Evet&[#]8230;
Hesap günü geldi.
Siyasetçiler dilediğince konuştu.
Eteğindeki taşı döktü.
Sıra vatandaşta.
Yarın hepimiz sandık başına gideceğiz.
Gönlümüzdeki partiye oyumuzu vereceğiz.
Kim ne derse desin.
Milletvekili, bir kentin kaderini etkileyemez.
Sürece katkıda bulunabilir.
Öncelikleri değiştirebilir.
O kadar yani.
İlimizden bir Bakan olsa derseniz o başka.
İlimiz o Bakanlığın yatırımlarından aslan payını alır.
Bu da önemli bir iştir.
Diğer Bakanlar üzerinde daha etkin oluruz.
Hizmeti kolay alırız.
Onun dışında.
Düz bir milletvekilinin Ankara&[#]8217;da hastane-kestane işlerinden başka önemli bir fonksiyonu yok.
Bunu hepimiz biliyoruz.
Bu seçim bitiyor.
Yarın sandıktan çıkacak beş isim, milletvekili olacak.
Ancak iki isim Bakanlık alabilecek.
Biz ne zaman hem iktidar, hem de muhalefetten Bakan olabilecek isimlerini Ankara&[#]8217;ya gönderebilirsek, o zaman kazançlı çıkarız.
Siyasetçiler konuştu.
Bizler yazdık.
Artık söz sırası vatandaşta.
Halkımız bildiğini okuyacak.
İstediği partiye mührü vuracak.
Vatana, millete hayırlı olsun.
Günün Fıkrası: Hadım&[#]8230;
Eski bir devirde İngiliz, Fransız ve Türk arkadaşlar haremin camından içeriyi gözetlerken yakalanmışlar. Olayı öğrenen Padişah çok sinirlenerek hepsinin mesleğine göre hadım edilmesine karar vermiş. İngilize mesleğini sormuşlar:
- Terziyim...
- Kesin makasla.
Fransıza sormuşlar:
- Oduncuyum...
- Kesin baltayla.
Bu sırada Türk gülmekten katılıyormuş. Merakla sormuşlar:
- Ya neden gülüyorsun, biraz sonra hadım olacaksın...
- Ben dondurmacıyım, nasıl bitireceksiniz onu merak ediyorum...
Günün Sözü:
"Çok dinlememiz ve az konuşmamız için iki kulağımız, bir dilimiz vardır."
Diogenes