25 Ocak 2015 tarihli Din ve Akıl başlıklı yazımda, AKP cephesini; 5 Şubat 2015 tarihli Karşı Mahallede Kimler Oturur başlıklı yazımda da, muhalefet cephesini yazmıştım.
Bu
hafta konuyu sonlandıracağım.
AKP,
Amerikanın Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) Ilımlı İslam programında üretilmiş ve iktidara getirilmiş bir
partidir.
İktidara
getirilen AKP ve Recep Tayyip Erdoğan, kabul etmek gerekir ki, giderek gücünü
pekiştirdi. Anadolu sermayesinin ve muhafazakâr kesimin güvenini kazandı.
Uyguladığı sosyal yardım politikası ile yoksul kesimin desteğini kazandı.
Müslüman ülkelerden gelen sıcak para ve kamu kaynaklarının harcama oranını
arttırarak, ekonomide başarılı olduğu imajını verdi
Ama
asıl amaç, 1923ün rövanşını almaktı. Aldılar da
Birinci Cumhuriyet, büyük
oranda dönüşüme uğradı. Dine dayalı bir toplum örgütlenmesi hızla tamamlanıyor.
Bu
topraklarda artık din rüzgârı farklı esecek.
Allah
aşkı, Allah sevgisine dayalı Anadolu Müslümanlığı değil,
Allah
korkusu, cennet hediyesi, cehennem cezasını esas alan Vahhabi anlayışta Emevi
İslamı hâkim olacak.
Mesela,
dün herkesin itirazsız okuduğu ve içselleştirdiği Koca Yunus Emrenin;
Cennet cennet
dedikleri, birkaç köşkle birkaç peri,
İsteyene ver sen
onu, bana seni gerek seni!
deyişini
söyleyenler, dinden çıkmış, mürtet sayılabilirler ve canları tehlikeye
girebilir.
İşte
Anadolu İslamı ile Vahhabi Müslümanlığı arasındaki fark bu
Söylediklerim
şaka değil.
Bugünkü
AKP kadrolarına bu anlayışı yakıştıramayabilirsiniz.
Ama
onlar cumhuriyeti, İslami devlete dönüştürerek, alacakaranlığın kapısını
açıyorlar
Alacakaranlığın
kapısından zifir gecenin askerlerinin (Taliban,
Hizbullah, IŞİD, El Kaide ve benzerleri) gelmesi işten değildir.
Bu
nedenle zifir gecenin askerleri hakim olduğunda;
Kim gerçek
Müslüman?
sorgulamasından bugünün AKP kadrolarının bile (Erdoğan dâhil) başarılı çıkması mümkün değil.
[*] [*] [*]
Erdoğan
ve AKPnin, ABD ve Batı ile ilişkileri de sağlıklı değil, giderek de bozuluyor.
Uluslararası
yapılanmada ABD-AB yerine Avrasya tercih edilecek gibi görünüyor.
Şayet
AKP, ABD ve AB yerine Avrasya (Rusya,
Çin, Hindistan) seçeneğini tercih ederse, jeopolitik açıdan batının
Türkiyeden vazgeçmesi mümkün görünmüyor. Bu da başımıza yeni belalar açar.
Bu
iki nedenle Haziran seçimleri çok önemli
Bu
seçim, ülkenin AKPden demokratik yol ile kurtulması için son şans. Yani köprüden evvel son çıkış
Çünkü,
AKP ve Erdoğan, bu seçimde oy oranını korursa, ülke içinde İslami düzen esaslı
bir diktatörlük kurulması kaçınılmazdır. Diktatörlükler de çoğu kez antidemokratik
yollarla devrilir.
Oysa
ülkenin çıkarı ve benim tercihim demokratik
metot yani seçim sandığıdır.
Bu
da karşı mahallenin maharetine bağlı
Elbette
bugüne değin AKPye oy veren seçmenlerin AKP ve Erdoğanın ülkeyi
sürükledikleri felaketin farkına varıp tercihlerini değiştirmeleri de çok
önemli.
Yeni
İslami düzende; karşı mahallede yer alan Saadet Partisi dışındaki siyasi ve
inanç yapılarının varlıklarını koruması mümkün değil.
Mesela,
MHP, kavmiyetçi-milliyetçi olduğu için varlığını sürdüremez.
Sosyalist
ve sosyal demokratlar, üzerleri ilk çizilecek olanlardır.
Aleviler
zaten yanacak. Yeni Ebussuud fetvalarıyla canları ve malları helal sayılacak.
Laikçi
ordu ve liberal sermayenin esamisi bile okunmaz.
Kısacası,
karşı mahalle köprüden önceki son
çıkış şansını iyi kullanmak zorundalar.
Şunu
iyi bilelim;
En
kötü demokratik çözüm, en iyi antidemokratik çözümden iyidir.
Kısacası,
karşı mahalle umut olabilecek programlarla seçmenin karşısına çıkmak,
Seçim
barajını aşamayacak olanların oylarını ziyan etmeyecek metotları bulmak,
Yöneldikleri
seçmeni eksiksiz sandığa götürmek,
Sandıktaki
oylara sahip çıkmak zorundadır.
Bunu
başarmak zor değil.
Matematik
olarak da kolay ve mümkün
Son
cumhurbaşkanlığı seçiminde toplam seçmen sayısı 55 milyon 701 bin 719. Recep
Tayyip Erdoğan 21 milyon 871 oy almış. Yani yüzde 37,7. Geride 34 milyon 700
bin 846 seçmen, yani yüzde 62,3 gibi bir kesim var.
2014
yerel seçimlerinde de durum farklı değil. AKP, bu seçimde de İl Genel Meclisinde
kayıtlı seçmenin yüzde 37sinin oyunu almış.
Evet,
karşı mahallede oturanlar, diyorsunuz ki:
AKP, İslami devlet
kuruyor.
AKP, diktatörlük
peşinde.
AKP,
ülkeyi bölüyor.
Başkanlık
rejimine karşıyız.
AKP, polis devleti
kurma peşinde.
Tamam, hepsi
kabul ve de doğru
diyelim.
Peki,
siz ne yapıyorsunuz?
Seçmenin
yüzde 62si sizden yana gözüküyor.
Yani;
ununuz, şekeriniz, suyunuz, ateşiniz var.
Helvayı
görelim.
Önünüzde
köprüden önceki son çıkış var.
Ya
helvayı kavurursunuz, ya da AKP helvanızı kavurur.
Top
sizde
[*] [*] [*]
Bu tavanın tüm
balıkları; birliğiniz, dirliğiniz daim olsun!