Gazetecilik, &[#]8220;zor zanaat&[#]8221; olarak tanımlanan işlerden biridir.
Kamuoyu oluşturabilen, kalem gibi -şimdi klavye oldu- tehlikesiz görünen bir alet ile yara da açabilirsiniz, açılan yarayı da iyileştirebilirsiniz.
Aklıselim ve adaletli tavır alma yerine, dostça olmayan bir bakışla vicdani anlamda suç işleyebilirsiniz.
Bu arada, gazetecinin haber yapma ve yorumlama özgürlüğünü de kabulleneceksiniz.
Aksi halde bir takım şer güçler, ipini koparır ve topluma zarar verir.
Yani gazetecilik; doğru yaparsanız &[#]8220;iksir&[#]8221;, hata yaparsanız &[#]8220;zehir&[#]8221; etkisi yapan bir ilaç gibidir.
[*] [*] [*]
Bunları neden anlatıyorum?
Bizim gazetenin iki yazarı, Ali Rıza Tığ ve Atilla Öksüz kardeşlerim, CHP Zonguldak İl Başkanı Halil Furat ve Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;e fazla yükleniyorlar. Kantarın topuzunu kaçırmış gibiler&[#]8230;
Fırat ve Akdemir hakkında eleştiri yapılamaz mı?
Elbette yapılır ve yapılmalıdır da&[#]8230;
Bu eleştiriler, onlar için de yararlıdır.
Ama dediğim gibi, biraz da objektif ve toleranslı olmak daha doğru olur.
[*] [*] [*]
Halil Furat&[#]8217;ın eksiklileri ve hataları var elbette.
Ama onu tamamen başarısız göstermek insafsızlık olur.
İktidar olmanın, hesapsız mali desteğin, buna bağlı medya gücünün yenilmezliği getirmesi gereken AKP karşısında CHP ve Halil Furat başarılıdır.
Seçim sürecinde gösterdiği performansı da takdir etmek gerek.
Dediğim gibi; eksiklikleri, hataları söylenmeli, ama başarısını da kabullenmek gerek.
Bunca imkânlarına rağmen AKP&[#]8217;nin aldığı sonucu aynı şiddetle eleştirirseniz, Furat&[#]8217;ın başarılı olduğunu daha net görürsünüz.
[*] [*] [*]
Muharrem Akdemir konusuna gelince&[#]8230;
Sayılan eksiklik ve hataların çoğu doğru olabilir.
Ama Sayın Akdemir, bu defa sandıktan çıkarak belediye başkanı oldu.
Geçen dönemde yaptığı hataları tekrarlamayacağı kanısındayım.
Seçilerek geldiği için daha özgüvenli ve dikkatli olacaktır.
Kendi kadrosunu kuracak, çalışma programını oluşturacaktır elbette&[#]8230;
Bu nedenle ona bir zaman avansı vermek gerekir.
En azından bir altı ay süre tanınmalı, bu süreçte de yaptıkları gözlemlenmeli.
[*] [*] [*]
Burada bir parantez açalım.
Bana göre asıl tartışılması gereken CHP&[#]8217;nin durumu&[#]8230;
Atilla Öksüz, 11 Nisan 2014 tarihli köşe yazısında Ertuğrul Koltuk&[#]8217;un Facebook&[#]8217;ta yer alan bir paylaşımından uzunca bölümler aktarmış. Ben de bu paylaşıma şu yorumu yapmıştım:
&[#]8220;Sorun; yanlış eksen ve yanlış çerçevede tartışılıyor.
Asıl sorun; CHP&[#]8217;nin kimliği, daha doğrusu kimliksizliği.
Bunu seçim sonuçlarını Türkiye ve tabii ki, Zonguldak haritasında okuyabilirsiniz.
CHP, Türkiye&[#]8217;de sahillerde, Zonguldak&[#]8217;ta Bahçelievler&[#]8217;de varlık gösterebiliyor. Yani sadece tuzu kuru beyaz Türklerin oyunu alabiliyor.
İşçiler, kent yoksulları, köylüler, Kürtler, CHP&[#]8217; ye oy vermiyor.
Bu sadece CHP&[#]8217;nin değil, genel anlamda &[#]8216;sol&[#]8217;un açmazı.
Yani sol, ezilenlerin ve emekçilerin kurtuluş bayrağını elinden düşürmüş...HP&[#]8217;nin değil, genel anlamda solun açmazı
Yani sol ezilenlerin ve emekçilerin kurtuluş bayrağını elinden düşürmüş
Bu bayrağı dincilere, tarikatçılara, cemaatlere kaptırmış
Tartışmamız gereken bu bayrağı tekrar nasıl geri alabiliriz
Gerisi hava cıva
Bu bayrağı; dincilere, tarikatçılara, cemaatlere kaptırmış.
Tartışmamız gereken, bu bayrağı tekrar nasıl geri alabiliriz?
Gerisi hava cıva...&[#]8221;
Söz; bu konuda ileride bir yazı yazacağım&[#]8230;
[*] [*] [*]
Dediğim gibi, kantarın topuzunu kaçırmamanın daha doğru olacağı kanısındayım.
Sözü uzatmadan rahmetli Haydar Baş&[#]8217;tan dinlediğim bir fıkrayı anlatayım. Konumuza da hayli uygun düşüyor.
[*] [*] [*]
Adamın birinin komşusuyla arazi anlaşmazlığı varmış. Arazinin sınırları konusunda bir türlü anlaşamıyorlarmış. Bir dostu demiş ki:
&[#]8220;Bıkmadın mı bu kavgalardan? En iyisi komşun hakkında bir dava aç. Böylece hâkimin vereceği kararla işi çözersin. Bu kavga da biter.&[#]8221;
Adamın da aklına yatmış. Doğru şehre inmiş. Zaman, eski zaman. Avukatlık pek yaygın değil. Davalar daha çok arzuhalcilere yazdırılan dilekçelerle başlıyor.
Adliyenin önünde dizili arzuhalcilerden birine yanaşıp derdini söylemiş:
&[#]8220;Bana öyle bir dilekçe yaz ki, hâkim hakkımı alacağım bir karar versin.&[#]8221;
Arzuhalci: &[#]8220;Sen hiç merak etme. Öyle bir dilekçe yazacağım ki, komşun çıra gibi yanacak.&[#]8221;
Arzuhalci başlamış yazmaya... Koca iki sayfa dilekçe döktürmüş. Kâğıdı daktilodan çıkarır çıkarmaz, bizim ki:
&[#]8220;Oku bakayım, ne yazdın?&[#]8221;
Arzuhalci, bir okumuş ki, ne okumuş&[#]8230;
&[#]8220;Komşum arsamın yarısını çaldı&[#]8230; İneğimin bacağını kırdı&[#]8230; Tavuğumu öldürdü&[#]8230; Çocuğumu dövdü&[#]8230; Karıma küfür etti&[#]8221; vb saymış, dökmüş.
Bunları dinledikçe kızaran, hırsla soluyan bizimki:
&[#]8220;Aferin, güzel yazmışsın. Ama o dilekçeyi yırt at.&[#]8221;
&[#]8220;Ama niye, dava açmayacak mısın?&[#]8221;
&[#]8220;Yok, vazgeçtim.&[#]8221;
&[#]8220;Neden be hemşehrim?&[#]8221;
&[#]8220;Neden olacak, o ki bunları yaptı, gidip vuracağım onu!&[#]8221;
[*] [*] [*]
Özetle; yazalım, ama kantarın topuzunu da kaçırmayalım&[#]8230;
[*] [*] [*]
Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler dilerim&[#]8230;