Her seçim döneminde konuşulan bu proje, 1998&[#]8217;de Bartın, tarihinin en büyük sel felaketini yaşamasaydı daha çok seçim malzemesi olmaya devam ederdi.
Kentin yüzde 75&[#]8217;ini sular altında bırakan büyük felaket acilen sel tedbirlerini almanın gereğini ortaya koymuştu.
Taşkın koruma, tarımsal sulama ve hidroelektrik santrali ile enerji üretimi özelliklerine sahip olan Kirazlıköprü barajı da Bartın&[#]8217;ın en önemli sel tedbirlerinden biriydi.
Mayıs 98&[#]8217;de meydana gelen felaketten sonra hemen projesi hazırlanan ve kısa sürede ihalesi yapılan barajın temeli de aynı hızla 1999&[#]8217;da atılmıştı.
Dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, dönemin Bartın Milletvekili Zeki Çakan ile bu yatırımı başlatmıştı.
Zeki Çakan, büyük sel felaketi sırasında Bartın&[#]8217;ın 3 milletvekilinden biriydi.
Partisinin hükümette olmasının verdiği avantajı kullanarak baraj projesinin başlatılmasını sağlayan Çakan, ödeneklerle de yakından ilgilenmişti.
Çok sayıda ırmak ve dere ıslah projesi ile birlikte Tefer projelerini de başlatan Çakan&[#]8217;ın daha sonra Enerji Bakanı olmasının da etkisiyle barajın ödeneklerinde artış olmuştu.
Kirazlı barajı 3 Kasım 2002&[#]8217;de başlayan Ak Parti döneminde ilk zamanlar inişli çıkışlı bir grafik çizmişti.
Barajın, çalışmaların aksamasından dolayı harcanamadığı için Ankara&[#]8217;ya geri giden ödenekleri bile vardı.
Baraj sahasından geçen Bartın Karabük yolunun yeniden yapımı işleri aksatmış, temelin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen halen daha ana gövde inşaatına başlanamamıştı.
Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;un açıklamasına göre barajın bu yıl ki ödeneği 16.2 milyon TL (16 trilyon)
Keşke daha çok olsaydı ama bu para da önemli bir kaynak sayılır ve epey ilerleme sağlayacaktır.
Daha önemlisi dün Kozcağız barajının ihalesi vardı.
Milletvekilimiz Tunç bu ihaleyi günler öncesinden duyurarak önemine dikkat çekmişti.
Eski Milletvekilimiz Zeki Çakan nasıl Kirazlı barajını başlatan milletvekili olarak anılıyorsa Milletvekili Tunç da Kozcağız barajını başlatan milletvekili olarak anılacaktır.
Tabi kısa sürede biterse belki de bitiren milletvekili olarak da anılabilir.
Barajlar Bartın için çok önemli. Kozcağız barajı çok daha önemli.
Bu baraj Bartın&[#]8217;a Kozcağız ve Kumluca&[#]8217;dan gelen suları dizginleyip kentin taşkından korunmasını ve tarımsal sulama yapılmasını sağlayacağı gibi içme suyu da sağlayacak.
Malumunuz küresel ısınma tehlikesi içindeyiz.
Barajda suyumuz bulunsa iyi olur.
Kozcağız barajı şimdiden Bartın&[#]8217;a hayırlı olsun.
Bu arada barajlardan sonra bir diğer önemli projemiz olan demiryolu projesinin yapımına da bu yıl başlanacak olmasının heyecanını yaşıyoruz.
Demiryolu da Kirazlı barajı gibi Bartın&[#]8217;ın 70 yıllık rüyasıydı.
Bu rüyanın gerçek olacağının müjdesini geçen yılın Aralık ayında almıştık.
8 Aralık 2009&[#]8217;da internet haber sitelerinde yer alan, daha sonra &[#]8216;bir rüya gerçek oluyor&[#]8217; başlıklarıyla yerel basında çıkan haberler &[#]8220;Adapazarı-Bartın Demiryolu Projesi&[#]8217;nin 2010&[#]8217;da başlayacağını&[#]8221; söylüyordu.
300 kilometrelik demiryolu ağı ile Bartın&[#]8217;ı tüm Karadeniz Limanları ile birlikte İç Anadolu&[#]8217;ya bağlayacak olan bu projeyle ilgili gelişmeleri de dikkatle takip ediyoruz.
Bartın&[#]8217;ı limanıyla birlikte bölgenin en avantajlı ili haline getirecek projeyle ilgili ihale haberlerini de merakla bekliyoruz.
Kömürünüz mü var, derdiniz var
Rüzgarımız da var, derdimiz yok ama.
Bartın ve Amasra rüzgar açısından da son derece zengin bir bölge.
Rüzgar biliyorsunuz, yenilenebilir bir enerji kaynağı ve biz bu kaynağı değerlendiremiyoruz, heba ediyoruz.
Yer altından kömür çıkarmak, çıkardığımız kömürü termik santral kurarak enerjiye dönüştürmek gibi dünyanın en zor, en zahmetli, en masraflı, en kirli işini yapmaya balıklama atlıyoruz, iş rüzgar santral kurmaya gelince arkamıza bakmadan kaçıyoruz.
Bölgemizde poyraz var, lodos var, karayel var.
Yaz rüzgarı esiyor kış rüzgarı da bahar rüzgarı da. Her mevsime uygun rüzgar bulunuyor.
Hatta senede en az 10 defa fırtına bile çıkıyor. Bu cevher Avrupa&[#]8217;da olsa havada kaparlar.
Hemen burada Çevre Meclisi Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Şevki Bayraktaroğlu&[#]8217;nun şu sözlerine dikkat çekelim;
&[#]8220;Üretilen elektrik enerjisinin yüzde 20&[#]8217;si hatların eski olmasında dolayı zaten kayboluyor. Burada termik santral için 1 milyar 700 milyon Euro yatırım yapılacağına bunun 10&[#]8217;da 1&[#]8217;ini enerji nakil hatlarının iyileştirilmesine harcasınlar, Amasra&[#]8217;dan elde edilmesi planlanan elektriğin 3 katını elde etsinler&[#]8221;
Çevre Meclisi, rüzgar ve güneşin değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor, bunu her fırsatta dile getiriyor.
Amasra&[#]8217;da kömür olmasaydı bütün bunlar yaşanmayacak, içme suyumuz, havamız, sağlığımız, tarımımız, turizmimiz, doğal yaşamımız tehlikede olmayacaktı.
Yer altı zenginliğiniz, madeniniz, kömürünüz olsa bir dert olmasa ayrı bir dert.
İki sene önce yazdığım bir yazıda, &[#]8220;Türkiye&[#]8217;nin enerjiye ihtiyacı var diyen (dönemin) Enerji Bakanı Hilmi Güler&[#]8217;in meclis kürsüsünden termik santrali savunan bir konuşma yapması ve Amasra&[#]8217;da zararsız teknoloji ile termik santral kurmanın mümkün olduğunu söylemesi, hükümetin de bu konudaki tavrını açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor&[#]8221; demiştim.
&[#]8220;Kömürünüz mü var derdiniz var&[#]8221; başlığını taşıyan bu yazı Ocak 2008 tarihini taşıyordu.
Yine bir Ocak ayındayız ve bir kez daha yoğun bir şekilde termik santrali tartışıyoruz.
Bakan Güler, Milletvekilimiz Rıza Yalçınkaya&[#]8217;nın santralin zararlarını anlatan konuşmasına cevap verirken, Amasra&[#]8217;nın güzelliklerini bildiğini ifade etmiş, santralin zararsız teknoloji ile kurulacağını vurgulamış ve projenin uygulanacağına dair iki yıl öncesinden kuvvetli bir sinyal vermişti.
Sayın Güler, &[#]8220;Ortada henüz Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu bile yok, tartışmalar yersiz&[#]8221; gibi bir ifade de kullandıysa da hükümet &[#]8220;enerjiye ihtiyaç var&[#]8221; bahanesiyle bu tür yatırımları destekliyordu.
Bakan Bey&[#]8217;in dediği zararsız, (az zararlı demek daha doğru olur) teknolojilerden bizde haberdarız.
Bunlarla belki çevreye ve insan sağlığına verilecek tahribatı azaltmak mümkün.
Tek sorun bu değil ki.
Bu teknoloji ile kurulan bir santralde filtrenin, arıtmanın çalıştırılıp çalıştırılmayacağı, ki maliyetleri yüksek olacağı için kuvvetle muhtemel çalıştırılmayacak olması gibi çok önemli bir sorun da var.
Eski teknoloji ile kurulup da fitresiz, arıtmasız çalışıp da havayı, suyu, çevreyi kirleten, tarımı, turizmi bitiren, etrafa kanser saçan santrallere bin bir güçlükle, cezayla, tepkiyle, baskıyla takılan filtrelerle kurulan arıtmalar Yatağan örneğinde olduğu gibi çalıştırılmıyor da, bunu bu yüzden söylüyoruz.
Tarihi ve turistik bir yerin ortasına, tarım arazilerin içine, denizin kenarına termik santralde neden bu kadar ısrar ediliyor anlamıyoruz.
Enerjiyi kömürden elde etmek şartmış gibi davranılmasına da bir anlam veremiyoruz.
Çevrecilerin ve bilim adamların dediği gibi rüzgâr, güneş, biyogaz ve jeotermal gibi yenilenebilir kaynakları neden kullanmıyoruz.
Çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen bu kaynakları kullanmak dururken, çevre kirliliği yaratacak, yüksek maliyetlere yol açacak ve üretimi çok zor yapılacak fosil yakıtları kullanmak niye?
Eski Enerji Bakanı Amasra&[#]8217;nın güzelliklerini bildiğini söylemişti.
Çevre ve Orman Bakanı da Hema&[#]8217;ya Amasra&[#]8217;nın turistik bir şehir olduğunu, santral yapımına uygun olmadığını, bu yatırımın başka bir yere yapılması gerektiğini söylemişti.
İktidar partisi milletvekilimiz Yılmaz Tunç da Amasra&[#]8217;nın turizmde marka olacağını, bu doğrultuda yatırımlar yaptıklarını söylüyor.
Amasra&[#]8217;nın güzelliklerinden, tarihinden, turizminden söz eden siyasiler eğer Amasra&[#]8217;nın güzel ve tarihi ve turistik bir şehir kalmasını istiyorlarsa termik santrali zararsız teknoloji ile lütfen başka bir yere kursunlar.