Geçen gün bahsetmiştim.

Kalemleri yetmeyenler,

Üzerimize adam salmıştı.

Genç kaniş,

Bunu maharet belleyip,

Bana bu adamdan selam yollamıştı.

Bu ara,

Fotoğrafçılığa merak saldı yine.

Kurban olduğumu,

Danışmanlık ile kandırdılar gene.

Ne yapsın?

Ona da bir şey diyemiyorum.

Anadolu coğrafyasında,

Anadolu irfanında yer almayan bir durum ile karşı karşıya.

Bir Türk erkeği,

Bir başka ailenin kızı ile 5 yıl nişanlı kalabilir mi?

Bu töremize,

Aile hukukumuza,

Hiç sığıyor mu?

Ayıptır.

Erkek adama bu yakışmaz.

Ama işte,

Maddi vaziyetler nanay.

Öyle olmasa,

Hastanenin temizlik kadrosuna başvurmazdı.

Öyle olmasa,

Yazları düğün çekip,

Kışları gazetecilik yapmazdı.

Mevsimlik işçiydi.

Ekmek parası tabi ne diyeceksiniz?

Bizim gibi geçimi sadece gazetecilik değil.

Hayatta her şey biraz maddiyat.

Annenin maaşı ile bira içersen,

Sıkıntılı oluyor tabi.

Seni yazmasam,

Köşe yazacağın da yok.

Alamadığın maaşından,

Bana da biraz vermek zorundasın.

Alırsan tabi.

Sayemde yazı yazıyorsun.

Neyse!

Belediye başkanının kapısında su borcun için de kanişlik etmiştin.

O çok bahsettiğin omurgayı orada görememiştik.

O parada üç kuruştu zaten.

Başkan seni sekreteryada baya bekletmişti.

Aslandınız ya siz patronunla beraber.

Orada süt dökmüş kedi gibiydin.

Aslanım benim.

Herkesi kendinle karıştırma.

Biz namuslu Tür ailelerinin kızlarını,

Güya nişanlı ayağına oyalamayız.

Bak sana yeni bir formül veriyorum.

Ali Bektaş bugün müjde verdi.

Kozlu’da hastane açılıyor.

Seversin sen.

Git hemen başvuru yap.

500 kişi alınacakmış.

Adamdan sayarlarsa,

500 kişinin içinde yer alırsın.

Gözlerinden öpüyorum.

Milletin namusuna da helal getirme ayıptır.

*          *          *          *          *          *          *          *          *

Seçim atmosferi,

Herkes için sönük geçiyor.

Ancak AK Parti’de durum öyle değil.

Ulusal basında sürekli anketler çıkıyor.

AK Parti geride görünüyor ama,

Hiç moral bozukluğu var mı?

Mesela Murat Pulat,

Ulusalda çıkan anketlere güveniyor.

O bakımdan çok rahat.

O yüzden çalışmıyor.

Hatta çok bağı oldukları basın kuruluşu bile,

Dün CHP’ye tepki gösterdi.

‘Ücretsiz haberlerini yayınlayacağız’ dediler.

Ama işte o iş öyle değil.

Sol seçmeni okurları olarak gördüklerinden,

Şirin görünmeye çalıştılar.

Öyle vatandaşın sesi falan değiller.

Sermayenin sesi oldular.

Samimi olduklarını düşünsem,

Haklılar diyeceğim.

Ama samimi değiller.

Neyse efendim.

Ak Parti,

Tam saha pres yapıyor.

Ömer Selim Alan Alaplı’daydı.

Belediye meclis üyeleri mahallelerde.

Kamil Altun,

Ali Bektaş sahada.

AK Parti vekil listesi,

Beşinci sıra dahil sahada.

Öte yandan,

Mustafa Çağlayan faktörü de var.

Halil Posbıyık’ı bile ziyaret etti.

Çağlayan’dan başka bunları yapmazdı.

Siyasi kumaşını,

Erken belli etti.

CHP’liler Twitter’da seçimi kazanadursun,

AK Parti net şekilde sahada.

*          *          *          *          *          *          *          *          *

Biliyorsunuz,

Büyük Zonguldak Mücadelesi kapsamında,

Pusula’da yer aldık.

Zonguldak medyası,

Sürekli benim Pusula’da yer almama şaşıyor.

Daha önce de söyledim.

Ben Ali Rıza Tığ ile rakam konuşmadım.

Benim önüme vizyon getirdi.

Para mesele değildi.

Bakıyorum,

Bazı gazetecilere çok dokunmuş bu.

Yine diyorum.

Maaş mı?

İsteyene dekontu atarım.

Bireysel Emeklilik mi?

Anında atarım.

Sigorta mı?

Söylememe gerek yok.

Gazetecilik açısından konfor alanı mı?

Bulamayacağınız kadar.

Ben,

Yüksek lisans düşünüyordum.

Onu da Pusula’da bedava yapıyorum.

Ali Rıza Tığ bana ustalık yapıyor.

Anlatıyor.

Öğretiyor.

Kızıyor.

Bazen azarlıyor.

Problem değil ki.

Yeter ki öğrenelim.

Pusula’da ekip olmayı da öğrendik.

Bireysellikten çıktık.

Yine diyorum.

Şahsım mesele değil.

Ekip arkadaşlarımı hedef alan herhangi bir konuda,

Bizzat kendi kavgam sayarım.

Ona göre de mücadele ederim.

Pusula bir okula dönüşmüş durumda.

Öğreniyoruz.

Yaşıyoruz.

Ders alıyoruz…