Dünkü yazımda kaçak kömür ocaklarının yarattığı trajedi karşısında sorumlu olanların sessizliğinden bahsetmiştik.
Babasız kalan çocukların hıçkırıklarının bu soruna göz yumanların ayaklarına mutlaka dolanacağına olan inancım var.
100 metrelik halata dolanarak paramparça olan son kaçak ocak kurbanı işçiden kim sorumlu? TTK başta olmak üzere herkes.
Rödövansçılar kaçak kömür üretenlerin kömürlerini artık almadıklarını söylüyorlar.
Direk satanlar bir şey demiyor. İddialı konuşanlar var. Bir rödövansçının kaçakçının kömürüne irsaliye vermesi durumunda TTK ile olan sözleşmesini iptal ettirebileceğini söyleyenler var.
Rödövansçılar son 8-10 aydır artık kaçakçının kömürünü almadıklarını söylüyor.
O zaman bu sorun ne kadar bu kadar bariz devam ediyor? Sorulacak sorular var.
Bir: Kaçak ocakları bombalamakla görevli imha ekibinin bombaladığı kaçak ocaktan en geç bir gün sonra nasıl üretim yapılabiliyor. İmha ekibinin bombası mı nemli?
İki: Devletin denetlemekle sorumlu polislerine verilen talimatları uygulamada aksayan bir şeyler mi var? Hangi devlet görevlileri bu işe göz yumuyor?
Üç: Kömür depolarını kim denetliyor. Rödövançıların dediği gibi kaçak kömürcüleri depocular mı besliyor?
Dört: Sayın Vali Erdal Ata bu konuda ne düşünüyor? Göreve gelir gelmez Çevre Müdürü ve rödvansçılarla bir araya gelerek denetim mekanizmasının çalıştırılmasını isteyen Sayın Ata yeniden bir çalışma yapacak mı?
Beş: Kaçak kömürcülere yönelik operasyonların yapılmasını istemeyenler kimler? Siyasetçiler yaklaşık 5 bin kişinin etkileneceğini düşünüp oy ve seçimler endişesiyle sağıra mı yatıyor?
Altı: TTK Genel Müdürü Sayın Rıfat Dağdelen ve onun emrinde çalışanlar rödövansçıları bu bağlamda ne kadar denetleyebiliyor?
Yedi: Rödövansçı kaçakçıyı ihbar etmenin ötesinde ne yapabilir. Devlet ve TTK´nın rödövançıdan polislik yapması, bekçilik yapmasını istemesi ne kadar normal?
Sekiz: Zonguldak´ı yönetenlerin görmezden geldiğini düşündüğüm sorunun çözümü için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı harekete geçebilecek mi?
Dokuz: Kaçakçıyı destekleyen, sosyal dokunun korunması düşüncesiyle yol veren Belediye Başkanları var mı?
On: Bugünün rödövançılarının 15 sene önce-sinin şartlarından ötürü kaçakçılıktan gelmesi bu-gün de bu anlayışın devam etmesini gerektirir mi?
Gonca ve Kasap´a bir hatırlatma
Zonguldak´ın kent merkezinde tek tarihi binası Devlet Güzel Sanatlar galerisi için çok yazıp çizdik.
Harabe haldeki binanın restorasyonu için bu güne kadar ne bir adım atıldı, ne gidip burayı restore ettirecek bir hayırseverin kapısı çalındı.
Kaç yıldır bana saç baş yolduran seçilmiş ve atanmışlardan yasal anlamda da şikâyetçi olmam gerekiyor!
Son olarak Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin KUDEP hesabında toplanan paradan yapılması için projesi hazırlanan binada yılbaşından önce inşaat başlayacaktı.
Ancak 31 Aralık´a kadar inşaat bitmeyeceği için yeni ihale yapılması gündeme gelecekti. Bu yüzden inşaata başlanmayarak 1 Ocak´tan itibaren restorasyon çalışmasına başlanacağı söylendi.
Tam 27 gündür bekliyorum.
Ve hala çalışma başlamadı.
Zonguldak Belediye Başkanı Sayın Secaattin Gonca ile İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Zekai Kasap´a hatırlatıyorum.
MUSTAFA KEMAL BEKTAŞ
Mustafa Kemal Bektaş Türkiye Gazeteciler Cemiyeti´nin Ereğli Temsilciliğine getirildi.
Gazeteciliğin, gazeteci - patron - siyasetçi ilişkisinin daha fazla sorgulanması gereken bu günlerde Bektaş´ın bu göreve atanması bence anlamlı. Olaya şu gazete veya bu gazete diye bakmanın ötesinde geniş bir perspektiften bakmak her zaman daha faydalı olur. Gazeteciler olarak sorumluluğumuzun çok fazla olduğu gerçeğinden yola çıkarak her davranışımızla örnek olabilmeliyiz.
İnsanların umut bağladığı biz gazeteciler öncelik-le bu sorumluluğumuzun farkına varmalı ve uygula-malıyız. Bu görevle Bektaş´ın sorumluluğu asıl şimdi başlıyor. Kendisini kutluyor başarılar diliyorum.