Yeni yılın ve yeni dönemin ilk günü için ne yazılabilir ki!

Bazen susmak yeterli…

Çünkü yazsanız da, konuşsanız da bir şeylerin değişmeyeceğini bilme hissi sizi alıp götürüyor.

Reflekslerini, inancını kaybetmiş, gücünü-kudretini bireysel çıkarlara dayalı işlere ayırmış yöneticilerin çoğunlukta olduğu bir memlekette, ne yazsanız boş.

Ama yazalım.

Yalan da olsa yazalım.

En azından tarihe not düşelim.

En kötü ihtimalle bu manzaradan rahatsız olmakla kalmayıp bir şeyler yapılmasına inanan insanların duygularına tercüman olmak için yazalım.

İşte 2013’te mutlaka olması gerekenler…

[*] [*] [*] [*]

Bir

Zonguldak her anlamda geriye gidiyor.

Ulaşım sorunu en başta…

2009 sonuna kadar duble yollar bitecekti.

Olmadı, 2011’e kaldı.

O da olmadı, 2013’e kaldı.

Bu mantıkla giderse, 2023’e kadar yolu var!

[*][*][*]

İki

Filyos Limanı.

Zaten çoktan bitecekti.

Sedde çalışmaları başladı.

Liman ihale edilecekti.

Neyse ki, bu işin en sevindirici tarafı, proje uzadıkça, vadideki yabani yaşam devam ediyor.

Kuşlar hala mutlu.

Diğer istihdam bölgelerinde de beklenti pek yok.

[*] [*] [*] [*]

Üç

Santraller.

Zonguldak’ın her tarafında bir termik santral çılgınlığı yaşanıyor.

İstihdam ayağına kuzu kuzu kandırıldı bu memleket.

Bu memleketin havasını-suyunu soran olmadı.

Zonguldaklı ne olduğunun farkında değil.

Yeni santraller 2013’te de gündemde.

[*] [*] [*] [*]

Dört

Zonguldak’a hastane konusu…

Ereğli ve Devrek’te inşaatlar sürüyor.

Zonguldak 5 senedir yer bulup başlayamadı.

Korkarız ki, bu bakış açısıyla, bu tembel yöneticiler ile 2013’te de önemli bir gelişme olmaz.

Bir sene daha geçer ve biz hale temel atamamış oluruz.

[*] [*] [*] [*]

Beş

Doğalgaz meselesi.

Yaşanan hava kirliliği malum…

Zonguldak kent merkezinde başlayan doğalgaz çalışmaları şimdiden aksamaya başladı.

Eylül 2013 itibariyle kent merkezi ve bazı mahallelere verileceği söylenmişti.

Zor görünüyor.

Hal böyle olunca, 2013 boyunca bol çukurlu, bol çamurlu yollar bizi bekliyor.

Bunları bilelim.

Ki en azından neyle karşılaşacağımızı önceden bilmiş oluruz.

Canımız daha az sıkılsın!

[*] [*] [*] [*]

Altı

Kilimli sahil yolu, Filyos yolu, Ereğli-Devrek yolu, Zonguldak-Karabük demiryolu çalışmaları, mahalle yolları, olmayan alt geçitleri, üst geçitleri saymıyoruz.

Onlar zaten hep gündemde, anlayan yok.

[*] [*] [*] [*]

Yedi

Mithatpaşa Tünelleri.

Üzülmez Tünelleri.

Değirmenağzı Tünelleri.

Adı var, parası yok.

Parası var, deleni yok.

Uzadıkça uzadı.

Birileri çıkıp hesap sormadığı sürece, hiç kuşkumuz yok ki, seneye bu zamanlarda da aynı şeyleri yazacağız.

[*] [*] [*] [*]

Sekiz

Kırsal kalkınma.

Hayvancılık.

Orman ürünleri.

Süt ürünleri.

Organik tarım.

Fındık.

Çilek.

Kestane.

Bu sahalardakiler gözden ırak, gönülden ırak.

Bu alanlarda planlı ve istihdama dayalı projeler hep yalnız, hep yalnız.

Valiler, kaymakam beyler, siyasiler bu alandaki sorunlara pek yabancı.

Bu yöneticilerle 2013’te de pek bir şey değişmeyecek.

Bir de TTK ve tersaneler var.

Zonguldak bu kadar pasif kalırsa, 2013’te de TTK’ya işçi alınmaz.

[*] [*] [*] [*]

Dokuz

Maden müzesi.

Turizm.

Mağaralar.

Kıyı turizmi,

Doğa turizmi.

Bunlar bölgenin kalkınması için önemli alanlar.

Ama turist gibi gezen yöneticiler olduğu sürece, yine pek bir şey değişmeyecek.

Başka kentlere ve o kentlerin imkanlarına imrenmeye devam edeceğiz.

[*] [*] [*] [*]

On

İnsan.

Yani insan olan insan…

Yani aklıyla, düşünceleriyle, çalışkanlığı ile bu kentin tüm kronik sorunlarına çözüm bulabilecek ve uygulayabilecek olan insan.

Soru şu:

Bu insanlar nerede?

Sorun da burada zaten.

O insanlar olmadığı için bu sorunlar, bu kadar fazla ve çözülemiyor.

Zonguldak, 7’den 70’e bu insanları değiştiremediği için bu kadar geriye gidiyoruz.

[*] [*] [*] [*]

On Buçuk!

Zonguldak, aslında pek çok sorununu 2013’te aşabilir.

Bunun için samimi olarak istemek gerekiyor.

Herkes koltuğunun hakkını vermeli.

Veremeyen gitsin.

Gitmiyorsa, gönderilsin.

Öyle gönderilsin, böyle gönderilsin.

Tüm bunlar için “kentin sakini değil, sahibi olmak” gerekiyor.

Kavga gerekiyorsa kavga, yumruk gerekiyorsa yumruk!

Kuzu kuzu beklemekle nereye kadar?

Umarız 2013, bu bağlamda “zihinsel değişimin yılı” olur!

Yoksa hiçbir şey değişmeyecek!