Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu;


Öncelikle kentimize hoş geldiniz.


Sefa getirdiniz.


Yıllardır Sayın Başbakanlara, Bakanlara mektuplar yazdık.


Çağrılarda bulunduk.


Dikkate alan oldu, almayan oldu.


Alınan oldu, alınmayan oldu.


Size de bir mektup yazmak farz oldu.



Bir…


Öncelikle emekliler, asgari ücret başta olmak üzere pek çok konudaki vaatlerinizi küçümseyen siyasi iktidar, sonuçta biraz olsun bunları dikkate almış olacak ki, AK Parti’nin yeni seçim vaatlerinde önemli gelişmeler var.



İki…


Diyor ki Sayın Davutoğlu:


- Ev almak için peşinat biriktirenlere yüzde 15 destek verilecek.


- Tüm annelere, doğum hediyesi programında ilk çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üçüncü ve sonraki çocuklar için 600 yani tam altın parası verilecek.


- Kadınlar ilk çocukta 2, ikinci çocukta 4, üçüncü çocukta 6 ay yarı zamanlı çalışacak, ama tam maaş almaya devam edecek.


- Seçilme yaşı 18’e indirilecek.


- Gençlere sınırsız internet imkanı verilecek.


- Kendi işini kurmak isteyen gençlere 50 bin liraya kadar karşılıksız destek verilecek. Bu yetmiyorsa, kendi işini kurmak ve geliştirmek isteyen gençler 50 bin liralık hibe üzerine, 100 bin lira faizsiz kredi de alabilecek. Yeni iş kuran gençler 3 yıla kadar gelir vergisi ödemeyecek. İlk kez iş bulan gencin maaşını bir yıl boyunca devlet ödeyecek.


- Devlet, çeyiz hesabında biriktirilen paranın yüzde 20’si oranında destek verecek.


- Emekli maaşlarına ayda 100 TL zam yapılacak, Tarım ve Bağ-Kur emeklileri hariç ayda 1000 liranın altında maaş alan hiçbir emekli kalmayacak.


- Emekliler 250 lira taksitle ve TOKİ yardımıyla ev alabilecek.


- Esnaflara 30 bin liraya kadar faizsiz kredi verilecek.


- Yemde ve gübrede KDV kaldırılacak.


- Asgari ücret ayda 1300 TL´ye çıkarılacak.


Şaka gibi, ama iktidar kanadında önemli gelişmeler var.


Bunda geçen seçim emekli ve asgari ücretle ilgili verdiğiniz sözler etkili olmuş görünüyor.


İktidarı bu anlamda biraz olsun dize getirmiş görünüyorsunuz.


Sizleri ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’yi kutlamak gerekiyor.


Kaynak meselesinin halktan mı yoksa tasarrufla mı çözüleceği konusunda endişemiz var hala.



Üç…


Sayın Kılıçdaroğlu;


Geçen seçim 3 milletvekili çıkarabilirsiniz Zonguldak’tan.


Ama kendi hatalarınızdan kaçırdınız.


1 Kasım seçimlerinde o şans biraz daha artmış görünüyor.


Ama engeller var.


Kendi içinizde sizi engelleyenler…


Size ne kadar doğru aksettirdiler, ama liste konusunda eğilim yoklamasında kimsenin pek itirazı olmadı.


Sorun kontenjan adayınızdaydı.


Kontenjan, zaten bir kırılma meselesiydi.


Ama oraya tercih ettiğiniz Sayın Ünal Demirtaş, kendisinden başka herkeste kusur bulma telaşına girdi.


AK Parti, ilk defa Ereğli’den ikinci sıraya aday çıkarmadı.


CHP ise, ilk defa Ereğli’den ikinci sıraya aday koydu.


Sonuç ortada.


Kayıp ortada.


1 Kasım öncesi tablo aynı.


Ünal Demirtaş’ın yerine Ereğli’de daha çok çalışıp ortalığı toparlayacak isim üçüncü sıra adayı Harun Akın.


Ve parti bu defa Ereğli’de başarılı olursa, Demirtaş kerameti kendisinde zannedecek.


Ankara’da öyle hava atacak.


Partililerden ve halktan aldığımız görüş şu ki, listedeki en büyük hatanız Demirtaş oldu.


Demirtaş’ı bir tarafa koyalım.


Diğer Halil Posbıyık dahil bütün kırgınları bir araya getirip gönüllerini almanız gerekiyor.


Bazı Belediye Başkanlarının Demirtaş’la yaşadıkları polemik nedeniyle partiden istifaları tartışılıyor.


Bunları Demirtaş’a biz anlatamadık.


Bir de siz anlatsanız ne güzel olur.



Dört…


Sayın Kılıçdaroğlu;


Pek çok CHP’linin miting beklentisinin aksine, Ticaret ve Sanayi Odalarının, esnaf örgütlerinin ve meslek odalarının, derneklerin başkan ve yönetim kurulu üyeleri ve işadamlarıyla buluşacaksınız.


Talepleri not alacak, vaatlerinizi paylaşacaksınız.


Bu buluşmanın çok daha verimli geçeceğine inanıyoruz…


Ancak bizim derdimizi anlatmaya saatler yetmez Sayın Kılıçdaroğlu…


Bu nedenle Başbakan veya muhtemel bir koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı olursanız, o zaman yine bekleriz.


O zaman birkaç saatinizi ayırmanızı isteriz.



Beş…


Sayın Kılıçdaroğlu;


Bu kentin çok derdi var, çok.


Siz muhalefet partisi lideri olarak sadece siyasi iktidarı kusurlu bulabilirsiniz.


Ama öyle değil.


Bu kenti ve bu kentin yalnız insanlarının duyguları, talepleri, acıları siyasi rant için kullanıldı.


Liderler kullandılar, attılar.


Kullandılar, attılar.


Sadece iktidar mı?


Hayır değil.


Muhalefette aynısını yaptı?



Altı…


Sayın Kılıçdaroğlu;


Siyasi iktidar sağdan, yerel iktidar soldan vurdu.


Biri değil, her ikisi de bu kente ihanet etti.


Bugün sizinkileri ele almak zorundayız.


Siz değildiniz ihanet eden, ama sizin temsilcilerinizdi.


Rant çevrelerinin bir araya gelmesiyle önseçimden birinci çıkan Sayın Muharrem Akdemir iyi insandır.


Hoş insandır.


Ama bu kentin yıllarını çaldırdınız.


Kentlerin gelişimi için belediyeler önemlidir.


Siyasi partilerin başarısı için belediye başkanları çok daha önemlidir.


Ama öyle şeyler oldu ki, Sayın Akdemir, 7 Haziran seçimlerinde adaylarınızla birlikte mahallelere çıkamadı, çıkamadı.


Acaba niye?


Elbette siyasi iktidarın zorlamaları olabilir, ancak bu kadar bahane niye?


Her beceriksizliğin, her ihanetin, her yüzüne gözüne bulaştırmanın sorumlusu siyasi iktidar olabilir mi?


Bizde örnek çok...


Olamaz.


Meclis üyelerinizi dinleyin.


Hala Meclis katibi olarak görev yapan Leyla Karakulak, Başkan Akdemir hakkında hangi gerekçelerle yapılan suç duyurusuna imza atmış.


Dinleyin.


Daha neler neler…


Hangi birini sayalım…


Ödenmeyen fakir aylıklarını mı?


Haksız alınan paraları mı?


Bu kentin acil ihtiyaçları dururken, Başkan Akdemir’in evinin önüne yapılan ve aylardır bitmeyen parkı mı?


Zonguldak Belediyesi’nin yaptığı tüm ihalelerin yüzde 70’nin direk veya dolaylı şekilde aynı işadamına verildiğini mi?


Taşeron çalışanların ödenmeyen maaşlarını mı?


Hangisini…


Aslında tüm Meclis üyeleri biliyor.


İl Başkanınız biliyor.



Altı buçuk…
Sayın Kılıçdaroğlu;


Milletvekillerinizi de dinleyin.


Milletvekili adaylarını da dinleyin.


Milletvekili aday adaylarını da dinleyin.


Söyleyin ki onlara;


“Arkadaşlar, bu Zonguldak’ta ne oluyor? Bana adam gibi bir anlatın bakalım.”


Ama baştan söyleyin.


Lafı dolandırmasınlar.


Eveleyip gevelemesinler!


Kem-küm etmesinler.


Belki de Zonguldak’ta ilk yapmanız gereken bu.



Yedi…


Siyasi iktidar olmak için elbette vaatleriniz olacak.


Hayalleriniz var.


Beklentileriniz var.


Bu kentte CHP’yi başarılı kılmak, oylarını arttırmak istiyorsanız, önce CHP’nin ne yaptığına bakmanız gerekir.


Muhalefetin “M”sini yapamayan örgütleriniz; kentten, olaylardan, söylemlerden, fikirlerden, duruştan yoksun örgütleriniz varken, Allah size kolaylık versin.


Ve Zonguldak Belediyesi’nin içinde dönenler, boş işlerle vakit geçirenler, hizmet değil, mazeret üreten bir Başkanımız ve çaresizlikten olsa gerek ona ayak uyduran örgütleriniz, Meclis üyeleriniz varken, Allah size kolaylık versin.


Acı, ama gerçek.


Böyle bir belediyecilik sizde varken, sizin başka muhalefete, başka düşmana gerek yok!



Sekiz…


Bugün kentin pek çok sorununa çözüm bulmaktan bahsedeceksiniz.


Vaatleriniz olacak.


Bunlar önemli.


Önemsiyoruz.


Önem verdiğiniz için mutluyuz.


Teşekkür ederiz.


Ama CHP’nin bayrağına sığınmaktan başka hiçbir marifeti olmadan seçilmiş veya görev yapan isimlerin de siyasi iktidarın ihanetçileri kadar suçlu.



Dokuz…


Sayın Kılıçdaroğlu;


Kusura bakmayın.


Bunları söylemek zorundayız.


Ve aslında bunlar özetin, özetinin özeti.


CHP iktidara gelse bile Zonguldak Belediyesi’nin başında Sayın Akdemir olduğu, CHP yöneticileri aynı zihniyette olduğu sürece bu kent kötü yönetilmeye devam edecek.


Bu kent büyümeyecek.


Ucuz bahanelere sığınılacak.


Ve 5 sene sonra da gelseniz, kentte değişen bir şey görmeyeceksiniz.


CHP’nin Zonguldak’ta oy oranını arttırmak, milletvekili sayısını 3’e, 4’e çıkarmak istiyorsanız, Zonguldak Belediyesi’nden başlamanız elzemdir…



Bu şahsi bir mektup değil, kamuoyu adına yazılmıştır…


Saygılarımızla