Siyasi parti bolluğu yaşayan Türkiye, yeni bir siyasi partiyle tanıştı.
Merkez Partisi.
&8220;Uzun lafı kısası&8221; gibi yani&8230;
Öyle ya, her şeyin nasıl olsa bir merkezi vardır.
Son dönemde kendi merkezinden çıkmış, başka merkezlere yelken açmış partilerdeki zemin hareketlerini de çok güzel özetliyor.
Merkez Partisi Kurucu Genel Başkanı ise, Prof. Dr. Abdurrahim Karslı.
Karslı ismi daha önce Hakka Hizmet Partisi´ne Genel Başkanlığı için gündeme gelmişti
Karslı, Merkez Partisi´nin kuruluş amacına ilişkin şöyle diyor:
"Harekatımızın esas amacı samimiyet.
Ortak aklı üretmeye çalışacağız.
Huzurlu bir faaliyette bulunacağız.
Bundan sonra azarlanmayacak, kovulmayacaksınız.
Bizim için hayat bir mektep olacak.
Bu memlekette her şey olmak mümkün&8230;
Ama ahlaklı, hukukla yaşamak adeta mümkün değil.
Ne olacağı hiç belli değil.
İktidar ve muhalefetin ülkemizin getirdiği bu karmaşadan, bu sıkıntıdan kurtarmak için, vatan, namus, adalet, din için birlik ve beraberliğimizi tesis etmek için tüm insanlarla birlikte bir hayat tanzimi için Merkez Partisi olarak vekalet istemek için kuruluşumuzu gerçekleştirdik."
Karslı, Fethullah Gülen´e yakın olduğu iddiaları içinse şöyle konuşuyor:
&8220;Cemaatin içinde hiçbir zaman bulunmadım, yetişmedim.
Erzurumluyum.
Memleketimde milli değerler biraz daha ağırlıktadır.
Ben düşünce olarak; inançlı, milliyetçi ve muhafazakar değerlere sahip bir insanım. Ama cemaatin içinden ve mensubu bir insan değilim.
Bütün cemaatlerle görüşürüm.
Görüşmekten de imtina etmem.
Bütün cemaat, dernek ve tarikatları tanırım.
Böyle bir girişimde bulunmadan önce de herkesle istişare ettim.
Sivil toplum örgütleriyle, toplumun önde gelenleriyle, eski siyasetçilerle konuştum.
Gülen Cemaati´yle de gidip parti kuracağımla ilgili görüş almadım. Zaten iddialara konu olan Hakka Hizmet Partisi ismini haberlerden öğrendim. Ama ben o faaliyetin içinde yokum."
Fazla iddialı olsa da AK Parti´nin kendilerinden çekineceğini belirten Karslı&8217;nın şu sözleri dikkat çekiyor:
"Korksunlar, hem de çok korksunlar.
500 ilçe 50 il yönetimini görevden almışlar.
Tüm bu isimler Merkez Parti´ye gelecek.
Biz aslında sadece AKP´nin değil, Türkiye´deki siyasetin alternatifi olmak istiyoruz.&8221;
Böyle iddialı çıkışları çok gördük.
Kaldı ki, Türk seçmeni partiden çok lidere bakar.
Kimin ne olduğunu, ne olacağını zaman gösterir.
Partilerinde ve özellikle de AK Parti&8217;de il, ilçe, belde başkanı olamadığı gün dava adamı değil, çıkar adamı olduğunu ispatlayanlar ellerini çabuk tutsun!
Derdi bir yere &8220;baş&8221; olmak, &8220;baş&8221; olamayınca kendine &8220;baş&8221; olacak başka yer bakanlar elini çabuk tutsun.
Siyasette kimlik arayanlar, siyaseti kimlik için yapanlar, unvan arayanlar, reklam arayanlar, hava cıva arayanlar elini çabuk tutun.
Siyaseti ürettiği ile paylaştığı ile değil, hava cıva ile, dedikodu ile, soy-sülale ile ve boş laf ile siyaset yapanlar elini çabuk tutsun!
Ne olur, ne olmaz!
Başına popüler bir isim gelir ve parti patlama yaparsa yer bulamazsınız!
Burası Zonguldak.
Hepiniz bu kentin evladısınız.
Siz olmazsanız biz ne yaparız!
Allah korusun.
Sizleri başımızdan eksik etmesin.
Biraz ironi biraz gerçek elinizi çabuk tutun!
Daha bunlar hiçbir şey!
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 30 ilin Emniyet Müdürlüğüne gönderilen yazıda, Gülen cemaatinin silahlı bir yapılanmasının olup olmadığının araştırılması talep edilmiş.
Talep yazısında cemaatin tuttuğu iddia edilen arşivlerin yerlerinin &8220;acil&8221; olarak tespit edilmesi ve baskın yapılması da isteniyor.
Haberlerin basına yansımasının ardından 30 ilin arasında Zonguldak&8217;ın da bulunup bulunmadığı merak konusu oldu.
Merak edilen bir diğer konu da, cemaat yapılanmasına karşı verdiği mücadele iddiasıyla uzun yıllar pasif görevde tutulduktan sonra geçtiğimiz günlerde Zonguldak Emniyet Müdürlüğü&8217;ne atanan Osman Ak&8217;ın soruşturma sürecinde mağdur sıfatıyla ifadesinin alınıp alınmayacağı.
Osman Ak&8217;ın, Fethullah Gülen cemaati için &8220;Haşhaşiler&8221; benzetmesini yapan ve raporlara geçiren ilk isim olduğu iddia edilmişti.
Geçtiğimiz günlerde şehir dışından konuya ve gelişmelere ilk günden beri vakıf bir ismin söyledikleriyle tüylerimiz diken diken oldu.
Pek çok şey söyledi.
Birkaç cümlesi ise, şöyleydi:
&8220;Türkiye daha bir şey görmedi.
Bunlar hiçbir şey.
Bunlar bütünün yüzde 5&8217;i değil.
Bunlar önümüzdeki günlerde tek tek ortaya çıkacak.
Burada tek derdi hizmet olan cemaat üyelerinin veya cemaate gönül verenlerin hiçbir suçu, kusuru yok.&8221;
Bir bakıyorsunuz, Türkiye&8217;de her şey, herkes çözümün bir parçası.
Bir bakıyorsunuz, herkes sorunun bir parçası.
Terör sorunu, iktidar sorunu, muhalefet sorunu derken cemaat sorununun sonu da merak ediliyor.
Bunlar henüz sorunun yüzde 5&8217;i bile değil ise, diğer yüzde 95&8217;i nedir?
Demokrasi; herkesin, her şeyin gerçek yüzünü ortaya çıkarmalı.
Başka çaresi yok.
Kimin ipine bağlıysanız, ona gidin!
Kimi siyasetçiler, STK&8217;lar, kamu yöneticileri, medyacılar bir alem.
Pusula yazıyor.
Kızıyorlar.
Pusula kötü oluyor.
Gülüp geçiyoruz.
Bazen çok da eğlenceli oluyor.
Elbette bizim de eksiklerimiz, hatalarımız olabilir.
Biz bunları düzeltmekten de gocunmayız.
Ancak kimse başarısızlığının sorumluluğunu Pusula&8217;ya yüklemesin.
Adam olan, samimi olan, dürüst olan herkes bu kapılar açık.
Kendisini konuşmaktan kaçmayan herkese bu kapılar açık.
Bu sütunlar açık.
Sizin kompleksli hallerinizle uğraşacak vaktimiz yok.
Kimse tembelliğinin sorumluluğunu bize yüklemesin.
Kimse beceriksizliğinin, ikiyüzlülüğünün sorumluluğunu bizlere fatura etmeye kalkmasın.
Gidin, kimin ipine bağlıysanız, ona havlayın!