Zonguldak Limanı tartışmaların odak noktası.
Öte yandan kavganın görünen tarafı.
Dün bu konuda farklı görüşler geldi.
Yasal prosedürünü en iyi bilen Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK).
Bu nedenle TTK´nın niyetini tam olarak açıklaması gerekiyor.
Bu konuyu Rıfat Dağdelen´in TTK Genel Müdürü olduğu günlerde defalarca yazmış bir gazeteci olarak, bugüne kadar sesini soluğunu çıkarmayanların birden bire bu konuda görüşler açıklamasına hem şaşırıyor hem seviniyorum.
TBMM eski Başkanı ve Ak Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan´a göre liman doldurulmalı.
Ak Parti Milletvekili Polat Türkmen´e göre mutlaka doldurulacak.
TTK Genel Müdürü Burhan İnan´a göre liman kiralanabilir.
Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref´e göre limanın işletme hakkı Zonguldak Belediyesi´ne devredilmeli.
22. Dönem Milletvekili ve TDH İl Başkanı Harun Akın´a göre Zonguldak Limanı´nın yasal anlamda devredilmesi veya kiralanması mümkün değil.
Maden Kanunu´nda bir düzenleme yapılmadıysa bu tartışmalar boş yere yapılıyor.
TSO Başkanı Salih Demir´e göre liman özel firmalara kiralanmalı.
Temizlik işlerini bile beceremeyen ve ihaleyi özel sektöre veren Zonguldak Belediyesi koskoca limanı nasıl işletecek?
Özel bir firma alırsa Zonguldak Belediyesi´ne zaten katkı verir.
Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ramis Muslu´ya göre bu bir özelleştirme harekatı. Sendika doğal olarak özelleştirmeye karşı.
CHP Milletvekillerinin ne diyeceğini de göreceğiz.
Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar´a göre olay henüz düşünce aşamasında.
Ben baştan beri Zonguldak Limanı´nın olası bir özelleştirmeye kurban edilmemesi için Zonguldak Belediyesi´ne devrini savunuyorum.
Benim gerekçelerim açık.
Bartın örneği önümüzde.
Zonguldak Limanı gerek kirlilik, gerekse diğer faktörlerden dolayı en çok Zonguldaklıları mağdur ediyor.
Ama parayı TTK kazanıyor.
Zonguldak büyük alt yapı sorunlarıyla boğuşuyor.
Yaşanılabilir bir kentten uzağız.
Bunun için öz kaynaklarla belediyenin güçlendirilmesi gerekiyor.
Zonguldak Limanı´ndan elde edilecek gelir Zonguldaklıların olmalı.
Zonguldaklılara hizmet için harcanmalı.
Ben Rıfat Dağdelen zamanında başka, Burhan İnan zamanında başka konuşanlardan değilim.
Ama farklı konuşanları görünce üzülüyoruz.
Çözüm bulunacaksa ortak bulunacak.
Birlikte tartışılacak.
Herkes kafasına göre çözmeye kalkarsa olan yine Zonguldak´a olur.

Ereğli Kaymakamlığı´ndan aradılar

Dün Ereğli Kaymakamlığı´ndan aradılar.
"Kışı işsiz aşsız geçiriyor" başlıklı haberimizle bilgilendirdiler.
Haber Cihan Haber Ajansı kaynaklı.
Kavaklık Mahallesi´nde oturan Kemal Köseoğlu ve ailesine Kaymakamlık kanalıyla gerekli yardımların yapıldığı ifade edildi.
Haberin yayınlandığı gün bile aileye yardım yapıldığı ifade edildi.
Bu işleri alışkanlık haline getirip gazetelere haber olanlar çoğalıyor.
En kolay yol gazetelere haber olmak.
Basında çıkınca nasıl olsa ilgileniliyor.
Bu konuda önlenemeyen bir artış var.
Sapla saman bir birine karışmış durumda.
Kaymakamlığa bilgilendirdikleri için teşekkür ediyorum.


Medya-siyaset ilişkileri

Zonguldak´ta siyaset yapan her kim olursa olsun ilk öğrenmesi gereken görüşlere saygı olmalı. Yıllardır bu hatalar yapıldı.
Medya da bu hatalara düştü.
Demokratım diyen her siyasetçi kendi gibi düşünmeyenlere de saygı duymasını bilecek.
Kişilere sevmeyenler fikirlere saygı duymayı bilecekler. Bilmeyenler öğrenecek.
Geriden gelecek siyasetçi adaylar her farklı görüşü, her karşı görüşü bir düşmanlık olarak görmeye devam ederse Zonguldak siyasetine kalite gelmez.
Vah Zonguldak´ın haline.
Bu kafayla Zonguldak yıllarını kaybetti.
Türkiye´nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan´ın arada Kasımpaşalılığı tutuyor.
Millet el birliği ile eleştiriyor.
Genel de ve yerelde değişen çok fazla bir şey yok aslında.
Bizdeki siyasetçiler arasında hangisi gerçek demokrat anlamak zor.
Ya da kim kime göre ne kadar demokrat.
Demokrat olmanın ölçüsü nedir?
Önyargılar mı?
Kişisel ihtiraslar mı?
Bireysel menfaatler mi?
Siyasi terbiye mi?
İdeolojik görüş ayrılıkları mı?
Eyyamcılık mı, adamcılık mı?
Demokratlığın tarifini yapmak benim haddime değil.
Ama benim anladığım gerçek demokrat şeffaf olur, samimi olur.
Zonguldak´ın siyasette sınıfta kalmasının ve daha kötüye gitmesinin en bariz nedenlerinden birisi şeffaflık duygusunun ve samimiyetin yitirilmeye devam etmesi.
Türkiye´de de genel durum böyle.
Siyasetçiler öncelikle bu alışkanlıklarını değiştirmeli.