Türk Metal Sendikası Ereğli Şube Başkanı Yusuf Ziya Odabaş, belki en güçsüz anında, Ereğli’nin en güçlü ismi oldu.


Bu öyle bir güç ki, Erdemir’deki işçi adına verdiği kararla, Ereğli’yi CHP’den aldı AK Parti’ye verdi, Alaplı ve Gülüç’ü, AK Parti’den aldı CHP’ye verdi.


Demokratik olarak yapılanı tartışabiliriz.


Ama bir örgütlü gücün neler yapabileceğini gösterdi bize Yusuf Ziya Odabaş.


Topladı işçileri, üyeleri sendikanın beş yıldızlı oteline…


“Ereğli’de oturanlar AK Parti’ye oy verecek” dedi. Verdiler.


“Gülüç’te oturanlar CHP’ye oy verecek” dedi. Verdiler.


“Alaplı’da oturanlar CHP’ye oy verecek” dedi. Verdiler.


Bölgenin kaderini değiştirdiler.


Demek ki, isteyince oluyormuş.


Şimdi Türk Metal Sendikası Şube Başkanı Yusuf Ziya Odabaş’ın Ereğli ve Alaplı’da toplumsal konularda da bu örgütlü gücü harekete geçirmesini bekliyoruz.


Bölgede yatırımların artması, işsizliğin azaltılması için de masaya vurmalı.


Eğer iktidarla bir pazarlığı yoksa…


Haydi Başkan…



Bu iş, kısmet işidir…



Hayatın her alanında olduğu gibi siyaset de kısmet işidir.


Kimi yırtar dağları, enginlere sığmaz taşar, ama ömrü hayatında bir şey olmaz.


Biri dün girer siyasete, Mevla “yürü ya kulum” der, hop il başkanı, hop Ankara…


Olmadı mı böyle?


Bakın Harun Akın’a… Bakın Ömer Üstünkol’a... Hatta bakın Hasan Gemici’ye…


Ama dönün geriye…


Bakın Ali Osman Odabaş’a... Bakın Şerafettin Turpcu’ya… Bakın Kenan Köktürk’e…


Bu örnekleri artırmak mümkün... O yüzden siyasette şartları çok zorlamanın bir anlamı yok. Şans ayağınıza geldiğinde kaçırmayacaksınız. Doğru zamanda, doğru hareketi yapacaksınız. Gerisini Mevla’ya bırakacaksınız. Yazmışsa olur. Yazmamışsa olmaz.



Kıvırcık Gudal…



“Kazanda pişenleri karıştırmaya yarayan uzun odun”a “gudal” deniyor.


Genelde Karadeniz’de kullanılan bu aleti, biz günlük yaşama uyarlıyor, ortalığı karıştıranlara “gudal” diyoruz.


Zonguldak’ta da bol sayıda mevcuttur. Yörede insanlar kaynaşınca, gudalın yerlisi de çıkmış. Gudal, kazanı karıştıran uzun odun, ama günlük yaşamdaki gudallar; genelde kısa koylu, kısa bacaklı oluyorlar. Yere yakın duruyorlar. Ve bu nedenle dünyanın kendi eksenleri etrafında döndüğünü sanırlar. Bu gudallardan biri de Ankara’da ortaya çıktı yakın tarihte. Zonguldak’ta bir işini çözemediği için savaş açmış kendi kendine.


Zonguldak’ta ne kadar işsiz-güçsüz, ipsiz-sapsız adam varsa, yedirip-içiriyor, doldurup yolluyor. Bir de bizim siteye dadanmış bu aralar. Sahte isimle yorum atıyor. Gudal, IP numarandan tanıyoruz seni. Millete vereceğine talkını, yiyorlar senin salkımı! Haberin olsun… Biz yemeği yedik, tatlı senden olsun. Ama üstünde mutlaka kaymak olsun!



Yanlış adrestesiniz…



Dünkü köşemizde, “Hastanelerin medikal, temizlik, güvenlik işlerini organize eden şahıs da, Ankara yollarına düşmüş bugünlerde...” şeklinde bir cümle kullanmıştık.


Bir kere bu kişi kamu görevlisi değil.


Bu kişiyi herkes yanlış adreste arıyor.


Üstelik yanlış düşündüğünüz kişiyi çok seviyorum.


Bilginiz olsun