Anadolu Ajansı&[#]8217;ndan arkadaşlarımız TTK Genel Müdürü Burhan İnan ile 17 Mayıs&[#]8217;ta patlamanın yaşandığı maden ocağına girmiş.
Önemli fotoğraflar çekilmiş.
Her fotoğraf belge niteliğinde.
Arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.
Ve gelelim olayın yavaşça unutulan yüzüne.
TTK&[#]8217;nın açıklayamadığı bilirkişi raporunu sırayla CHP Milletvekili Ali Koçal ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı.
Bu raporda yanıtlanması gereken çok soru var.
Öte yandan her zaman soruyoruz.
Burada çalışmalar sırasında fotoğraf veya kamera ile bütün veriler yerinden oynamadan tespit edildi mi?
Bu sorunun yanıtı önemli.
Olaya; &[#]8220;Grizu oldu. 30 işçi öldü&[#]8221; diye bakamayız.
Bu yüzden de patlama sonrası neyin nerede olduğu önemli.
Buna örnek havalandırma vantilatörleri.
Raporda aynı yerde olduğu söyleniyor.
O zaman birinci arından çıkan metan gazı neden anayoldan ilerlemeyip, ikinci arına dolmaya başladı?
Bir de kaynak makinesi mevzusu var.
Henüz ondan da haber yok.
Yani aslında çok soru var.
TTK Genel Müdürü Burhan İnan&[#]8217;ın hassas olduğundan şüphemiz yok.
Ancak yine de bir çelişki hissediyorum.
Nedir o çelişki:,
Hem rapor, hem Burhan Bey özetle şunu söylüyor;
&[#]8220;Metan gazı, oksijen ve ateş kaynağı, belirli koşullar oluştuğunda patlamaya yol açar. Burada grizunun ortamının kesilen ince kömür damarından ani boşalmayla ortama yayıldığını görüyoruz. Grizu ve oksijenimiz var, fakat ateş kaynağı konusunda fikir sahibi olamadık.
Mutlaka grizunun patlaması için ateş kaynağının olması lazım. Bu insan kaynaklı da, makine kaynaklı da olabilir.
Onun için bizim bütün makinelerimiz anti grizuludur, yanmaz ve alev sızdırmaz özelliklidir. Normal maden ekipmanına göre 5 kat pahalıdır. Yurt dışında imal edilmişse 20 kat pahalıdır.´´
Raporda kusur oranı da ilginçti.
TTK yüzde 30.
Yapı-Tek firması yüzde 70.
Baştan beri seri ihmalleri yok sayıp gidip kıvılcımı kimin çaktığını bulmaya çalışırsak bu süreçten bir şey çıkmaz.
Kıvılcıma neden olan gerçek nedeni de bulamayacağımıza göre iş yine ortada kalacak.
Yüzde 1.5&[#]8217;ta tahliye etmesi gereken işçileri bile yüzde 4 metan seviyesinde tahliye etmeyen kurumun birim sorumluları ne iş yapar?
Bunu birilerinin sorması gerekir.
Kimdir bu adamlar.
Mesai saatinde ne yaparlar.
Kurum kendi evinin içine aldığı firmayı sanki bağımsızlaştırıyor bu süreçte.
Yani saha başka bir sahaymış gibi davranıyor.
İş kanunu ne derse desin kurumun kendi evinde çalıştırdığı firmayı sıkı sıkı denetlemesi gerekirdi.
Bunca iş varken kıvılcımın sahibini aramak bana çok gerçekçi gelmiyor.
Sorumlular bulunmalı.
Yoksa bu iş kaçak ocaklardakine benzer.
Kim öldüyse ocak sahibi odur.
İki kişi öldüyse diğeri ortaktır.
Polis gerçek ocak sahibini bilir ama beyana dayalı olması nedeniyle yasa gereği aksini de ispat edemediği için kabul eder.
TTK&[#]8217;da da iş neredeyse oraya gidecek gibi.
Bu süreçte ihmalleri görülen kurum amirleri, denetçiler cezalandırılmalı.
Burhan Bey bunu yapamazsa kurumda laubalileşme devam eder.
Kıvılcımı çakanı sorumlu ilan ederken, öncesinde yapılan tüm ihmalleri görmezlikten gelmek insanın vicdanıyla çelişir.
Önemli fotoğraflar çekilmiş.
Her fotoğraf belge niteliğinde.
Arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.
Ve gelelim olayın yavaşça unutulan yüzüne.
TTK&[#]8217;nın açıklayamadığı bilirkişi raporunu sırayla CHP Milletvekili Ali Koçal ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı.
Bu raporda yanıtlanması gereken çok soru var.
Öte yandan her zaman soruyoruz.
Burada çalışmalar sırasında fotoğraf veya kamera ile bütün veriler yerinden oynamadan tespit edildi mi?
Bu sorunun yanıtı önemli.
Olaya; &[#]8220;Grizu oldu. 30 işçi öldü&[#]8221; diye bakamayız.
Bu yüzden de patlama sonrası neyin nerede olduğu önemli.
Buna örnek havalandırma vantilatörleri.
Raporda aynı yerde olduğu söyleniyor.
O zaman birinci arından çıkan metan gazı neden anayoldan ilerlemeyip, ikinci arına dolmaya başladı?
Bir de kaynak makinesi mevzusu var.
Henüz ondan da haber yok.
Yani aslında çok soru var.
TTK Genel Müdürü Burhan İnan&[#]8217;ın hassas olduğundan şüphemiz yok.
Ancak yine de bir çelişki hissediyorum.
Nedir o çelişki:,
Hem rapor, hem Burhan Bey özetle şunu söylüyor;
&[#]8220;Metan gazı, oksijen ve ateş kaynağı, belirli koşullar oluştuğunda patlamaya yol açar. Burada grizunun ortamının kesilen ince kömür damarından ani boşalmayla ortama yayıldığını görüyoruz. Grizu ve oksijenimiz var, fakat ateş kaynağı konusunda fikir sahibi olamadık.
Mutlaka grizunun patlaması için ateş kaynağının olması lazım. Bu insan kaynaklı da, makine kaynaklı da olabilir.
Onun için bizim bütün makinelerimiz anti grizuludur, yanmaz ve alev sızdırmaz özelliklidir. Normal maden ekipmanına göre 5 kat pahalıdır. Yurt dışında imal edilmişse 20 kat pahalıdır.´´
Raporda kusur oranı da ilginçti.
TTK yüzde 30.
Yapı-Tek firması yüzde 70.
Baştan beri seri ihmalleri yok sayıp gidip kıvılcımı kimin çaktığını bulmaya çalışırsak bu süreçten bir şey çıkmaz.
Kıvılcıma neden olan gerçek nedeni de bulamayacağımıza göre iş yine ortada kalacak.
Yüzde 1.5&[#]8217;ta tahliye etmesi gereken işçileri bile yüzde 4 metan seviyesinde tahliye etmeyen kurumun birim sorumluları ne iş yapar?
Bunu birilerinin sorması gerekir.
Kimdir bu adamlar.
Mesai saatinde ne yaparlar.
Kurum kendi evinin içine aldığı firmayı sanki bağımsızlaştırıyor bu süreçte.
Yani saha başka bir sahaymış gibi davranıyor.
İş kanunu ne derse desin kurumun kendi evinde çalıştırdığı firmayı sıkı sıkı denetlemesi gerekirdi.
Bunca iş varken kıvılcımın sahibini aramak bana çok gerçekçi gelmiyor.
Sorumlular bulunmalı.
Yoksa bu iş kaçak ocaklardakine benzer.
Kim öldüyse ocak sahibi odur.
İki kişi öldüyse diğeri ortaktır.
Polis gerçek ocak sahibini bilir ama beyana dayalı olması nedeniyle yasa gereği aksini de ispat edemediği için kabul eder.
TTK&[#]8217;da da iş neredeyse oraya gidecek gibi.
Bu süreçte ihmalleri görülen kurum amirleri, denetçiler cezalandırılmalı.
Burhan Bey bunu yapamazsa kurumda laubalileşme devam eder.
Kıvılcımı çakanı sorumlu ilan ederken, öncesinde yapılan tüm ihmalleri görmezlikten gelmek insanın vicdanıyla çelişir.
Polis korkar mı?
Adaletin ve kanunların savunucuları ile uygulayıcılarının öyle hallerini görüyoruz ki içimiz sızlıyor. Vatandaş sahipsiz. Gerçekten sahipsiz. Vatandaş, bir yere kadar mücadele edebiliyor. Ya kanun uygulayıcılar ne yapıyor. Bir kısmı o insanlardan daha korkak. Devletin üniformasını taşırken üç köfteye, bir iltifata, dört otomobil lastiğine, iki duble rakıya tav olanların içler acısı hali bu ülkenin bilinen ama anlatılmayan yüzü. Öyle olaylar görüyor ve duyuyoruz ki. Bu adamlarla bu kentte adalet falan sağlanamaz dedirtecek şeyler. Lütfen şaşırmayın. Eminiz sizlerinde etrafında bu örnekler çok fazla. Üniformasının haysiyetini unutup basit ve komik çıkarlara minnet edenler her zaman birilerinin adamı olacaktır. Büyük menfaatlere daha sıra gelmedi! Vatandaş görüyor ve soruyor. Polisin korktuğu yerde vatandaş ne yapsın? Güçsüzden korkmayan, yer yer artistlik yapan polis, güçlü karşısında neden sesini çıkaramaz? Hepsinin yanıtını siz de biliyorsunuz!
Mesleki eğitim
Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi dostlarımız aramızda. Bir haftalık serüvenin ilk gününde tarihsel süreçte ve günümüzdeki medya değerlendirildi. Diğer bir sınıfta ise sinema ve belgesel. Gazeteci arkadaşlarımızın yanı sıra gönüllüler için çok önemli bir eğitim süreci. Bizlerin mesleki eğitim konusunda büyük eksiklikleri var. Bu nedenle özveride bulunup özellikle genç arkadaşlarımızın bu derslere katılması gerekiyor. Hikmet Yılmaz Özdemir ve İbrahim Akyürek hocalar da mekanlarını bu eğitime ayırdıkları için özel bir teşekkürü hak ettiler.