Yıllar önce bir minibüs şoförü iken önemli bir ailenin küçük kızına tacizde bulunan, bu nedenle aile bireyleri tarafından eşek sudan gelinceye kadar demir gibi dövülen, komaya giren ve günlerce hastanede yatan kişi Zonguldak’ı terk etmek zorunda kalmış!
Yıllar sonra işleri toparlamış!
Ahtapot gibi Zonguldak’a dönmüş!
Kızlarını taciz ettiği için dayak yediği aileye yüklü bir para ödemiş!
Biz diyelim 10 milyon!
Siz deyin 20 milyon!
Tabii ki “Ben sizin kızınızı taciz etmiştim. Siz de beni dövmüştünüz. Bu parayı alın, beni affedin” diye vermemiş!
Bu çaptaki kişiler daha profesyonel davranabiliyorlar!
Herkes bir minibüs şoförünün iş dünyasına girip bu kadar büyümesini, sonra tam batacakken bir elin onu tutup yeniden kente getiriliş hikayesini merak ediyor!
Tabii ki biz de merak ediyoruz!
İşimizin piri olduğumuz için bilgileri dikkatle topluyor, süzgeçten geçiriyoruz!
Ama asıl kafamızı kurcalayan konu, minibüs şoförü iken kızlarını taciz ettiği aile ile para karşılığı anlaşması oldu!
Bu konu kafamızı karıştırdı!
Dediğimiz gibi biz işimizin piriyiz!
Bu detaylara ulaşıp sizlerle paylaşırız!
Vali inip çıkmalı!
Uğur Mumcu Kavşağı’nda çevre yolu üzerinden Soğuksu’ya geçen üst geçitle ilgili tartışmalar sürüyor!
Eğer bu üst geçidi, vizyonsuz Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem yapsa, CHP tayfası, “Eskiden hiç yoktu! Buldunuz bunuyorsunuz” derlerdi!
Ve hatta Tahsin Erdem’in halkını düşündüğünü, merdiven çıkmanın halk, ruh ve beden sağlığına iyi geldiği anlatılır, yazdırılırdı!
Ama Zonguldak Belediyesi’nin yapması gereken üst geçidi Karayolları Bölge Müdürlüğü yaptı!
O nedenle tümden karşı çıkıyorlar!
Biz olayın o tarafında değiliz!
Üst geçidin merdivenleri dik ve kısa!
Bir ayak zor sığıyor!
Çıkarken iyi!
İnerken insanlar yuvarlanıyor!
Bunun karı var, kışı var!
Hiç olmazsa merdivenleri yenilenebilir!
Dikliği azaltılabilir!
Bu yanlış, ikinci üst geçitte tekrarlanmaz!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, üst geçide gitmeli, inip çıkmalı!
Bir daha inip çıkmalı!
Ona göre karar vermeli!
Bomba, bomba nereye kadar?
Zonguldak’ta kaçak kömür ocaklarına yönelik operasyonlar sürüyor!
Zonguldak Valiliği tarafından yayınlanan basın bildirilerinde ‘3 kaçak maden ocağı patlatıldı’, ‘7 maden ocağı patlatıldı’ şeklinde veriler paylaşılıyor!
Ülkenin kömüre ihtiyacı var!
Zonguldak’ın üretime ihtiyacı var!
Gençlerin işe ihtiyacı var!
Biz demiyoruz ki, kaçak ocaklarda insanlar ölsün!
Ocakları bombalarken alternatifler üretilsin!
Siz gidip Gazipaşa Caddesi’nde elinde cep telefonu ile gezen 18 yaşındaki çocuğu TTK’ya işe alacağınıza, özel ve kaçak maden ocaklarında çalışan madencileri işe alsanız çok daha iyi olmaz mı?
Adaptasyon süreci olmaz!
Adam, en iyi bildiği işi, en iyi şartlarda yapar!
TTK’ya işçi alımında bu kura saçmalığını mutlaka bırakmalıyız!
Eline cep telefonundan başka bir şey almamış gençleri madene sokmak doğru değil!
Gelelim kaçak kömür ocağı işine!
Madencilik sektörü önce hırsız/arsız ve yolsuz işverenlerden temizlenmeli!
Sonrasında madencilik sektöründe yatırım yapılması sağlanmalı!
Destek verilmeli!
Zonguldak’ın altındaki kömür, iş ve işçi sağlığı gözetilerek yerüstüne çıkarılmalı!
Bomba, bomba nereye kadar?
1+1’ci oğlan!
İstanbul’da yapılan uyuşturucu ve fuhuş operasyonu Zonguldak’ta yapılsa!
Zonguldak’ın ünlü isimlerini Atatürk Devlet Hastanesi Ek Binası önünde çeksek!
Bakliyatçıları, kuru fasulyecileri, demircileri, oduncuları, kömürcüleri, esrarcıları, kokaincileri, petrolcüleri, mekancıları çeksek!
Saç testi, kıl testi, kan testi derken testiyi su yolunda görsek!
WhatsApp mesajları Gazipaşa’ya düşse!
Genel Yayın Yönetmenlerini, Yazı İşleri Müdürlerini, Genel Müdürleri, siyasetçileri, bürokratları, kolluk güçlerini görsek!
Kömürcü sevgilisiyle otelde buluşurken, “Arkadaşını da getir” diyen evli öğretmeni çeksek mesela!
Sonra siyasetçi sevgiliden, medyacı sevgiliye geçen kartalozu çeksek!
Ay o arkada ağlayan kadın kim!
Onu da çekelim!
Anaaaa!
Bu Belediye Başkanının şeysi değil mi?
Bu da o Belediye Başkanının şeysi!
1+1’ci oğlan değil mi?
Ne gündem olur değil mi?
Alt geçitmiş, üst geçitmiş!
Kimin umrunda!
Yapay zeka!
Pusula’nın haberlerini yapay zekaya yeniden yazdırıp kendi haberiymiş gibi kullanan internet sitelerin sayısı 2’ye çıktı!
Biz bunlara ’kamyon lastiği kadar kafası var, sibop iğnesi kadar aklı yok’ diye yazınca bozuluyorlar!
Birken iki olmaları da ilginç!
Haberi alırsın, biraz araştırır, bilgi ilave eder, kendin yazarsın!
Haberi kopyalayıp yapay zekaya yazdırmak nasıl bir zeka pırıltısı?
Bir de bu fikir ve emek hırsızlığını çocuklarına öğretiyorlar!
İşte o daha kötü!
Bir de yapay zekaya çok salakça sorular sorup haberler yapanlar var!
Bir kere yapay zeka o kadar salak değil!
Daha akıllı sorular sorsanız, daha akıllı cevaplar alırsınız!
Bu gidişle yapay zekayı da kendilerine benzetecekler!
Bütün korkum bu!
Kıssadan Hisse: Eşeği saldım çayıra!
Bir zamanlar, bir köyün zalim bir ağası varmış.
Köylüye yapmadığı eziyet kalmamış.
Bir gün yaptıklarını fark eden ağa, tüm köylüleri meydana toplamış ve demiş ki; "Ben size yıllardır eziyet ettim, yapmadığım şey kalmadı. Ben her türlü cezayı hak ettim. O yüzden ben öldükten sonra cesedimi köyün girişindeki ağaca asın, 3 gün orada dursun ibret-i âlem için" demiş.
Gün gelmiş ağa ölmüş, köy halkı vasiyetidir diye ağayı ağaca asmışlar. Sonra köye jandarma gelmiş. "Siz köy halkı birleşip ağayı asıp, öldürdünüz" demiş.
Köy halkı ne derse desin inandıramamışlar jandarmayı ve tüm köy halkı dayaktan geçmiş. Velhasıl ağa yine yapacağını yapmış.
Bunun üzerine Kazak Abdal da bir köşede bu şiiri söylemiş.
Eşeği saldım çayıra
Otlaya karnın doyura
Gördüğü düşü hayıra
Yoranın da anasını
Münkir münâfıkın soyu
Yıktı harap etti köyü
Mezarına bir tas suyu
Dökenin de anasını
Müfsidin bir de gammazın
Malı vardır da yemezin
İkisin meyyit namazım
Kılanın da anasını
Derince kazın kuyusun
İnim inim inilesin
Kefen dikmeye iğnesin
Verenin de anasını
Dağdan tahta getirenin
Mezarına götürenin
Talkınını bitirenin
İmâmın da anasını
Kazak Abdal söz söyledi
Cümle halkı dahleyledi
Sorarlarsa kim söyledi
Soranın da anasını...