Zonguldak Merkez Soğuksu Pazaryeri'nde bir kadın, karşısında gördüğü Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’a, "Ben, AK Partili değilim ama Zonguldak’ı sevdiğim için size oy vereceğim. Çünkü bu işler, siz olmadan olmuyor. Arkanızdaki destek çok büyük gerçekten. İnanın bu kez size oy vereceğim" dedi. 

Aslında Zonguldak insanının düşüncesini yansıtan bu video, sosyal medyada hızla yayıldı.

Hani biz, “Dr. Ömer Selim Alan’ı sevmek zorunda değilsiniz. Ama Zonguldak için oy vermek zorundasınız” demiştik ya...

Şimdi bu kadının sözlerini analiz edelim...

1- Ben, AK Partili değilim ama Zonguldak’ı sevdiğim için size oy vereceğim.

2- Bu işler, siz olmadan olmuyor.

3- Arkanızdaki destek çok büyük gerçekten.

Dr. Ömer Selim Alan, ilk seçiminde de CHP’li seçmenden oy aldı. Bu seçimde de CHP seçmeninden oy alacak.

“Bu işler, siz olmadan olmuyor” derken, çok şey anlatıyor. Fevkani Köprü’yü onaramayan bir belediye yönetiminden, köprüyü yıkıp atan, kentin önünü açan bir belediye başkanı çıktı ortaya... Ve CHP, köprünün altında kaldı!

“Arkanızdaki destek çok büyük gerçekten” derken, sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Dr. Ömer Selim Alan’a desteğinden söz etmiyor. Halk desteğinden söz ediyor. CHP’lilerin desteğinden söz ediyor!

Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, yeni dönemde Zonguldak’a yapılacak işlerle meşgul olurken, CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Tahsin Erdem, indirilen afişini asmak için para arıyor! Başkan adayı olarak önseçimden çıkan Tahsin Erdem, belediye meclis üyelerini önseçimle belirlemedi!

Çok para verenler kontenjana, az para verenler ön sıralara yerleşti!

Bunun da adı "demokrasi" oldu!

Kendi bütçesini yönetemeyen bir aday, kentin bütçesini yönetebilir mi?

Okuduğunu anlamayan bir aday, Zonguldak’ı yönetebilir mi?

Paran yok, siyasi zekan yok, iletişimin yok!

Şafak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Fadime Yılmaz Elma, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret eden CHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Tahsin Erdem’e, "Başkanım, bir önseçim yaşadınız. Önseçim sonrası sosyal medyada yayınlanan videolarda, "Bu zafer, senin eserin Mustafa Özdemir' denildi. Bu zafer, Mustafa Özdemir'in mi?" şeklinde bir soru sordu.

Tahsin Erdem, Fadime Yılmaz Elma’ya, "Mustafa Özdemir’in bana bir adım yakın olması, size bu soruyu sorma hakkını vermez" diye yanıt verdi!

Tahsin Erdem, sorması ayıp, sen kimsin?

Sana niye böyle bir soru sorulamasın?

Biz, bu şehirde, kimlere, ne sorular sorduk.

Sana mı soru soramayacağız?

Tahsin Erdem, böyle nezaketsiz bir yanıt vereceğine, şöyle deseydi:

“Arkadaşım, bu cümleyi kuran kişi, Halil Furat. Bu sorunun muhatabı ben değilim. Ama size şunu söylüyorum. Önseçimi kazanan ben ve arkadaşlarım. Ama asıl kazanan, CHP’dir.”

Tartışma kendiliğinden kapanırdı.

Tahsin Erdem’in cimriliğini bilmeyen yok!

Kelime israf etmemek için konuyu kısa kesmiş olmalı!

Paran yok, siyasi zekan yok, iletişimin yok!

Ama "Zonguldak Belediye Başkanı" olmayı hayal ediyorsun!

Tahsin Erdem, "Mustafa Özdemir’in bana bir adım yakın olması, size bu soruyu sorma hakkını vermez" diyor ya!

Tahsin Erdem’e diyoruz ki:

”Mustafa Özdemir’e bir adım yakın olman, bir gazeteciye böyle yanıt verme hakkını sana vermez!”

Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’a "kibirli" filan diyorlar ya...

Vallahi her gün hakkında yazan gazeteci, belediyedeki basın toplantısına gidebiliyor, çatır çatır soru sorabiliyor.

Tahsin Erdem, kendisini eleştiren gazetecilere selam bile vermiyor!

Telefonlarını açmıyor!

Gerçi, okuduğunu anlamayan birine, biz ne anlatıyoruz!

Fragman izlemekten bıktım!

Eskiden bir şeyin olması için acele ederdim.

Eskiden her şey için acele ederdim.

Ama yaş 50’yi geçtikten sonra acele etmeyi bıraktım.

Ne kadar acele edersem, zamanın o kadar ilerlediğini anladım.

Zaman ilerlediğinde, yaşımın ilerlediğini anladım.

Düşünme hızımı frenlemiyorum...

Ama fiziki hızımı yavaşlattım.

Yazar Jim Rohn, “İnsan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır” diyor.

Ortalamayı düşürmemek için ne kadar az insanla görüşürsem, o kadar iyi olduğunu anladım.

Zihin yapısı, etrafımızda iletişimde olduğumuz beyinlerden etkilenip şekilleniyor.

Beynimiz, etrafındaki diğer beyinler ile senkronize oluyor.

Ne kadar çok kişiyle görüşürseniz, Bluetooth gibi onlara bağlanırsınız.

Kablosuz veri alışverişi olur.

Ne kadar az kişiyle görüşürseniz, Bluetooth kapalı kalır.

Gereksiz veri alışverişi olmaz.

Enerjiniz bitmez.

Başıma gelen her olumsuz olaydan müthiş dersler çıkartırım.

Mesela, beni ofise kapattıklarını düşünenleri, internet sitemizin Zonguldak’ın açık ara birinci olmasını, Karadeniz sahilinin ilk beşine sokmayı başararak yanıt verdim.

Ben, ofisimde özgürce yazı yazarken, beni ofise hapsettiklerini düşünenler, yurt dışına kaçmak zorunda kaldılar!

Tetikçilerinin ise, başı dertten kurtulmuyor!

Galiba biri yine gözaltında!

Ben, ilahi adaletin mutlaka tecelli ettiğine inanıyorum.

Ve Yüce Rabbim, hesabın tümünü öbür tarafa bırakmıyor!

Bu dünyada size bir fragman izletiyor!

Son günlerde fragman izlemekten bıktım!

Yeni bir film çekmenin zamanı geldi!