Ülke sürekli üretim- istihdam diyor.



İlgili bakanlar bu yönde geliştirdikleri politikalardan bahsediyor.



Teşvik kanunlarının içeriği bir birine karışmış.



Bakanlıklar ve ilgili bakanlıklara bağlı kurumların yöneticileri yönetmeliklerin birini öğrenemeden diğeriyle tanışıyor.



Sonuç ortada.





Bölgemizin yakaladığı fırsatlara kıyasla durum vahim.



Küresel ekonomi sisteminde artık her şeyin ticareti yapılabilir durumda.



Ancak Zonguldak yıllardır kendini yeniliklere kapatmanın cezasını çok fazla çekiyor.



Bir türlü üretim ruhunu yakalayamıyor.



Hemen hemen her alanda yapılabilecek işler var.





Az sayıdaki girişimcimiz zaten sütten ağzı yanmış yoğurdu üfleyerek yiyor.



Bir grup girişimci iş bağlantısı için Afrika ülkelerine gidiyor.



Yeni kapılar aralamaya çalışıyor.



Bir dönem Rusya´ya gidenler de olmuştu.



Bir kaçı dışında iş yapabilen olmadı.



Diğerleri ise gezilerden kalan hatıra fotoğrafları ve gece eğlenceleriyle tatmin olmakla yetindi.





Kalkınma Ajansı yetkilileri şimdilerde çok büyük bedeller olmadan yapılabilecek yatırımlar hakkında bilgilendirmeler yapıyor.



Ancak aradıkları girişimciler ortalarda pek yok.



Yine Kalkınma Ajansı yetkililerine göre Zonguldak´ta her alanda yatırım, üretim ve para kazanma imkanları var.



Kentte de var, kırsalda da var.



Hem de ulaşım sorunu çözülmeden, Filyos Projesi hayata geçmeden küçük çaplı da olsa istihdam alanı yaratılabilecek sektörler var.



Ara ürün üretebilecek sektörler var.



Ama cesaret yok.





Eksikliği en fazla olan şey ise bilgi.



Memlekette eksik olan başka şey ise nitelikli bürokrasi.



Hem uzmanların, hem girişimcilerin ortak derdi bürokrasi.



Türkiye´nin sorunu ama, bizde daha fazla görülüyor.



İş yaşamında yer alanların bulunduğu STK´lar verimsiz.





Yine uzmanlara göre piyasaya yeni girişimcilerin çıkması konusunda isteksiz davranıyorlar.



Mevcut sektörlerin canlanması, yeni iş, üretim ve istihdam alanlarının hayata geçmesi konusunda ilgisizler.



Siyasetçiler ise diğerlerinden farksız.



Girişimcilerin sorunlarına beklenen duyarlılığı gösteremiyorlar.



Zaman çok hızlı akıyor, Zonguldak zamanın arkasından el sallıyor.



Kamu ağırlıklı yatırım kültürüne alışmış Zonguldak´ta bazı şeyler çok yavaş değişiyor.



Kurumlar ve kişiler üretim ve istihdam dinamiklerini hayata geçirmede, çaba gösterenleri desteklemede yetersiz.





Zonguldak´ta birkaç lokomotif firma var.



Bir kaçı bugün 30-35 ülkeye ihracat yapıyor.



Türkiye´nin vergi listesinde ilk 500´e giriyorlar.



Küçük çaplı başka firmalarda var.



Üretiyor ve büyüyorlar.



Bunların sayısı neden artmasın?



Bunların olduğunu bilmek bile aslında bu memlekette neler yapılabileceğinin en önemli göstergesi.



Ama gel gelelim onlarda yalnız kalıyor.



Onları da şucu, bucu diye ötekileştiriyoruz.



Daha fazla üretsin, daha fazla büyüsün diye uğraşacağımıza köstek olmayı marifet sayıyoruz.





Bu kentte girişimci olup dolandırıcı muamelesi görmektense, hiçbir şey yapmayıp işadamı muamelesi görmek daha kolay hale getirilmiş.



Getiren kim.



Hepimiz.



Bunu herkes biliyor ve herkes konuşuyor.



Bunca insanın açlık, yoksulluk ve işsizlikten kıvrandığı yerde bizim şu yaptıklarımıza bakın!



Kayserililer gibi değiliz çünkü;



Üreticisine, girişimcisine, işverenine kafadan hırsız diye bakan bir memleketiz.



Daha ne bekliyoruz ki?