Gazeteciliğin demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlediği ülkelerde yapılabileceğine inanıyorum.


Bizim gibi demokrasisi kağıt üzerinde olan ülkelerde gazetecilik yapmanın birçok zorluğu var.


Bu zorlukları anlattığım yazılarımdan birini geçen hafta başında kaleme almıştım.


&[#]8216;Ne İsa&[#]8217;ya ne Musa&[#]8217;ya başlıklı bu yazımda Milletvekili Yılmaz Tunç&[#]8217;un yaptığı her faaliyetten basını bilgilendirmesi sonucu gazetelerde çok sık yer aldığını, bunun da başta CHP Milletvekili Yalçınkaya ve CHP&[#]8217;liler olmak üzere muhalefet tarafından hoş karşılanmadığını kaydetmiştim.


Yazımda, Tunç&[#]8217;la ilgili haberlerin alınganlık ve kırgınlık yarattığını vurgulamış, Milletvekilimiz Yalçınkaya&[#]8217;nın bir açılışta karşılaştığımızda bize şakayla karışık sitem ettiğini ifade etmiştim.


Milletvekilimiz Yalçınkaya telefonda bu kez şakasız bir şekilde gerçekten sitem etti.


Dedi ki; &[#]8220;Bartın&[#]8217;da gazetesinin yaptığı yayınlardan ve yazdığı yazılardan kırılacağım, alınacağım ve darılacağım en son gazeteci sensin&[#]8221;


Milletvekilimiz Yalçınkaya ile gazetecilik, siyaset ve Bartın&[#]8217;ın gündemindeki bazı konuları konuştuk.


Sohbetimiz sırasında fikir alışverişinde bulunduk, doğruluktan dürüstlükten söz ettik.


Tabi ben yazımda sadece Yalçınkaya ve muhalefet demedim, aynı zamanda bazı yayınlarımızın da iktidarı rahatsız ettiğini söylemiştim.


Muhalefetten iktidara ve Tunç&[#]8217;a gelen eleştirilere gazetede yer vermek aslında bu ortamda büyük cesaret istiyor.


Eleştiriler iktidarın ve Tunç&[#]8217;un hoşuna gitmiyor.


Sayın Tunç gazetemizde kendisiyle ilgili haberlerin sıklıkla ve geniş bir şekilde yer almasından mutluluk duyuyor.


Tabi bu çok doğal.


Kim olsa böyle yapar.


Doğal olmayan eleştiri ve tepkilerle ilgili haber ve yorumlara yer verilmemesini beklemesidir.


Aslında bu da doğal.


Eleştiriye ve tepkiye açık siyasetçi, daha doğrusu insan örneği henüz görmedim.


Öz eleştiri yapanı, yani şu eksiğim var, bu yaptığım yanlış, bu konuda hatalıyım diyen bir kişiye de henüz rastlamadım.


Zaten iktidar cephesinin bu eleştirilerimize ses vermeyerek görüşlerimizi doğruladığını düşünüyorum.


Milletvekilimiz Yalçınkaya&[#]8217;dan sonra ikinci telefon görüşmemiz eski Valimiz Ali Güngör&[#]8217;le oldu.


2003-2006 yılları arasında Bartın&[#]8217;ı yöneten Vali Güngör, &[#]8216;gazeteci-vali&[#]8217; ilişkisi içerisinde birlikte çalışmaktan onur duyduğum Valiler arasında ilk sıralarda gelir.


Bartın&[#]8217;dan Erzincan&[#]8217;a atanan Vali Güngör, Bartın&[#]8217;daki görev süresi kadar Erzincan&[#]8217;ı yönettikten sonra emekliliği de yaklaştığı için Ankara merkeze atanmıştı.


Bir süredir merkezde emekliliğini bekliyordu.


Beklediği gün geldi.


Bugün yaş haddinden emekli oluyor.


Hayırlı olsun dileğinde bulunup, kendisine emeklilik hayatında sağlık, mutluluk ve başarılar diledim.


Bartın&[#]8217;da &[#]8216;ne var, ne yok&[#]8217; deyince termik santralle uğraştığımızı söyledim.


Eski Valimiz, Bartın ve Amasra&[#]8217;nın böyle bir yatırıma müsait olmadığını, tarihi ve turistik özellikleri bulunan yörenin bundan zarar göreceğini düşünüyor.


Almanya&[#]8217;yı ziyaret ettiği zaman santral örneklerine baktığını, Avrupa&[#]8217;da bu işin titizlikle yapıldığını, Türkiye şartlarında ise bunun çok zor olduğunu söylüyor.


Vali Güngör ile Bartın basınında meydana gelen değişikliklerle yıkım kararlarının uygulanmaya başlanması sonucu gündeme gelen kaçak binaları da konuştuk.


Güzelcehisar&[#]8217;daki yıkımları anlattım.


Kendi döneminde Mugada plajındaki kaçak yapıların yıkım kararlarının uygulanması için yaptığı girişimi konuştuk.


Tam bir kanun adamı olan Sayın Güngör, arkasından iyilikle, güzellikle, doğrulukla, dürüstlükle konuşacağımız, kendisini her zaman saygıyla ve sevgiyle anacağımız bir Vali&[#]8217;dir.


Vali Güngör, 65 yaşına kadar devlete hizmet etti.


Kaymakamlık, müfettişlik, valilik yaptı.


Mesleğini o kadar çok severek yapan, her şeyin kanunlara uygun, doğru ve dürüst bir şekilde yapılmasını sağlamaya çalışan, hizmeti seven bir mülki amirdi ki kendisine bıraksalar bir 65 yıl daha hizmet ederdi.


Dürüstlük abidesi eski Valimiz Ali Güngör&[#]8217;ü unutmayacağız.


Bugünkü yazımın bundan sonraki konusu eski Belediye Meclis Üyesi Harun Özek&[#]8217;den aldığım telefonla gelişti.


Özek, kaldırım işgallerine dikkat çekiyor, zaten kaldırımları dar olan kentte yayaları zor durumda bırakan bu keyfiliğe artık bir son verilmesi gerektiğini söylüyordu.


Bartın&[#]8217;ın müzmin sorunlarından biri olan bu sorun Harun Özek&[#]8217;in de dediği gibi dikkat çekici ve esnaflar kaldırımlara giderek daha fazla yayılıyor.


Diyeceksiniz ki Harun Özek Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı.


Bu sorun onun döneminde neden çözülmedi?


Bu sorunun cevabı yazının içinde var.


Takip eden okurlarımız bilir, bu konuya daha önce de birçok defa değinmiştim.


Yayaların kullanımına tahsis edilen kaldırımlar, dükkanların önlerine çıkarılan mallar yüzünden resmen işgal edilmiş durumda.


İşgal bazı yerlerdeki kaldırımlarda o kadar büyük boyutta ki iki kişinin yan yana geçmesi neredeyse imkansız hale gelmiş.


Tabi sorun bugünün sorunu değil. Yıllardır yaşanıyor.


20 yıllık gazetecilik yaşamımda hiçbir belediye yönetiminin bu konuda kendisine yasaların verdiği yetkiyi gerektiği gibi kullandığını görmedim.


Belediyelerin kaldırım işgallerini sona erdirememesinin nedeni başkanların ve meclis üyelerinin &[#]8220;oy kaygısıdır&[#]8221;


Ben bunu bilirim, bunu söylerim.


Belediye yönetimleri bu müdahalenin kendilerine oy kaybettireceğini düşünüyor.


Sorun da bu yüzden çözülemiyor.


Milletvekili Yalçınkaya&[#]8217;nın Belediye Başkanlığı döneminde bir ara bu konuda çalışma yapıldı ama yeterli olmadı.


O dönemde yapılan müdahalelerin devamı gelmedi.


Böyle olunca esnaflar dükkan önüne mal çıkarmaya devam etti.


Bizde kaldırımlar zaten dar.


Üzerine mal konunca daha da daralıyor, vatandaşa adım atacak yer kalmıyor.


Bir düzensizliktir gidiyor.


Bakın ana caddeye, kaldırımda yürümek kadar zor bir şey yok.


Bu kadar malın ortasında ve insan kalabalığı içinde yürüyebilmek için cambaz olmak gerekiyor.


Bisikletler, motosikletler, beyaz eşyalar, çanaklar çömlekler kaldırımda, yayalar araçların yolunda.


Bu yüzden kazalar oluyor, üzücü olaylar yaşanıyor.


Bartın&[#]8217;daki görüntü bu.


Bu görüntü sadece Bartın&[#]8217;a özgü bir görüntü değil Türkiye&[#]8217;nin her yerinde var.


Bir ara Zonguldak&[#]8217;ta Belediye Başkanı İsmail Eşref, esnaflara kaldırıma mal çıkarma konusunda 40 santimetreye kadar izin vereceğini söylemişti.


Yarım metreden fazlası esnafların mallarına tahsis edileceğine göre Zonguldak&[#]8217;taki kaldırımlar bu kadar geniş mi bilmiyoruz ama oy kaygısının Zonguldak Belediye Başkanının santim hesabında da kendini gösterdiğini söyleyebiliriz.


Netice itibarıyla bu sorun zihniyet değişmediği sürece çözümsüz görünüyor.


Önceki yazımda, yaygın olarak ihlal edilen sigara yasağı konusunda da dediğim gibi yasalar uygulanmak için var.


Kaldırımlara mal çıkarmak yasak ise bu yasağa uyulmalı, uyulması sağlanmalı.


Belediye Başkanları ve Meclis Üyeleri gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünerek çalışmalı.


Bu sorun ancak o zaman çözülür.