdik.
Bunlar; bizim hitimizden değil, bitimizden bile rahatsız oluyorlar!
O halde...
Tüm gücümüzle sahaya iniyoruz.
Yıllardır verdiğimiz "Zonguldak Mücadelesi"nde bizi maddi-manevi destekleyen herkese teşekkür ediyoruz.
Nitelikli, niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcılara karşı yıllardır sürdürdüğümüz kararlı mücadelede vites yükseltiyoruz.
Bu mücadelede kim bizimle beraber olmak istiyorsa, kapıları açıyoruz.
"Büyük Zonguldak Mücadelesi" başlıyor.
Zonguldak’ı siyaseten-ticareten paylaşanlara, birbirleriyle paslaşıp Zonguldak insanını dışlayanlara karşı "Büyük Zonguldak Mücadelesi" başlıyor.
Siyasi partileri, parti liderlerini arkalarına alarak, Zonguldak insanını ezmeye çalışanlara, siyasi ikbal uğruna Zonguldak insanını kullananlara-dışlayanlara karşı "Büyük Zonguldak Mücadelesi" başlıyor.
Siyasi ve ticari ikballeri uğruna Zonguldak insanını satan Zonguldaklılara karşı da "Büyük Zonguldak Mücadelesi" başlıyor.
Zonguldaklı bürokratlara ve siyasilere yönelik saldırılara karşı "Büyük Zonguldak Mücadelesi" başlıyor.
Zonguldaklı gazetecilere yönelik; yazılı, sözlü, fiziki saldırılara karşı "Büyük Zonguldak Mücadelesi" başlıyor!
Kapanmış dosya!
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı, önceki Başkan Zeki Tosun’un yönetimindeyken bizi, kardeşi Mustafa Kemal Avcı’nın şoförlük yaptığı aracıyla gezdiriyordu.
Zeki Tosun’u eleştirmemizden hiç rahatsız olmuyordu!
Bize, Zeki Tosun hakkında haber yapmamamız için tavsiyede bulunmuyordu!
Ama şimdi kendisi hakkındaki eleştirileri durdurmamız için dostlarımıza baskı yapıyor!
Ne demek lazım, bilemedim...
Kapanmış bir dosyayı açmanın zamanı geldi sanırım!
Şantaj dosyası hazırlanıyor
Son yılların en önemli gazetecilik olayı, gazetecilerin karıştığı şantaj olayıydı!
Yıllardır Pusula ve Ali Rıza Tığ’a iftira atanların şantaj karşılığı aldıkları paraların banka dekontlarını yayınladık!
Cumhuriyet savcılığına yapılan suç duyurusunu paylaştık!
Hala "iftira-kumpas-algı" diyorlar!
İddianame hazırlandığında ne diyecekler bakalım!
Bu arada, biz, başka dekont ve yazışmaları inceliyoruz!
Neler için para istemişler, öğreniyoruz!
Gülüp, eğleniyoruz...
Arkası açık...
Zonguldak’ta bir lokal işletmecisi, kafayı bize takmış!
Lokale gelenleri toplamış, “Ali Rıza Tığ yüzünden arkamda yaralar çıktı” deyip, pantolonunu sıyırmış!
Biri de o sırada "şak" diye fotoğraf çekmiş!
Adamın arkası açık, hala konuşuyor!
Utanma-arlanma yok!
Önüne gelene "Baba" diyor!
Ben, 33 yıldır gazetecilik yapıyorum...
Bu kişiyi de 33 yıldır tanıyorum!
Bu süre içinde en az 33 babası olmuştur!
Annesi düşünsün!
Yalnız geçen gün biri, duymayan kulağıma bir şeyler söyledi!
30-35 yıl önceki bir hikaye!
Ama ne hikaye!
Neyse, ömür daha bitmedi ya...
Yazarız bir hikaye!
Günün Sözü:
Tartışmaktan sakın. Hiç kimseyi ikna edemezsin. Fikirler, çivi gibidir. Onlara vurduğun ölçüde daha derine batarlar.
Tolstoy