Son yaşanan Ankara’daki terör saldırısının ardından herkesin aklına gelen, bizim de aklımıza geldi.


Yine birileri; terörü lanetlemek, PKK’yı silah bırakmaya çağırmak yerine devlete ve hükümete meydan okuyor.


Genelde bu iş; terör saldırısının ardından 4 ile 7 gün arasında gerçekleşiyordu.


Bu sefer 2’nci günde meydanlara çıkıldı ve bildik sloganlar atıldı.


Mitinge hiçbir flama açılmadan gelinmesi talep edilince “birliğin” oluşacağını sanmak gibi saflığa da düşmedim değil.


Ama yine olmadı!


Şimdi bu sloganların Ankara’da 37 vatandaşımızın katledilmesiyle ne alakası var?


Gün, terörü lanetleme günüyken, niye olayı saptırma yoluna gideriz, anlamak mümkün değil.


“Katil ABD, işbirlikçi AKP”


“Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”


“Savaşa hayır, barış hemen şimdi”


“Susma, sustukça sıra sana gelecek”


“AKP savaş, halk barış istiyor”


Evet; katiller halka, Hakka hesap vermeli, verecek!


Ankara’daki olayın ve diğer terör olaylarının katilleri en kısa sürede hesap vermeli!





İnağzı halkının duygularıyla oynamayın…



Hastane yeriyle ilgili tartışmalar devam ediyor.


Yer kesinleşmeden bu tartışma giderek büyüyecek.


Yeni alternatif yerler dile geleceği gibi mevcut yerlerin savunucuları da hararetli hararetli savunmaya devam edecek.


İnağzı Mahallesi’nde olduğu gibi…


İnağzı Mahallesi sakinleri, her geçen gün hastanenin mahallelerine yapılabileceğine inanıyor ve bunu da giderek yüksek sesle söylüyor.


Ulaşım, park, çevre sorunu olmadığını iddia edip bunu da çocuğu, yaşlısı, kadını, erkeğiyle hararetli hararetli savunuyorlar.


Siyaseten verilen yuvarlak cevapları da kendilerine destek olarak kabul eden mahalle sakinlerinin beklentileri yükseliyor.


Yapılması gereken, hastane yerine bir an önce karar verilmesi…


“Bir an önce” derken de öylesine karar vermek yerine bilimsel verilerle karar verilmeli.

Hastanenin İnağzı’na yapılmasının yanlış olacağını savunanlardanım. Ama oradaki boş arazinin bir an önce halkın, Zonguldak’ın yararına kullanılabilecek bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini de şiddetle savunuyorum.

Zira boş arazi ve boş binalar, nahoş işler için kullanılıyor.


Bunun ve kentin genişlemesi için bir an önce buranın değerlendirilmesi gerekiyor.




Tren gelir, hoş gelir…



Nihayet tren seferlerimiz başladı. Yıllardır süren “Irmak-Karabük-Zonguldak Demiryolu Hattının Rehabilitasyon ve Sinyalizasyon Projesi”nde yapım çalışmaları tamamlanan Karabük-Gökçebey-Zonguldak kesiminde yolcu taşımacılığına dünden itibaren başlandı.


Şiirlere bile konu olan trenler yenilenirken, özellikle vatandaşlarımızın “ölüm yolu” olarak tabir edilen Filyos sahil yolunu kullanmak mecburiyetinde kalmayacak olması en büyük sevincimiz.


Birkaç kez ertelenen tren seferleri nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır’ı tebrik etmek gerekir.


Sayın Özbakır, hem ikili ilişkilerini, hem de milletvekili kimliğini kullanarak yoğun mücadele içine girdi.


Aksadı, ertelendi, ama sonunda getirmeyi başardı.


Umarız tren hep dolu gelir, hoş gelir.



GÜNÜN SÖZÜ



“Partimize geçmek için benimle ve vekillerimizle görüşüyorlar...”


AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun



SÖZÜN ÖZÜ



“Dünya 3 gündür; dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil…”


Hasan-ı Basri (Rahmetullahi Aleyh)