Zonguldak&[#]8217;ta üç kişi bir araya gelip ortak bir iş yapamıyor.

Ortaklık kültürümüz gelişmemiş.

Herkes birbirine nasıl kazık atacağının hesabını yapıyor.

Ama &[#]8220;Zonguldakspor&[#]8221; diye 20 bin kişi aynı anda, aynı sloganı atabiliyor.

Sporun, özellikle de futbolun birleştiriciliğini bilmeyeniniz yok.

Bir haftadır bu konuyu işliyoruz.

Pusula&[#]8217;nın &[#]8220;Alın 1461&[#]8217;i, dindirin bu acıyı&[#]8221; manşetiyle başlayan tartışma, Kilimli Belediyespor Kulübü Başkanı Engin Aygün&[#]8217;ün, &[#]8220;Zonguldak halkı isterse olur&[#]8221; çağrısıyla yankı buldu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür&[#]8217;ün, İstanbul Büyükşehir Belediyespor&[#]8217;un Diyarbakır&[#]8217;ın takımı olmasını istemesiyle başlattığımız tartışmayı, fırsat buldukça sürdüreceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Diyarbakır&[#]8217;a giderse; 1461 Trabzonspor, Zonguldak&[#]8217;a niye gelmesin?

Zonguldak Kömürspor Kulübü Başkanı Salih Demir, &[#]8220;Biz parayı bulur, veririz. Siz yasayı çıkartın&[#]8221; diyerek Pusula&[#]8217;nın önerisini destekliyor.

Siyasetin bir gecede neleri değiştirdiğini hepimiz biliyoruz.

1461 olmaz, Kilimli olur.

Kilimli olmaz, başkası olur.

Yeter ki, isteyelim&[#]8230;

İsteyenin bir yüzü, vermeyen zenci!..

Kıssadan Hisse: Cin!

Pazarlamacı, Sekreter ve Personel Müdürü, bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar, "Aslında bir kişiye 3 dilek hakkı veriyorum, ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçek yapacağım" der. Sekreter arsızca atılarak, "önce ben" diyerek sıranın önüne yerleşir. "Bahamalar&[#]8217;da, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin" diye dileğini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur. Şimdi de Pazarlamacı atılır ve "şimdi sıra bende" der. "Hayallerimdeki kadınla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum" der ve hoop, o da ortadan kaybolur. "Şimdi sıra sende" der cin Personel Müdürü&[#]8217;ne&[#]8230; "Bu iki salağı öğleden sonra işlerinin başında görmek istiyorum" der Personel Müdürü&[#]8230;

Hikayeden çıkartılacak ders: Üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin&[#]8230;

Günün Fıkrası: Delilik ve Salaklık!..

Adamın biri, bir gün yolda giderken, arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlamış. Adam arabayı kaldırıma ancak yanaştırabilmiş. Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı derken, bir de bunların yanına talihsizlik eklenince, söktüğü 4 adet bijon yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünür gibi değil. Talihsiz sürücü; bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz duygular içinde kaderiyle baş başa kaldırıma çöker. Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, çaresiz adamın halini bir süre daha acıyarak izledikten sonra seslenir:

&[#]8220;Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?&[#]8221;

&[#]8220;Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.&[#]8221;

&[#]8220;Düşündüğün şeye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, lastikçiye kadar idare eder.&[#]8221;

Adam, bir lastiklere bakar, bir de deliye ve hemen işe girişir. Her şeyi tamamlayıp bagaj kapağını kapatan sürücünün aklı, deliye takılır. Arabasına binmeden evvel döner, dikkatli dikkatli adama bakar. Akil hastanesindeki adama seslenerek, &[#]8220;Senin ne işin var tımarhanede?&[#]8221; diye sorar.

Deli de, &[#]8220;Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil!&[#]8221; der.

Günün sözü:

Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın...

Albert Camus