CHP kurultayını yaptı.
Kısmi çarşaf listeyle oluşturulan Parti Meclisi&8217;nde sürpriz isimler var.
Eski CHP&8217;liler&8230;
Kronik CHP&8217;liler&8230;
Dönek CHP&8217;liler&8230;
Fırsatçı CHP&8217;liler&8230;
Eski SHP&8217;liler&8230;
Etnik CHP&8217;liler&8230;
Fikri ve tavrı hür CHP&8217;liler&8230;
Değişim kurultayında ortaya çıkan tablo, CHP&8217;yi ne kadar halkla bütünleştirecek?
Bu sorunun yanıtını görmek için sanırım çok fazla beklemeye gerek kalmayacak.
Çünkü bu tablonun, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu&8217;nun hayal ettiği tabloyu sergilemesi zor.
Hele hele arada kolay hizip çıkartabilecek isimlerin olması da dikkat çekici.
Olaya Zonguldak açısından bakalım.
En birincisi; Haberal kanadının desteği ile Parti Meclisi&8217;ne gireceği belirtilen Neriman Posbıyık, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu&8217;nun anahtar listesine bile giremedi.
Bu olayı ucuz yoldan, &8220;Haberal&8217;ın dediği olmadı&8221; diye yorumlamak kolaycılık olur.
İl kongresinde Posbıyık kanadının Haberal&8217;larla aynı paralelde buluşmasından yola çıkanların böyle bir ödül beklentisi zaten abartılıydı.
Posbıyık&8217;ın böyle bir göreve gelmesi, yerel açıdan baktığımızda Zonguldak&8217;ta temsil sorunu yaşayan CHP&8217;nin enerjisini ateşleyebilirdi, ama Genel Merkez düzeyinde verebileceği çok fazla bir şey olmazdı.
İkincisi ise, Parti Meclisi&8217;ne aday olan Önay Alpago ve Buket Müftüoğlu&8217;nun tatile gönderilmiş olması.
Üçüncü olarak tatile gönderilen isim ise, kongreye kadar Parti Meclisi üyesi olarak görev yapan ve Genel Başkan Yardımcılığı gibi büyük beklentilere giren Ali İhsan Köktürk.
Kılıçdaroğlu, her ne kadar Köktürk&8217;ü 100 kişilik anahtar liste içine almış olsa da, 52 kişilik asıl anahtar listeye almamış olması önemli bir mesajdı.
Buna karşın Köktürk&8217;ün daraltılmış listelerde bulunmamasına karşın 554 oy alarak 54&8217;üncü sırada yer almış olması ve kıl payı Parti Meclisi&8217;ni kaçırmış olması da önemli bir başarı.
Bu bağlamda Köktürk&8217;ü tebrik etmek gerekiyor.
Sonuç olarak Kılıçdaroğlu&8217;nun dediği oldu.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Köktürk&8217;e;
&8220;Neriman Hanım başta olmak üzere senin bölgenden kimseyi Parti Meclisi&8217;ne almıyorum.
Sen artık biraz da seçim bölgen Zonguldak&8217;ta çalış.
Bak zaten Haberal Hoca da cezaevinde.
Ne zaman çıkacağı belli değil.
Hatırlar mısın, geçen miting yaptık, ama İstanbul ve Ankara&8217;dan gelenlerle Haberal kanadı olmasaydı alanı dolduramayacaktık.
Bunları görmüyorum zannetme.
Git önce sen sonra teşkilatını araziye çıkar&8221; demek istemiş olabilir.
Köktürk&8217;ü artık Zonguldak ilçe ve köylerde daha fazla görebileceğiz.
Köktürk&8217;ün Parti Meclisi&8217;ne girememesine en çok sevinenler şöyle:
Birincisi, Köktürk&8217;le hesabı olanlar.
İkincisi, Milletvekili olmayınca rahat rahat tembellik yapan teşkilatlar!
Teşkilatların rahatı bozulacak, ama artık çok geç.
Kılıçdaroğlu&8217;nun kusuruna bakmasınlar!
Az kalsın unutuyorduk;
Murat Karayalçın, Haluk Koç ve Adnan Keskin&8217;in Zonguldak&8217;taki eski takım arkadaşları da erken sevinmesin!
Dünyanın en çirkin binası!
Dünyanın en çok satan gezi rehberlerinden &8220;Lonely Planet&8221; dünyanın en güzel 10 binasını seçmiş.
Lonely Planet´in internet sitesindeki listede tarihi binaların yanı sıra modern yapılar da yer aldı.
Listedeki dünyanın en güzel binalarından biride Türkiye&8217;den...
&8220;Hangi bina?&8221; diye baktığımızda karşımıza Ayasofya Camisi çıktı.
Lonely Planet editörlerine çağrımız, dünyanın en çirkin binalarını da seçmeleri.
O zaman da Türkiye&8217;den mutlaka ilk 10&8217;a giren bina mutlaka çıkar.
Çünkü dünyanın en çirkin binası Zonguldak&8217;ta...
12 Katlı İş Merkezi.
Hatta Zonguldak&8217;ta dünya sıralamasına girecek birkaç bina var.
12 Katlı İş Merkezi&8217;nin fiziği ayrı çirkin, ruhu ayrı çirkin.
Bunu yapanlar ve yaptıranların savunacak hiçbir şeyleri yok.
Zonguldak Belediye Başkanlığı&8217;na aday olanların yapması gereken ilk şey, bu binayı yıkmak için söz vermeleri.
O zaman anlarız çaplarını!
Ramazan yardımları&8230;
Ramazan geldi.
Gıda yardımları hazırlanıyor.
Değişen pek bir şey olmayacak.
Kimi, &8220;fırsat bu fırsat&8221; deyip 50 yerden yardım isteyecek.
Kimi gerçekten muhtaç olduğu halde gururuna yedirip kimse kapısına bir şey getirmediği sürece kimseye el açamayacak.
Bir de yardım edenler olacak.
Kimi gizli yapacak, kimi şova dönüştürecek.
Siyasi partilere, belediye başkanlarına gidip, &8220;Ben size oy vermiştim&8221; diyerek avuç açanların yanında, bir de, &8220;Sen bize oy vermiş miydin?&8221; diye soranlar olacak.
Verse ne olur, vermese ne olur.
Şaka değil.
Bizler öyle örnekler görüyoruz ki, yüzümüz kızarıyor.
Bari bu Ramazan ayında bunları yapmayın.
Gerçekten ihtiyacı olan, ama sesini çıkaramayan gerçek muhtaçlara ulaşın.
En doğru yolu mahalle muhtarları gösterecektir.
Kadınları maymuna çevirmeyin!
Erkekler, kadın kuaförlerinden çok dertli.
Haksız sayılmazlar.
Gerçi onlar son dönemlerde kendilerini &8220;saç tasarımcısı&8221; olarak nitelendiriyor, ama ortaya çıkan tasarımı taşıyan kadın, bazen kadın olmaktan çıkmış oluyor.
Bakımsız kadınları, &8220;güzelleştirelim&8221; derken, güzel kadınları da maymuna çevirebiliyorlar.
Konuyu kuaför arkadaşlarla konuşuyoruz.
Onlar da kısmen hak veriyorlar.
&8220;Müşteri öyle istiyor&8221; deyip geçiyorlar karşıya.
Onu bunu bilemem, ama erkekler bu konuda çok dertli.
Bizden söylemesi.
Karısını tanıyamayan, başkasıyla karıştıran çok oluyor.
Siz siz olun, &8220;makyaj yapıyorum&8221; derken yuva yıkmayın!