Zonguldak, geçtiğimiz Cuma akşamı çok önemli bir randevuya ev sahipliği yaptı.

AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun, CHP İl Başkanı Ertuğrul Koltuk ve MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, Pusula TV’de yayınlanan “Sözü Özü”nde bir araya geldiler.

Öncelikle üç ismi aynı programa çıkaran Osman Sav arkadaşımızı kutluyoruz.

Sonrasında ise İl Başkanlarını kutluyoruz.

Üç isim, aynı programda, aynı masada buluştular.

Sav’ın deyimiyle:

“Bu anlamda Zonguldak’ta AK Parti, CHP ve MHP İl Başkanlarının ilk defa bir canlı yayında bir araya gelerek, Zonguldak sorunlarını ve çözüm önerilerini konuşmaları tarihi bir olaydır.

Önemli kararların çıktığı programda birlikteliğin devamının samimiyetle istenmesi en büyük adım oldu.”

[*] [*] [*] [*]

İşte bütün mesele bu samimiyet…

Siyasette kabuk değişimi önemlidir.

O kabuğu değiştirecek olanlar da bireyden başlıyor.

İl Başkanlarının; söz konusu hizmet olduğunda, söz konusu diyalog olduğunda bir araya gelebilmesi kente çok şey katar.

Üç İl Başkanı da, o akşam çok önemli şeyler söylediler.

Hepsi çok değerli…

Hepsini bir tarafa koyalım.

Asıl önemli olan bu buluşmanın kendisiydi.

Zonguldak özelinde önce, “Biz” diye bakabilmenin adımları böyle böyle atılıyor.

Ve yıllardır yaşanan tartışmaların ardından geç de olsa olgunlaşma sürecinin devam ediyor olduğunu görmek güzel.

[*] [*] [*] [*]

Bu buluşma öncesi “Artı-Eksi”de dünya görüşleri ve siyasi hassasiyetleri birbirleriyle tamamen zıt sendika başkanları bir araya geldi.

Hükümete, AK Parti’ye yakın olduğu ifade edilen Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen’in Başkanı Sadetttin Dede, MHP’ye yakın olduğu ifade edilen Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen’in Başkanı Şahin Ören, sola ve son dönemde özellikle HDP’ye yakın olduğu ifade edilen KESK’e bağlı Eğitim-Sen’in Şube Sekreteri İsmet Akyol ve Eğitim-Sen’den siyasi görüş farklılıkları nedeniyle ayrılan ve daha çok CHP çizgisinde olduğu ifade edilen Birleşik Kamu-İş’e bağlı Eğitim-İş’in Şube Başkanı Metin Kahveci aynı masada buluştu.

Zonguldak’ta eğitim sorunlarını konuştuk.

Ciddi görüş ayrılıkları vardı.

Küçük ve tatlı atışmalar tadındaydı.

Dört temsilciye bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Hepsinin ortak görüşü, Zonguldak’ta eğitimin aksayan yönlerini kabul etmeleriydi.

Hepsi İl Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek’e çağrı yaptılar.

Eleştirdiler.

Sert sözler de oldu.

Program bitti, Milli Eğitim Müdürümüz Turgut Özbek aradı.

Hem bizlere, hem katılımcılara teşekkür etti.

Mesaj yerine ulaşmıştı.

Sayın Özbek, belli ki notlarını almış ve bunların hiç olmazsa bir kısmı yerel düzeyde düzeltilebilecek işler.

[*] [*] [*] [*]

Pusula Gazetesi olarak, Pusula TV olarak bunları önemsiyoruz.

Yıllardır bunları anlatmaya çalıştık.

En azından ortak doğrularda bir araya gelebilmemiz gerekir.

Kentin çıkarlarında buluşmak gerekir.

Bu görüşe katılan oldu, katılmayan oldu yıllardan beri…

Ama sorunlar üzerimize geldiğinde herkesten bu temennileri, çağrıları duyduk.

Ama anlatmakta zorluk çekiyoruz.

Uygulamada zorluklar çekiyoruz.

Çünkü bir samimiyet sorunu var.

Şu son iki program bile aslında çok şey anlatmaya yetiyor.

Mesele bir araya gelmekle oluyor.

Bir adım atmakla başlıyor.

Elbette bu ritmi her zaman aynı hızda sağlamak mümkün değil.

Ama bunun başka yolu yok…

[*] [*] [*] [*]

Ve milletvekilleri…

Zonguldak milletvekilleri…

7 Haziran seçimleri öncesinde bu anlamda çok önemli adımlar atılmıştı.

Ve o adımı ilk atan isim, “Ağabeylik yapmaya geliyorum” diye MHP Milletvekili Zeki Çakan olmuştu.

Ama yalnız kalmadı.

Bu çağrıya CHP’den milletvekili seçilen Şerafettin Turpcu katıldı.

Muhalefettekilerin bir araya gelmesi kolaydır da, iktidar yoksa o işin içinde fazla bir anlamı da olmaz.

İşte orada da AK Parti’den milletvekili seçilen eski Başsavcımız Hüseyin Özbakır sahneye çıktı.

AK Partili Faruk Çaturoğlu da o iyi niyete dahil olanlardandı.

Ama tek başına iktidar olmayınca, koalisyon hükümeti kurulamayınca, bu iyi niyet kendisini öteledi.

Çakan’ın Zonguldak, hatta bölge milletvekillerini bir yemekte buluşturma düşüncesi bir hükümet kurulamadığı için zorunlu olarak ertelendi.

[*] [*] [*] [*]

Çakan, “Beni davet ederlerse, koşa koşa gelirim” diyordu.

Yine aynı görüşte…

Bu görüşe diğerleri de destek olacaktır.

Liderler her ne kadar kavga etse de, Zonguldak’ın milletvekilleri dayanışma içinde olmalı.

Yaptıkları çalışmaları herkesin bilmesine de gerek yok.

Ama arada birlikte basın karşısında çıkmaları, kentte sinerji yaratır.

Yan yana geldiklerinde iktidar-muhalefet ayırmadan ortaya koyacakları kent adına dayanışma tablosu, onları çok daha güçlü ve saygın kılar.

[*] [*] [*] [*]

Bunlar neden önemli?

İşte bu yüzden...

Kentte algı değişimine ihtiyaç var.

Milletvekilleri, il başkanları, sendikacılar bunları korkmadan yapmaya başlarsa; topluma, sokağa iner bu davranış şekli…

Niye olmasın?

Bu kentin en büyük eksikliği bu değil miydi zaten?

Eeee, o zaman daha neyi bekliyoruz?

Peki, bunu kaç kişi yapabilir?

Kaçımız yapabiliriz?

[*] [*] [*] [*]

Ve tabii ki medya…

Bu işlerin medyaya yansıyış şekli önemli…

Pusula Yayın Grubu olarak, bizler baştan beri böylesi bir tabloyu çok istedik.

Çağrılarımız oldu.

Yan yana gelmeyen isimleri bir konu çerçevesinde buluşturduk.

Şimdi aynı masada buluşturma imkanlarımız var.

Daha fazla olacak.

Daha fazla buluşturacağız.

Daha fazla zorlayacağız.

Görüş ayrılıkları, polemikler elbette olacak.

Ama bunlar asla, ama asla diyaloğa, ortak akla, ortak çözüme, dayanışma ve paylaşma kültürüne engel değil.

Ve bunları yapabilen siyasetçiler daha değerli kılınmalı.

Bunları yapabilen STK’ların yöneticileri daha çok desteklenmeli.

Toplum olarak bunu istemeliyiz.

[*] [*] [*] [*]

İktidar temsilcileri böyle daha güçlü olur.

Muhalefet böyle daha güçlü olur.

STK’lar böyle daha güçlü olur.

Yerel medya böyle daha güçlü olur.

Ve bir bakmışsınız, çözülemeyen onca sorunun çözümü hız kazanmış.

Siyaset yapma adına bu kenti birbirimize zehir etmeyelim daha fazla.

Sandığa giderken, tercih yaparken, seçim toplantılarında bu konuyu da ana etkenler ve tercih nedenleri arasında görüp değerlendirmek gerekir.

Kılıçdaroğlu’na mektup - 2

Dün bu sütunlarda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yazılan mektup;

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu;

Öncelikle kentimize hoş geldiniz.

Sefa getirdiniz.

Yıllardır Sayın Başbakanlara, Bakanlara mektuplar yazdık.

Çağrılarda bulunduk.

Dikkate alan oldu, almayan oldu.

Alınan oldu, alınmayan oldu.

Size de bir mektup yazmak farz oldu” sözleriyle başlıyordu.
Önemli detaylar, öngörüler paylaştık.

Yaşanmışlıkları örnek olarak gösterdik.

Mektup, Kılıçdaroğlu’na sağ salim ulaştı.

Mektubun ardından alınanlar oldu.

Destekleyenler oldu.

Özellikle Zonguldak Belediyesi’yle ilgili yazılanlar, pek çok CHP’li okurumuzun duygularına da tercüman olmuş görünüyor.

Özellikle örgütler ve belediyeler açısından destekleyenler, altına imza attığını söyleyenler önemliydi bizim için.

Ve bunların büyük bölümü de yine CHP seçmeniydi.

Gördüklerimizi, olayları, yaşanmışlıkları özetin, özetinin özeti olacak şekilde anlatmaya çalıştık.

Ama şunu gördük ve anlıyoruz ki, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’in yönetiminden memnun değil.

Yani aslında Zonguldak’ta ne olup bittiğini aslında kısmen da olsa biliyor.

Ama seçim kazanma adına bu risk alınmış bir defa.

Artık bir daha ki seçimlere!