Fevkani ile devam ediyoruz.
Güç içinde,
Belediye Başkanı Ömer Selim Alan,
Açıklamalarda bulundu.
Geçen hafta,
Fevkani hurdasının,
Makine Kimya’ya verileceği iddia edildi.
O zaman yazmıştım.
Alan bu işi elbette kuruma sormuştur.
Keza,
Devlet adamlığı bunu gerektirmez mi?
Bir proje ha dedim mi olur?
Ön hazırlığı,
Son hazırlığı,
Hepsi yapılmıştır.
Dediğimiz gibi de oldu.
Başkan Alan,
2022 yılında,
Zaten Makine Kimya’ya hurda işini sormuş.
Deniz Yavuzyılmaz’ın,
Dile getirdiği konu,
Bir sene önce halledilmiş.
Yavuzyılmaz’ın biliyorsunuz,
Danışman meselesi çok gündeme gelmişti.
Başkan Alan ona,
Güzel bir gönderme yapmış.
‘Hile hurda işlerini vekil kadar bilmeyiz’ demiş.
Öte yandan,
Belediyenin CHP döneminde,
Fevkani Köprüsü için,
Güçlendirme ihalesine çıkılmıştı.
Ben güçlendirme ne yapıldı bilmiyorum.
Sadece köprü üzerinde,
Trafik akışına kısıtlama getirilmişti.
Akdemir’in,
Fevkani’ye yaptığı tek şey,
Çiçek saksısı koymak oldu.
Başkaca bir şey yapılmadı.
Çiçek, böcek işler.
Akdemir döneminde,
Zonguldak bir tek kavşak kazandı.
Onu da Metin Turanlı ağırlığıyla yaptılar.
CHP döneminde,
Zonguldak Belediyesi’nden tek beklenti,
Karda tuz ihtiyacının karşılanmasıydı.
Konya’dan gelecekti.
Ne hikayeler dinledik yahu!
* * * * * * * * *
Avukat Hasret Uzun,
Biliyorsunuz iki gazeteciden korunma talebinde bulundu.
Kimdi bunlar?
Akın Kavi ve Ergin Özkul.
Geçtiğimiz günlerde,
Haber yapmış ikili.
Hasret Uzun’a adalet dersi diye.
Arkadaşlar!
Adliye’de ki koruma kararı,
Aile Mahkemesi tarafından alınıyor.
Uzun’un aile içi şiddet meselesi yok ki.
Hal böyle olunca,
Zonguldak Valiliği’nden karar veriliyor.
Yani ne yazsam boş.
Denemesi bedava.
Hasret Uzun’a biraz yaklaşın,
Bakalım polis müdahale edecek mi?
Etmeyecek mi?
En net böyle anlayabilirsiniz.
* * * * * * * *
Bazen anlamak mümkün değil.
Muammer Avcı’yı mı vekil seçtik yoksa Mustafa Kemal Avcı’yı mı?
Yoksa vekilin vekili ile mi muhatap oluyoruz.
Yani vekilin kardeşi olunca,
İmtiyaz mı oluyor?
Bizim Mustafa Kemal Avcı’dan korkmamız mı gerekiyor?
Mustafa Kemal Avcı bir açıklamada yapmış, “Biz günün sonunda bu milyarlık işlerin müteahhitlerinin çayını içerken bile imtina ediyoruz, ama bu kudurmuş haramzadeler bize diyor ki; ağabey oraya makina koyalım, kamyon koyalım, iş alalım para kazanalım, sahil yolunda benzinlik yeri alalım, otel yeri ayarlayalım bu tarihi fırsatı değerlendirelim biz Reisin davasına harcarız kazandığımızı başkaları almasın vs…
Bizim cevabımızın ne olduğunu siz biliyor ve olup bitenlerden anlıyorsunuzdur inşaAllah. Demiş.
Yani siz bir grup musunuz?
Bir ticaret çevresi mi kurdunuz?
Sizden bunlar neden talep ediliyor?
Peki bu talepler size neden geliyor?
Bu talepleri reddedin veya etmeyin,
Bu açık açık bir pazarlık değil mi?
Muammer Avcı’nın kurması gereken bu cümleler,
Neden kardeşi tarafından kuruluyor?
Mustafa Kemal Avcı neden kamuoyuna açıklama yapıyor?
Hangi sıfatla bunu yapıyor?
Öte yandan,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismini,
Her açıklamasına siper eden Mustafa Kemal Avcı,
Rahmetli babasının davasına da dikkat çekiyor.
Şöyle demiş Avcı, “Benim küçüklüğüm de evimde Babam ve arkadaşları bu hak dava üzere çalışırken, bir milletvekili dahi yokken “Daha Adil bir Dünya mümkün” inancıyla toplantılar yaparken, biz çocuklar baskın olur diye kapıyı kollardık. O günlerden bugünlere bu Ülkeyi bu milleti getirenlerden Allah cc razı olacaktır. Birileri nefesiyle söndürmeye çalışsa da Allah nurunu tamamlayacaktır.”…
Yani Necmettin Erbakan döneminden bahsediyor.
Siyasal İslam çizgisine dem vuruyor.
Benim anlamadığım,
Rahmetli Baba Avcı,
Oğluna neden Mustafa Kemal ismini koyuyor?
Normalde bu çizgide yaşayanların,
Mustafa Kemal isminden nefret ettiğini herkes bilir.
Ben Zonguldak’ta,
İki tane Mustafa Kemal biliyorum.
Biri CHP’de siyaset yaptı.
AK Partili olduğunu düşündüğüm,
Mustafa Kemal Avcı.
Rahmetli Baba Avcı,
Cidden bu ismi neden verdi?
Benim aklıma bir şey geliyor…