TTK’yı "kömür üreten" bir kurum değil de, "enkaz kaldıran" bir kurum olarak mı konumlandırsak?

Bakıyorum, kömür üretirken gündem olmayan maden işçisi, enkaz kaldırırken gündem oluyor.

Çünkü kömür ithal edilebiliyor.

Ancak, enkaz altından can çıkartan arama-kurtarmacı ithal edilemiyor.

Olası "Büyük Marmara Depremi"nin yaklaştığı düşünüldüğünde, TTK’daki işçi sayısının artırılıp, arama-kurtarma-enkaz kaldırma ve enkaz altından can kurtarma operasyonlarına mı ağırlık versek?

TTK’nın yıllık üretimi bir milyon tonun altında.

Artık karlılığı-verimliliği olmayan bir kuruluş...

Ama şu depremde görüldü ki, ülke için çok da önemli bir kuruluş...

AFAD’ın kurtarma ekiplerinin, maden işçileri kadar başarılı olmadıklarını gördük.

AFAD'çılar, günlük rutinlerini yer üstünde geçiriyorlar.

Zonguldaklı maden işçilerinin 8 saatleri yerin altında geçiyor.

Yani enkaz altında yaşamaya alışkınlar.

TTK hem "kömür üreten" hem "arama-kurtarma ve enkaz kaldırmacı yetiştiren" bir kurum haline dönüştürülebilir.

Her gün üretim dışında bir-iki saat kurtarma eğitimi alabilir.

Türkiye, depreme hazır hale gelebilir.

Elbette konut stoğunun yenilenmesi, depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor.

Ama bu sürecin yıllar alacağı malum.

Hiç olmazsa, enkazdan can kurtarma konusunda acil önlemler alalım.

Patron çizmemişse...

Rödevansçılar adına inisiyatif alan Ofkar Madencilik’in sahibi İsmail Ofluoğlu, iyi bir çıkış yapmıştı.

Kendi şirketi, termik santrallere kömür satmadığı için rahattı.

Ayranı dökülse bile sorun olmazdı.

Kamuoyunda yankı uyandıran açıklamaları oldu.

Sanatçı gibi alkışı görünce coştu...

Yazılarını kim kaleme alıyorsa; iş, bir hesaplaşmaya doğru gitti.

Eren Enerji ile savaşa girildi.

Oysa olay, bölgedeki iki termik santralin yerli üretim kömür kullanmasını sağlamaktı.

Eren Enerji ile işi olan, hesabı olan, peçeteye adını yazdırdı!

Biz, işin perde arkasını biliyoruz...

Türk işi, Japon işi!

Bunu yapan iki kişi!

Biri erkek, biri dişi!

Ama bu iş, amacından saptı.

İsmail Ofluoğlu, bu dakikadan sonra bu konuda ne söylerse söylesin...

Söyleyeceklerinin hükmü olmaz!

Rödevansçılar bile İsmail Ofluoğlu’nu yalnız bırakır!

Oyun bozulur!

Masa yıkılır!

Patron, hesabı çizmemişse, yeniden başlanır!

Kartlar yeniden karılır!

Çizmişse, hayırlara vesile olsun!

Hesap, İsmail Ofluoğlu’na kalır!

 

Keşke Genel Müdüre sorsaydı!

Zonguldak Baro Başkanı Av. Türker Kapkaç ve Yönetim Kurulu üyeleri, depremde büyük hasar gören Hatay’a gittiler.

Zonguldaklı maden işçileriyle sohbet ettiler.

İşçiler, Zonguldak’a döner dönmez madende çalıştırılmaya başlandıklarını iddia etmişler!

Türker Kapkaç, “Artık grup grup Zonguldak’taki işlerine döndürüldüklerini ve akabinde böylesi yorucu bir çalışmadan sonra hemen işe başlatıldıklarını söyleyip bu husustaki serzenişlerini ilettiler. Kendilerine, TTK Genel Müdürlüğü yetkililerine bu durumu ileteceğimi ve Genel Müdürlüğün gerekli hassasiyeti göstereceğine inandığımı söyledim” demiş!

Türker Kapkaç, bu paylaşımı keşke TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu ile görüştükten sonra yapsa, çok iyi olurdu.

Ben, bir-iki müesseseyi aradım...

Üç günden önce işbaşı yapan yok.

Deprem bölgesine gidip-gelen kardeşlerimizi-arkadaşlarımızı aradım...

Üç günden önce işbaşı yapmadıklarını söylediler.