Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Zonguldak Şubesi tarafından düzenlenen "Türk Kadınının Siyasetteki Yeri ve Önemi" konulu konferansa TBMM Başkan Vekili ve CHP İzmir Milletvekili Güldal Mumcu konuşmacı olarak katılmış.
Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık söz istedi. Başkan Halil Posbıyık, Ereğli´nin demokrasinin başkenti olduğunu ifade ederek, CHP Ereğli İlçe Örgütü´nün içerisine demokrasinin girmediğini söylemiş.
İstanbul´da olduğum için katılamadım bu toplantıya. Çok şey kaçırmışım!
[*] [*] [*]
"Türk Kadının Siyasetteki Yeri" neresi? "Önemi" nerede? Bunların sorgulanmasına tanıklık etmek isterdim. Konuşmacı isim zaten "Türk Kadınının Siyasetteki Yeri" konusunda sorun yaşamayan bir siyasetçi. Yani zirvede.
Bir çok seminer ve konferans, bana boşuna tüketilmiş zaman gibi geliyor.
Hak ettiği yere gelmiş isimlerin elbette söyleyecek çok şeyi var.
Onlara bir sözüm yok.
Ancak bunlar yeterli değil.
Bugün siyasi partilerde kadına ne kadar önem verildiği ortadadır.
Erkekler özellikle kocaman yalanlar söyler.
Kadınlar da bu yalanlara, karanfillere, güllere kanıp erkek siyasetçilerin daha rahat yürümesine yardım ederler.
Bu hemen hemen bütün partilerde aynıdır.
Birbirlerinden farkları pek yoktur aslında.
Kadınların omuzlarına basarak siyasette var olan erkek siyasetçilerimiz oldu bizim.
Bir de kadınların eteklerine tutunarak siyasette var olanlar.
Bizim erkek siyasetçiler, seçim dönemlerinde toz pembe yalanlar söyledi.
Kadınlar da bu yalanlara inandı.
Bu kafayla da hep inanacaklar.
[*] [*] [*]
Olayın iki tarafı var.
Bence bunların tartışılması gerekir.
Birincisi; TBMM Başkan Vekili ve CHP İzmir Milletvekili Güldal Mumcu´nun konuşmacı olması önemli. Ama eksik.
Salonda bir arz-talep meselesi söz konusu.
Bu tür toplantılarda uç noktalar bir araya gelip tartışamazlar pek.
Bu toplantıda bütün partilerin Kadın Kolları Başkanlarının olması gerekirdi.
Hangileri vardı bilemiyorum.
Mesela Ak Parti´nin Kadın Kolları Üyeleri var mıydı?
Anladığım kadarıyla bayan Mumcu´nun söylediklerine salonda itiraz edecek veya başka bir açıdan yaklaşacak kimse pek yok.
Yani dinleyicilerin hemen hemen hepsi Mumcu gibi düşünenler.
İşte bu yüzden o toplantıda olup bu tür yaklaşımcıların çok inandırıcı olmadığını söylemek isterdim.
Bayan Mumcu´nun yanında siyasette hep kandırılmış bir kadın var mıydı?
Yoktu. Ama olmalıydı.
Terazinin ayarının yanlış olduğunu söyleyebilecek bir kadın olmalıydı.
Ama olmaz.
Kimse pek getirmek istemez farklı şeyleri söyleyenleri.
İdeolojik kutuplaşma çerçevesinde, benzer görüşte insanlar birbirlerini dinler, anlar gibi yaparlar.
Bana göre burada yapılan da odur.
[*] [*] [*]
İkincisi Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık yine şov yapmış.
Haber metinlerinden pek tatmin olmadım.
Posbıyık´ı tam olarak ateşleyen neydi?
Bunu tam anlayamadım.
Ancak görüntü itibari ile pek hoş değil.
[*] [*] [*]
Orada Halil Posbıyık´ın yerine keşke CHP´de mağdur edilmiş kadınlar sesini çıkarsaydılar.
Çıkıp CHP´de kadınların nasıl mağdur edildiğini bir anlatıverselerdi.
Ama olmaz.
Çünkü kadınlar artık tatlı sözlere kanmamalı.
Tatlı sözlere kanmayan kadınlar lazım.
Partilerde kürsülere çıkıp temizleyen kadınlar değil, o kürsülerde konuşacak yürekli kadınlara ihtiyaç var.
Partisi ne olursa olsun.
Caddeler, partiler, sivil toplum örgütleri aldatılan kadınlarla dolu.
Kimisi seçimlerde peçete gibi kullanılıp bir kenara atılmış, kimisi ´Sen iyi siyasetçi olacaksın´ denilerek saf duygularıyla oynanmış.
Sonuçta; "Türk Kadınının Siyasetteki Yeri ve Önemi" budur.


Haluk Çobanoğlu


Haluk Çobanoğlu´nu ilk tanıdığımızda özgüveninin yanında samimiyeti dikkatimizi çeken taraftı.
Aradan yıllar geçtikçe gerek mesleki, gerekse insani paylaşımlarımız daha da gelişti.
Tanıdıkça daha da çok sevdiğim bu isim, İstanbul´da önemli işler yapıyor.
O bugün Türkiye´nin sadece mesleğinde marka değil, yanında bulundurduğu mütevaziliğinde de marka olmuş bir isim.
Zonguldak Kilimlili olan Çobanoğlu ile İstiklal Caddesi Dilek Pastanesi´nde oturup Zonguldak´ı, Kilimli´yi, İstanbul´u konuştuk.
Zonguldak´a, Kilimli´ye vefasızlık etmeyen az sayıdaki Zonguldaklıdan birisi o.
Daracık zamanlarda onun memleket heyecanını dinlerken kendimi daha net gördüm.
Zonguldak´ın, Zonguldaklının durumunun bu kafayla değişmeyeceğini sadece fotoğrafla değil, sosyolojik olarak da özetleyiveriyor.
Zonguldak´ın görünmez değerlerinden biri o.
Sadece fotoğrafçı değil, fotoğrafı sosyolojik olgusuyla aynı potada eritebilen özel bir isim.
Medyaya çıkıp televizyon televizyon gezmeyi sevmediği için bir çoğumuz onu tanımıyoruz.
Kendisine sağlık diliyoruz.