Son üç gündür TTK konusunu ele alıyoruz.
TTK&[#]8217;ya 2 bin 500 işçi alımıyla ilgili uzatmalar, savsaklamaya dönmüş görünüyor.
Ve aldığımız olumsuz sinyaller var.
Söylemler öyle gösteriyor ki, iktidar, TTK&[#]8217;daki kurumsal ve yönetimsel başarısızlığın sorumluluğunu Zonguldaklıya yıkmaya çalışıyor.
Milletvekilleri ve İl Başkanı, TTK&[#]8217;nın zararından bahsedip duruyor.
Doğrudur.
Keşke, TTK zarar ettiği için göze batan bir kurum olmasaydı.
Keşke, hala işe gitmeden maaş alanların kurumu olmasaydı.
Keşke, iş barışının bozulduğu bir kurum olmasaydı.
Keşke, &[#]8220;Zaten zarar ediyorsunuz&[#]8221; baskısı altında ezdirilen bir kurum olmasaydı.
Keşke; &[#]8220;Kapatırız bak&[#]8221; diyenlere karşı daha güçlü olabilseydi.
Ama aynı Milletvekilleri ve İl Başkanı, bir şey unutuyor.
Bu ülkede 10 yıldır AK Parti iktidarı var.
Hükümet, bu kuruma 4 bin kişiyi işe alarak, yaşatılması yolunda önemli bir destek verdi.
Bu unutulmamalı.
Ama iş bitmedi.
Ama aynı hükümet, Milletvekilleri ve İl Başkanı, kurumdaki hantallığı sona erdirecek bir yapılanmaya gidemedi.
Kimi saltanat sürdü, kimi işini gördürdü.
&[#]8220;TTK satılmalı&[#]8221; diyen partili yöneticiler, üst düzey yönetici yapıldı.
Bugün sesleri çıkmaz oldu.
Ama siyasi, ama kurumsal başarısızlıklar, sık sık Zonguldaklının kafasına vuruluyor.
Sanki tek zarar eden kamu kurumu TTK...
TCDD&[#]8217;de adamlar vagon üretirken, neredeyse TTK kadar zarar ediyor.
Üstelik onlar yerin üzerinde üretiyor, TTK ise, yerin derinliklerinde ölümle kol kola.
O kentin iktidar temsilcileri çıkıp, &[#]8220;Bizim vagon fabrikası zaten zarar ediyor&[#]8221; diyerek, hedef yapıyor mu?
Hepimiz bazen TTK&[#]8217;daki keyfiyeti, saltanatı görünce, &[#]8220;Satacaksın bu TTK&[#]8217;yı, görecekler ebelerinin örekelerini&[#]8221; diye öfkelenmiyor muyuz?
Elbette öfkeleniyoruz
Zonguldak&[#]8217;tan hiçbir AK Partili Milletvekili, TTK&[#]8217;nın konuşulduğu KİT Komisyonu toplantısına katılmıyor?
Bu ne demek?
KİT Komisyonu&[#]8217;nda bir tane AK Partili Zonguldak Milletvekili yok.
Dinleyici olarak da bir temsilci bulamıyorlar.
Gidip orada; TTK&[#]8217;yı, Zonguldak&[#]8217;ı savunmak, CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk&[#]8217;e düşüyor.
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya&[#]8217;ya kalıyor.
TTK Genel Müdürü Burhan İnan&[#]8217;ın yalnızlığına onlar son veriyor.
Dinleyici olarak katıldıkları toplantıda, söz alıp anlatıyorlar.
Teşekkür ediyoruz kendilerine.
Geçtiğimiz yıllarda iktidar adına Polat Türkmen vardı, o komisyonda.
Muhalefet adına da Harun Akın.
Polat Türkmen&[#]8217;i mumla arıyoruz bazen.
Harun Akın&[#]8217;ı da mumla arıyoruz.
Ne olursa olsun, tablo böyle olmamalıydı.
Uçurumun kenarına getirdikleri TTK&[#]8217;yı, tutarmış gibi yaparken, itmeye çalışmak hiç hoş değil.
İşçi alımı için çaba göstermek, kurumun reforme edilmesi için çaba göstermek varken, zararından bahsedip durmak da hoş değil.
Zonguldak&[#]8217;ın kendilerine olan güveninin karşılığı bu olmamalıydı.
Bu ülkede, bu kadar büyük saltanatlar sürülüyorken, bu ülkenin parası bu kadar çarçur ediliyorken, iktidarın gözü, gariban Zonguldak&[#]8217;ın sofrasında olmamalı&[#]8230;
İktidarın Zonguldak temsilcileri, Zonguldak&[#]8217;ı sırtından vurmamalı&[#]8230;
Kendi başarısızlıklarını Zonguldaklıya yıkmamalı&[#]8230;
Okulların güvenlikleri&[#]8230;
Zonguldak Valiliği&[#]8217;nin talimatıyla okul önünde bekleyenlere yönelik sıkı takip başlatılmış, uygulama ülke genelinde yankı bulmuştu.
Vali Erol Ayyıldız´ın 18 Ekim 2012 tarihli, &[#]8220;Eğitim Öğretim Kurumları Çevresinde Bulunan ve Rahatsızlık Veren Satıcıların, Kişi ya da Toplulukların Men Edilmesine İlişkin Emir&[#]8221;, İl ve İlçe Emniyet Müdürlüklerine gönderilmiş, Fener&[#]8217;de okul önünde bekleyen O.R. isimli gence, Kabahatler Kanunu´na göre 169 lira idari para cezası uygulanmıştı.
Bu uygulama, eğitimcileri her ne kadar bölse de, ailelerin takdirini kazanmıştı.
Çocuklarının kötü alışkanlıklara ve olumsuz davranışlara karşı korunmasından memnun olan aileler, uygulamanın ne aşamada olduğunu merak ediyor.
Çocuklarının kendilerine anlatımlarından yola çıkan bazı veliler, &[#]8220;Hani okulların etrafında alakasız bekleyen kişiler uzaklaştırılacaktı?&[#]8221; diye sitem ediyor.
Görünen o ki, gönderilen genelgeyi olduğu gibi uygulamak zor.
Polis, devriye atıyor, ama yetişemiyor.
Çünkü polisin her tarafa yetişmesi mümkün değil.
Bu uygulamanın sağlıklı ve anlamını yitirmeden devam edebilmesi için her okula bir polis memuru vermeniz gerekiyor.
Ki bu şartlarda o da mümkün değil.
Ama başka bir şey mümkün&[#]8230;
Devrek&[#]8217;te okul önünde yaşanan cinayet olayına gidelim.
Olay, Fatih İlköğretim Okulu&[#]8217;nda meydana geldi.
8&[#]8217;inci sınıf öğrencisi Kader Demiroğlu (14), iddiaya göre, cep telefonuna mesaj atan Metin Abacı&[#]8217;nın isteği üzerine teneffüste okulun dışına çıktı.
Abacı, av tüfeğiyle ateş ederek, Kader&[#]8217;i yaşamdan alıp kopardı.
Öğrendiğimiz kadarıyla, o okulda artık bir özel güvenlik görevlisi var.
Maaşını da Okul Aile Birliği karşılıyor.
Polisin tüm okulları ve çevresini sürekli olarak kontrol altında bulundurması mümkün değil.
Ancak okullardaki güvenlik sorunu, donanımlı ve iyi eğitimli özel güvenlikçilerle çözümlenebilir.
O güvenlikçiler, polisin vereceği çok yönlü eğitimlerle daha da faydalı hale getirilebilir.
Eğitimin daha sağlıklı şartlarda yapılmasına adapte edilebilir.
Bildiğimiz kadarıyla bu konu Milli Eğitim Bakanlığı&[#]8217;nın gündeminde geldi, ama hayata geçirilmedi.
Zonguldak Valiliği, Emniyet Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü, bu uygulama üzerinde dursa nasıl olur?
Okul aile birliklerine yeni bir yük getirmeden, Milli Eğitim Müdürlüğü kanalıyla okullara özel güvenlikçi tahsis edilmesi, polisin de işini kolaylaştırmış olmaz mı?
Yasa, yönetmelikler buna uygun değilse, uygun hale getirmek için çalışma başlatılamaz mı?
Aynı şekilde önemli bir istihdam sağlanamaz mı?
Özellikle eğitim sendikalarından, ideolojik hesaplaşmalardan zaman bulabilirlerse, bu soruna da el atmalarını bekliyoruz.