Bizim nitelikli danışman, kendisini ziyaret eden vatandaşlara, "Az kaldı, görüşeceğiz onunla! İşini verdim! Yakında çekecekler merkeze, öptürecekler herkese" diyormuş!
Benim devletim; hakkında nitelikli zimmet, resmi sıfata yakışmayan hal ve hareketlerden ceza yemiş birinin lafıyla bana hareket mi çekecek?
Benim devletim; kendisine iş için gelen işadamlarına, çocuklarının hesap numarasını verip "burs" adı altında para toplayan ve bu durum müfettiş raporlarıyla kanıtlanan bir danışmanın lafıyla bana hareket mi çekecek?
Benim devletim; atama-tayin için milletvekiline gelenlerden 3'er, 5'er bin lira avanta alan birinin lafıyla bana hareket mi çekecek?
"Benim kim olduğumu öğrenecek" diyormuş!
Ben, senin kim olduğunu biliyorum zaten!
Kim olduğunu, kimin çocuğu olduğunu da biliyorum!
Bak nitelikli danışman! Nitelikli dolandırıcı arkadaşınla istediğim numarayı çevirebilirsin! Ama benimle uğraşma!
Benim devletimle, Emniyet Müdürümle, Valimle, Başbakanımla, Cumhurbaşkanımla sorunum olmaz.
Ama sizin gibi nitelikli dolandırıcılarla, üçkağıtçılarla, elini garibanın cebine atan namussuzlarla, yolsuzluk-hırsızlık-arsızlık yapanlarla, Zonguldak insanını soyanlarla sonuna kadar mücadele edeceğim.
Hodri meydan... Elinden geleni ardına koyma!
Bakalım bu devlet sizin lafınızla mı hareket edecek, elindeki kanunla mı?
Hep birlikte göreceğiz...
Öteki Dünyadan Haberler...
İstanbul Ataköy Belediye Başkanından sonra Beşiktaş Belediye Başkanı da görevden alındı. Görevden alma dalgası Trakya'dan girdi galiba!
Demek ki, ben kalsam, beni de görevden alacaklardı!
Ne şanslı adamım değil mi?
Aranızdan ayrılmasam, eşimden ayrılacaktım!
Belediye Başkanlığından ayrılacaktım!
Dondurmacıdan ayrılacaktım!
Aquacıdan ayrılacaktım!
Eğer meclis toplantısından ayrılmasam, aranızdan soruşturmayla ayrılacaktım!
Siz benim kaybettiğimi sandınız!
Ben dünyayı kaybettim, ahireti kazandım!
Bu arada Kemal Abiyle karşılaştım!
Kamil Abiyle beraber Karakum'da oturup tavla oynuyorlardı!
Onlar Alaattin'i bekliyorlar!
Bana "Erim'i mi bekliyorsun?" dediler.
"Hayır! Ahmet ile Kerim'i" dedim!
Beyler, boşuna uğraşmayın!
Ben sahilden iki çakıl taşı bile getiremedim bu tarafa!
Bazen uçan daireleri görüyorum boşlukta!
Bazen paralar uçuşuyor havada!
Ah Tuncay'ım!
Hakkını helal et bana!
Günün Fıkrası: Hemen panik yapma!
İki akıl hastası kafadar, tımarhaneden kaçmanın bir yolunu arıyorlarmış. Nasıl olduysa kapının anahtarını bir şekilde uydurup, her gece dışarı çıkmaya başlamışlar. 3-5 gün bu böyle devam etmiş. Bir gece yine kaçmak için hazırlık yapmışlar. Tam kapının önüne gelmişler, bir de bakmışlar ki, görevli kapıyı açık unutmuş. Bunu gören akıl hastalarından birisi şöyle demiş:
- Eyvah kapı açık kalmış. Nasıl kaçacağız bu gece?
Diğeri gayet sakin şekilde cevaplamış:
- Hemen panik yapma, biz de pencereden kaçarız!
Günün Sözü:
"Para, size ancak bir yatak alabilir, iyi bir uyku değil; bir ev alabilir, bir yuva değil; bir arkadaş alabilir, bir dost değil."
Zig Ziglar