Daha bu ilk satırı okuduğunuzda, "Ortalığı karıştırıyorsun, sonra hiçbir şey olmamış gibi böyle yazılar yazıyorsun" dediğinizi, aklınızdan geçirdiğinizi biliyorum!
Hep söylüyorum...
Bu şehrin "sahibi" yok!
Bu şehrin "sakini" var!
Bu şehrin yönetim kademelerinde "kentini düşünenler" değil, "kendini düşünenler" çoğunlukta...
Valisi, "Biraz daha nasıl kalırım, daha büyük ile nasıl giderim?" derdinde...
Milletvekili, önümüzdeki seçimde listeye girip yeniden seçilmenin derdinde...
Belediye Başkanı, önümüzdeki seçimi nasıl kazanacağının derdinde...
İl Başkanı, düşmüş sağlığının derdine...
Ama o arada, kardeşi Hasan Tosun'un Başhekim olduğu Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi'nden yüzde 90 engelli raporu almayı ve bu raporla lüks bir araç sahibi olmayı ihmal etmedi.
Kızılay'ı gördünüz, değil mi?
Daha bir aylık yönetim, koltuktan kalkmamak için neler yapıyor!
Bu davranışları görünce, Nihat Aygün'ün Kızılay aşkına hak veriyorum!
Genel Merkezin atadığı Zonguldak Kızılay yönetimi, "Kızılay'ın deposunda fareler cirit atıyor" diye haber yaptırdı, iyi mi?
Fotoğrafları bize de attılar!
Biz bu haberi yapmadık!
Zonguldak Kızılay yönetimi, kendi kurumunu kötülemek, kamuoyunda zor durumda bırakmak için elinden geleni yapıyor!
Gazetelerde tek elden çıkmış haberler yayınlanıyor!
Bu birlik-beraberliği, TTK'ya işçi alımı için gösterseler, kente daha fazla katkıları olurdu!
Bu birlik-beraberliği, Kardemir'in Zonguldak Limanı'ndan çıkması için kullansalar, kente daha fazla katkıları olurdu!
Bu birlik-beraberliği, Zonguldak için kullansalar, çok daha iyi olurdu!
Neyse, artık toparlanma vakti...
Herkes yazısını kendi gazetesinde, kendi köşesinde yazsın!
Başka gazetelerde isimsiz-imzasız yazılar yazarak, Kızılay depolarını basına açarak, Zonguldak'ı karıştırmanın anlamı yok!
Bir çift laf da AK Parti Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Mükerrem Ayçiçek'e...
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun'u kıyasıya eleştiriyor!
Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan'ı eleştiriyor!
"Benim başka planlarım var" diyor!
Önce "İl Başkanı" olmak istiyormuş!
Sonra yeni bir yol haritası çizecekmiş!
Mükerrem Ayçiçek, sen önce Merkez İl Başkanı ol!
Sonra İl Başkanı olursun!
Nasıl olsa arkanda Polat Türkmen var!
Hiç merak etme, yapar seni!

Kıssadan Hisse: Herkes kendine düşeni alsın!

At nalı uğur getirir mi?
Kadıköy Camisi'nde vaaz vermekte olan Osman Demirci Hoca'ya, "Hocam, at nalını evimizin kapısına asarsak, uğur getirir mi?" diye sormuşlar.
Demirci Hoca da, "Zannetmiyorum,... O nallardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar" diye cevap varmış.

Uyku kardeşliği...
Mevlana Hazretleri, talebelerinden biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş-dolaş uyuduklarını görürler.
Yanındaki talebesi? "Güzel bir kardeşlik örneği,.. Keşke insanlar da bunlardan ibret alsa..." der.
Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir:
"Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini..."

Korkuya gerek yok!
Bir Rus generali, Şeyh Şamil'in iştahını abartarak, "Beni yemenizden korkuyorum" deyince, Şeyh Şamil, "Boşuna korkmayın efendi,... Bizim dinimizde domuz eti yemek haramdır" demiş.

Ölüm nedir?
Talebelerinden biri, Konfüçyüs'e, "Ölüm nedir?" diye sorduğunda, Konfüçyüs'ün cevabı şu olmuş:
"Hayat hakkında ne biliyorsun ki, sana ölümden bahsedeyim."