Çoğunuz bilirsiniz.
Bir zamanlar Zonguldak&[#]8217;ta madenlerde katırlar da çalışırdı.
Bununla ilgili çok şey duymuşsunuzdur.
Katırların ömrü, ocaktaki ahırlarında geçerdi. Özel bakıcıları, seyisleri, nalbantları ve hatta veterinerleri vardı. Anlatılanlara göre; hiç güneşe çıkmazlardı. Çıkınca, gözleri görmezmiş. Ocağa o kadar alışkanlarmış ki, nerede serbest bıraksan, kendiliklerinden ahırı bulurlarmış.
Katırlarla nakliye yapılır, hatta vagon çektirilirdi. Katırlar, şirket için çok kıymetliydi. Hepsinin soy kütüğü vardı. Şirket demirbaşına kayıtlıydılar. Mesela bir kaza olur, katır ölür veya yaralanırsa, sıkı bir soruşturma yapılırdı. Katıra verilen zarar, seyislerden veya kazaya sebebiyet veren işçilerden kesilirdi.
Artık TTK ocaklarında katır yok.
Yani katırların maden mükellefiyetleri bitti.
Sadece anıları kaldı yadigâr&[#]8230;
Size iki belge sunuyorum, 1944 yılından kalma.
Bir köşede saklayın.
Kent belleğine kaydolmuş olur.
