Hattat Holding’e bağlı Hema Enerji ve Maden A.Ş., Amasra’da çok ciddi yatırım yapıyor. 700 metreyi aşan üç maden kuyusu kazıldı. Türkiye’deki en büyük maden yatırımlarından biri Amasra’da yapılıyor. Ama çalışma yeraltında olduğu için henüz göze çarpmıyor.



Bu üç kuyu 700 metre aşağıda birbirine galerilerle bağlanıyor.



Hema A.Ş., 700 metre derinliğinde üç maden kuyusu açmak yerine, 700 metre yüksekliğinde bir kuyunun yerine rezidans, bir kuyunun yerine otel, diğer kuyunun yerine de alışveriş merkezi yapsaydı, şimdi bütün Bartın, bütün Türkiye ve hatta bütün dünya bu yatırımı konuşuyor olurdu. Ve Hürriyet, Milliyet, Sabah, Habertürk gibi gazeteler, “Amasra Dubai’ye döndü” diye manşetler atardı.



Üstelik kule dikmek, kuyu dikmekten çok daha kolay, çok daha kısa sürede ve çok çok daha ucuz olurdu.



Hema zoru seçti.



Evet. Aklında termik santral yapmak da var. Tüm bu yatırımın asıl nedeni de termik santral.



Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi enerjisini kendisi üretmesi gerekiyor. Enerjide kullanacağı kömürü de kendisi üretmesi gerekiyor. Cari açığının kapanması için bu şart. Hattat Holding’in şirketi Hema’nın da yapmak istediği iş tam da bu.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Hattat Holding’in yatırımına sıcak bakmasının nedeni de bu.



Bir taraftan yeraltındaki madenimiz çıkacak. Binlerce işçi madenlerde çalışacak.



Diğer taraftan enerji için ithal ettiğimiz kömür azalacak, paramız yurt içinde kalacak.



Artık dünyada çok modern termik santraller yapılabiliyor.



Almanya’da şehir içinde Ren Nehri’nin kıyısında onlarca santral gördüğümde şaşırmıştım. Termik santrallerin yanında; villalar, konutlar, okullar, spor sahaları... Avrupa’daki çevre duyarlılığı ülkemizde de oluşursa, “Çeşm-i Cihan’ımız, Amasra’mız bu işten fazla etkilenmez” diye düşünüyorum.



Kömür çıkartalım, enerji üretelim, çevreye de duyarlı olalım.





Sivil Toplum Örgütü Başkanları…





Zonguldak’ta sivil toplum örgütlerinde başkan olarak görev yapan isimlerin birçoğunun hedefinde siyaset var.



Bütçesi güçlü, yani parası olan (GMİS, Şoförler Odası, Esnaf Odaları, Esnaf Kefalet v.b) örgütler hariç, diğer birçok örgütün başkanı; “bu örgütleri, dernekleri, sendikaları kullanıp nasıl siyasete geçebilirim?”in hesabını yapıyor.



Sivil toplum örgütlerini sıçrama tahtası olarak gören bu kişiler, toplumun iyi duygularını sömürüp siyasi hasat yapıyorlar.



Lütfen halkımızın iyi niyetini suistimal etmeyin.





Kıssadan Hisse: Yelken-Rüzgar





Yılların geçmesine öfkelenme; geçliğine yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.



Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgâra göre ayarla.



Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkânsızdır.



Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.



(Eski Bir Tapınak Yazıtı)





Günün Fıkrası: Sen konuş!





Temel, Almanya’da polis memuruymuş. Bir gün bisiklete binen bir papaz, kırmızı ışıkta geçmiş. Temel, Papaza, “Kırmızı ışıkta geçtiniz, size ceza keseceğim” demiş.



Papaz, “Sen ne diyorsun, benim sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var” demiş.



Temel, “Ya demek bisiklete üç kişi bindiniz ha, size daha fazla ceza kesmek zorundayım” demiş.





Günün Sözü:





Sözde "daha kısa yollar" insanlığı hep tehlikeye sokmuştur; insanlık daha kısa bir yolun bulunduğu müjdesiyle hep kendi yolundan ayrılmış ve yolunu kaybetmiştir...



Friedrich Nietzsche