Biz bu manzaraları çok gördük.
Daha ne kadar göreceğiz bilemiyorum.
CHP´nin yeni lideri kurultay öncesi planladığı taziye ziyaretini dün gerçekleştirdi.
Karadon´daki faciada yaşamını yitiren Yapı-Tek firması işçilerinin ailelerine gitti.
Elbette ilk durağı Genel Maden İşçileri Sendikası oldu.
Son durak Zonguldak Belediyesi idi.
Gün içerisinde çok sayıda medya mensubu Kılıçdaroğlu´nu izlemek için Zonguldak´taydı.
Biz de izleyenler arasındaydık.
Kılıçdaroğlu izlenme sürecinde.
Ancak birkaç konu var ki bunları da iyi niyetli olarak analiz etmek gerekiyor.
Birincisi medya mensupları dahil Kılıçdaroğlu´nun Zonguldak gezisini eski Başbakanlardan Bülent Ecevit´in ilk ziyareti ile kıyaslama hatasına düştüler.
Önemleri ve zamanları çok farklı. Bu başlangıçları doğru analiz edebilmek için o dönemi de yakından bilmek, görmek gerekir.
Hissiyatın mantığın önüne geçtiği yorumlara tanık olduk.
Kılıçdaroğlu´nun lider olması elbette doğal ve beklenenin ötesinde bir sinerji yarattı.
Bu sinerjinin en büyük bölümü merak ve ilgi.
Kemal Bey´in yaydığı sinerji tavan yaptı.
Ancak bundan sonra öncelikle o sinerjinin içini doldurması gerekecek.
Bu şartlarda kıyaslama hem Ecevit´e, hem Kılıçdaroğlu´na haksızlık olur.
İki isminde en öne çıkan özellikleri halka dokunma arzuları.
Mütevazi yapıları. Ve alçakgönüllülükleri.
Bu gezi maden şehitlerine taziye ziyareti olacaktı.Ancak kurultay sonrasına denk gelmesi içeriğini de biraz değiştirdi.
Seçim gezisi, taziye gezisi arası garip bir şova dönüştü.Kılıçdaroğlu elbette çok net mesajlar verdi. Siyaseten baktığımız da doğru bir çıkış yaptı. Ancak madalyonun diğer tarafında bir sıkıntı var. Kılıçdaroğlu´nun en bariz öne çıkan vurgularından birisi; "Halka dokunacağız" demesiydi. Ancak Kılıçdaroğlu´nun halka dokunmaması için hemen hemen herşey yapıldı diyebiliriz. Pek çok örnek ve detay var.
Ancak CHP´nin şovmen organizatörleri Kılıçdaroğlu´nun halka dokunmasını engellediler.
Aşırı izdiham bir ilgi patlamasından çok, bir organizasyon bozukluğundan ileri geldi.
Kılıçdaroğlu´nu halkla baş başa bırakmamak için ellerinden geleni yaptılar.
Hele hele Sendika&[#]8217;nın çıkışında CHP&[#]8217;li gençlerinin oluşturduğu bariyer içinde hareket alanı kısıtlanan Kılıçdaroğlu´nun yerinde ben olsam durur, ortamın önce bir durulmasını isterdim.
Halka yakın lider olmanın en büyük özelliklerinden birisi aradaki ki bu abartılı koruma ordusunun uzaklaştırılması olmalı.
İşin kötüsü izdihama neden olanların büyük çoğunluğu zaten partililerdi.
Kılıçdaroğlu´nun yanında görünme arzularını anlıyorum ancak CHP´lilerin partilerine yapacağı en büyük iyilik Kılıçdaroğlu´nun halka dokunma arzusuna engel olmamaktır. Ama öyle yapmadılar. Yapamadılar. Engel oldular.
Çünkü hala öğrenemediler. Bu nasıl halka dokunmak? Kaldı ki ortada bir taziye durumu, acı paylaşımı var. O zaman yapılması gereken Kemal Bey´i biraz rahat bırakmaktı.
Tahmin ettiğim gibi oldu.
Kılıçdaroğlu bazen halka dokunabilmek için partisinin görevlilerine, partililerine ve arada durumu idare edenlere çalım atmak zorunda kaldı.
Partinin öncelikle Kılıçdaroğlu´nun tarzına yakışan yöneticilerle donatılması gerekiyor.
Partililer sempati kazanma ve gövde gösterme çabası içinde olurken verdikleri zararın farkında değiller.
Çünkü onlara bunları söyleyen birileri de yok.
Bazı manzaraların CHP´nin bazı kurmaylarını da rahatsız etmiş gördüm.

GMİS´ten açık destek istedi

Genel Maden İşçileri Sendikası´nda Ramis Muslu ve yönetimi döneminde gösterilen iyi niyet, çalışma azmi ve şeffaflaştırma anlayışı her geçen gün meyvelerini veriyor.
GMİS bir kez daha önder sivil toplum örgütü olma yolunda önemli bir adım attı.Kemal Kılıçdaroğlu´nun GMİS ziyaretinde de bu fazlasıyla görüldü. Ramis Muslu, Kılıçdaroğlu´na kurultayda iş dünyası ve çalışanlara yönelik verdiği mesajlardan dolayı teşekkür etti.
Kılıçdaroğlu´da kurultaydaki açıklamalarını biraz daha açarak çalışanlara pozitif mesajlar verdi.Ve açık bir talepte bulundu.
"Biz sizin yanınızdayız, siz de bizim yanımızda olun" diyerek açık bir dille destek istedi.
GMİS´e uzun yıllar aradan sonra yapılmış en anlamlı ziyaret oldu.
Kılıçdaroğlu seçim sürecine kadar bu duruşunu koruyabilirse Zonguldak´tan destek görür.


Posbıyık yoktu

Kemal Kılıçdaroğlu´nun Zonguldak gezisinde gözler Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık´ı aradı.
Posbıyık yurt dışında olduğu için bu geziye katılamadı.
Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref ise hiç yanından ayrılmadı.
Kılıçdaroğlu´nun yanından ayrılmayan bir diğer isim ise Posbıyık ve Eşref gibi İl kongresinin diğer muhalif ismi Şerafettin Turpçu´ydu.
Kılıçdaroğlu herkesi heyecanlandırmış görünüyor.
CHP için hayırlısı


Ali Koçal-Ali İhsan Köktürk

CHP liderinin dünkü ziyareti sırasında en rahat isim Milletvekili Ali Koçal´dı.
Oldukça keyifliydi.
Koçal sürekli olarak Kemal Kılıçdaroğlu´nun yanındaydı.
Kendisini bilgilendirdi, yönlendirdi.
Ali İhsan Köktürk´ü ise moralsiz gördük.
Biraz daha arka planlarda, ama biraz kırgın bir duruşu vardı.
Köktürk´ün PM´ye girememesini fazla kafasına takmaması kendisi için daha iyi olur.
Kılıçdaroğlu, Çaycuma´ya geldiğinde de kendisi öncülük eder.