Önceki gün Bülent Ecevit Üniversitesindeydik.
Önce Bülent
Ecevit Üniversitesi (BEÜ) akademisyenleri Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yüce ve Okutman
Yücel Namal tarafından BEÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Biriminin destekleri
ile hazırlanan Osmanlıdan Cumhuriyete
Belgelerle Zonguldak kitabının basın tanıtımına tanık olduk.
Önemli bir
çalışma.
Emek dolu.
500 adet
basılmış.
Toplantı
sırasında pozitif yönlerinin yanında gördüğümüz eksikleri de paylaştık.
Bu
eleştirilerimiz kabul gördü.
Rektör Prof. Dr.
Mahmut Özer Bey de, bu görüşlerimize katıldığını söyledi.
Kitabın ikinci ve
üçüncü baskıları içerik olarak çok daha zengin olacak.
Böyle bir çalışma
için Mustafa Yüce ve Yücel Namal hocalarımızı yürekten kutluyoruz.
Kısa süre önce
yayımlanan Mehmet Çelikel Lisesinin tarihini anlatan kitap ile de bu kentin
bir ayıbını sona erdirmişlerdi.
Umarız bu
çalışmaların devamı gelecek.
Rektör Bey, bu
konuda alaylı ve akademisyen tarihçi-araştırmacılara destek olmaya hazır.
[*] [*] [*]
Daha sonra BEÜ
Geomatik (Jeodezi ve Fotogrametri) Mühendisliği Bölümü´nün, Merkez Kampüsü´ndeki
Prof. Dr. Arif Amirov Konferans Salonu Fuaye Alanı´nda kurduğu müzenin
açılışına tanık olduk.
Açılışı, Rektör
Prof. Dr. Mahmut Özer, Rektör Yardımcıları, öğretim üyeleri ve öğrencilerle
birlikte yaptı.
Geomatik
Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, müzede, Zonguldak
madenciliği ile ilgili haritalar başta olmak üzere, alanda kullanılan alet ve
teçhizatın sergilendiğini söyledi.
[*] [*] [*]
Rektör Prof. Dr.
Mahmut Özer üniversitelerin, bilim ve teknoloji üretme görevlerinin yanında,
geçmişlerine sahip çıkma duyarlılığını da göstermesi gerektiğini söyledi.
Ve şöyle dedi:
"Üniversite olarak Zonguldak
kentindeki 150 yıllık madencilik yaşamına ait harita, plan ve belgelerin
sergilendiği bu müzeyi oluşturmanın heyecanını yaşıyoruz.
Zonguldak için çok önemli bir değer olan
Maden Haritacılığı Müzesinin birbirinden değerli eserlerini bir araya getiren
herkese teşekkür ediyorum."
Bizler de
teşekkür ediyoruz kendilerine.
[*] [*] [*]
Hakan Hocayı ve
diğer hocaları kutladık.
Haritaları
görünce, haberde ve burada yazılanlardan çok daha fazlasının olduğunu
görüyoruz.
Aralarında 100
yıllık haritalar var.
Paha biçilemeyen
haritalar.
Bunların birçoğu
uzun süredir depoda saklanmış.
Çok şükür ki
korunmuş.
Üniversite olgusu,
işte burada ortaya çıkıyor.
Üniversite bazı
şeylere sahip çıkınca, daha hızlı, daha kolay yapabiliyor.
Zonguldak, 25
yıldır Maden Müzesini tartışıyor.
Zonguldaktan
gelen-geçen tüm valiler, siyasiler, bakanlar, ne yazık ki, bu projeyi
gerçekleştiremedi.
[*] [*] [*]
Vali Yavuz Erkmen,
bu konuda yaptığımız ısrarlı çağrıları almıştı o dönem.
Kızmak, alınmak
yerine eleştirilerden faydalanma yoluna gitti.
Ve bir sabah 08.00de
çalan telefonla gösterdiği hassasiyeti fazlasıyla hissettirdi.
O sabah, bu
sürecin başlamasından dolayı büyük keyif yaşamıştık.
Ama bitmedi.
Yıllar geçti,
bitmedi.
Bina tamam, ama
tefrişatı konusunda sıkıntılar var.
Yeri ve binanın
durumu hala tartışma konusu.
[*] [*] [*]
Çok şükür sona
yaklaşıldı.
Bu sefer de başka
sorun var.
Çok geç kalındığı
için o müzede yer alması gereken pek çok ürün kayboldu.
Ya hurdaya gitti,
ya başka kurumların elinde.
Bazıları da
TTKnın eski çalışanlarının evinde
Bahçesinde
Şimdi resmi
yazılarla müzede yer alabilecek eşyalar, ürünler isteniyor.
Ancak devlet
bürokrasisiyle gidildiği için sonuç malum.
Kültür ve Turizm İl
Müdürlüğü, bürokratik işleyişin dışına çıkamadığı için konu uzadıkça uzuyor.
[*] [*] [*]
Hakan Hoca ile
konuşurken, bu durumu hatırlattık kendisine.
Maden Müzesinde
olması gereken haritalar, ölçüm aletleri şimdi üniversitedeki fuaye alanında
sergileniyor.
Sonra bunların
bir kısmı maden müzesinde yer alır mı, üniversite bunları müzeye verir mi,
bilemiyoruz.
Ancak üniversite
bu çalışmasıyla bu kentin en büyük ayıplarından birini daha yüzümüze bir tokat
gibi vurdu.
Bu kentte siyaset
yapmış, yöneticilik yapmış, gazetecilik yapmış, rektörlük yapmış, belediye
başkanlığı yapmış, Valilik yapmış gelmiş-geçmiş tüm isimler, o tokattan
nasibini aldı.
Bu kentin
duygularını, insanlarını, kentin tarihini, acılarını kendilerine siyasi ve
idari basamak olarak kullanıp da vefasızlık yapanların kulakları çınlasın.
25 yılda bir
maden müzesini hayata geçirememiş tüm idarecilerin kulakları çınlasın.
Bir kentte üniversitenin
ne işe yaradığını başka bir yüzüyle görmüş olduk.
Umarız bu tokat,
günümüz siyasetçilerine, idarecilerine yol gösterir.