Trafik kazaları, cinayet, cenaze&[#]8230;
Son iki haftadır Zonguldak&[#]8217;ta nasıl da kasvetli bir dönem yaşanıyor.
Bu kadar trafik kazasının aynı dönemde olması bir tesadüf mü?
Ve ekonomik krizin derinleştiği şu günlerde, alacak-verecek cinayetinin işlenmesine ne demeli? 16 milyon lira borçla kenti terk eden bir kömür tüccarını konuşuyor herkes.
420 yaprak çek kesmiş piyasaya. Adam ortada yok. Bu çekleri kim ödeyecek?
420 ayrı sorun yaşanacak demek ki, önümüzdeki günlerde. Sistem dışına çıkılınca, sorunlar başlıyor. Banka dışından para alınca, çek tahsil edince, sorunların arkası geliyor. İnşallah önümüzdeki günlerde daha önemli olaylar olmaz.
Can kayıpları yaşanmaz&[#]8230;
Bu kadar kriz varken&[#]8230;
Kentte bu kadar kriz varken, konuşulan rakamlara bakar mısınız?
Kaçak kömür ocaklarının üretimi durdurulunca, nasıl da kendini gösterdi kriz.
Demek ki, ne çok üretim yapıp, ne çok katkı yapıyorlarmış kentimize.
Bu işin mutlaka çözülmesi lazım... Kaçakçıların üçü-beşinin bir araya gelip taşeronlaşması lazım. Bu kişilere fırsat tanınması lazım... Sokakta boş boş gezip tehlike yaratacaklarına gidip yeraltında çalışsınlar, üretim yapsınlar, ekonomiye katkıda bulunsunlar. Kriz bu kadar derinken, yeni krizler yaratmayalım.
Ali Uzun ve Ahmet Duyar&[#]8230;
Zonguldak, dün iki değerini kaybetti.
Biri; 19&[#]8217;uncu Dönem Zonguldak Milletvekili Ali Uzun&[#]8217;un babası Yusuf Uzun&[#]8230;
Diğeri; Ankara Yenimahalle eski Belediye Başkanı Ahmet Duyar&[#]8217;ın kuzeni, önceki dönem İl Genel Meclisi Üyesi Osman Duyar.
Yusuf Uzun&[#]8217;u, yıllarca imamlığını yaptığı Ontemmuz Camisi&[#]8217;nden, Osman Duyar&[#]8217;ı da Kozlu Aziziye Camisi&[#]8217;nden uğurladık.
Değerli büyüklerimiz Yusuf Uzun ve Osman Duyar&[#]8217;a Allah&[#]8217;tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Kıssadan Hisse: Şeytan!
Yaşlı kadın, oldukça dini bütün bir insanmış. Her sabah kapısının önüne çıkar ve bağıra bağıra dua edermiş: "Allah´ım bize verdiklerin için sana şükürler olsun!"
Ve ardından her seferinde de yan komşusunun sesi duyulurmuş: "Allah yok kadın, Allah yok!"
Yaşlı teyze ne kadar sinirlense de, yine her sabah dua edermiş, öteki komşu da inadından her seferinde ona öyle bağırırmış. Neyse. Bir akşam, komşusu yaşlı teyzeye bir oyun etmeye kalkmış. Markete gidip bir sürü meyve-sebze, ekmek vs. alıp torbalara doldurmuş, yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakmış... Ertesi sabah teyze kapıyı açıp da yiyecekleri görünce çok şaşırmış ve sevinçle bağırmış: "Sana şükürler olsun Allah´ım, bu gönderdiğin yiyecekler için sana şükürler olsun!"
Ve ağacın arkasından onu seyreden komsusu seslenmiş: "Allah yok kadın, Allah yok! O yiyecekleri ben aldım!"
Yaşlı teyze hiç istifini bozmamış: "Yüce Allah´ım sana ne kadar şükretsem azdır! Hem bu yiyecekleri göndermişsin, hem de parasını şeytana ödetmişsin!"
Günün Fıkrası: Kendi deveni kendin ara!
Adamın biri devesini kaybetmiş. Çok akıllı, çok zeki insanlarla karşılaşıp sormuş: &[#]8220;Deve mi gördünüz mü?&[#]8221;
Çok çok zeki adamlardan biri, &[#]8220;Burada çok sinek var, sizin deve bal yüklü olmalı&[#]8221; demiş. İkinci çok çok zeki adam, &[#]8220;Burada otlar sağdan-sağdan yolunmuş, sizin devenin bir gözü kör olmalı&[#]8221; demiş. Üçüncü çok çok zeki adam, &[#]8220;Burayı otlarken hızla karşı tepeye koşmuş, ayak izlerinden hırsla koştuğu belli, sizin deve çok sinirli hayvan olmalı&[#]8221; demiş. Adam, &[#]8220;Yahu, bu adamların anlattığı deve benim deveye benziyor&[#]8221; deyip devesini adamlardan istemiş. Adamlar, deveyi tarif etmeye devam etmişler, ama ortalıkta deve yok. Adam kadıya gitmiş, çok çok zeki adamları şikayet etmiş. Kadı, tarafları dinlemiş. Çok çok akıllı adamlar, kadıya deveyi zekice anlatmaya devam etmişler, ama ortada deve yok.
Kadı, dönmüş adama: &[#]8220;Evladım, sen git, kendi deveni kendin ara&[#]8230;&[#]8221;
Günün Sözü:
Ya bir işe önceden başlama, yahut da başladığın işi bitir, yarıda bırakma!
Ziya Paşa