Şimdi bu,

İhtiyar tayfa bana ağır küfürler ediyor ya.

Bunlara ne demeli?

Bunlar Müslüman değil mi?

İnançlı oldukları için,

Dünya görüşleri de buna yansıdığı için,

AK Parti’deler değil mi?

Efendim!

Birinci kel olanı,

Oğlunu belediyeye sokamadığı için,

Ömer Selim Alan’a saldırmıştı.

Bunu çok iyi hatırlarsınız.

Birinci kelimiz,

Çok Müslümandır.

Öyle böyle değil.

AK Parti, MHP bunun tutunma dalıdır.

Ama her ne hikmetse,

Kurucusu olduğu Ak Parti,

Bunu adam yerine koyup,

Bir yere getirmedi.

Mustafa Çağlayan’a geçmiş dönemde sarmasının sebebi de,

Güya oğlunun işten çıkarılmasıydı.

Bakmayın siz bunun,

Savaş nidalarına!

Allah Allah Alllah diye bağırarak saldırır,

Alllah Allahhhhh diye,

Kafasını sallaya sallaya geri döner.

Yanlarında saç olan,

Üstünde eksik olan,

Burnu,

Adamlığından büyük olanın derdi de,

Çocuğunu işe sokmaktı.

Önce belediyeyi denedi.

Liyakata bakıldı, olmadı.

Burnu,

Adamlığından büyük olan bu zat,

Bu sefer belediye başkanına düşman oldu.

Daha sonra,

Seçilmişe yöneldi.

Onun yağdanlığı oldu.

Neden?

Çocuğunu kaymakamlıkta vakıfa soktu.

Yani bu ikisinin,

Müslümanlığına bakmayın siz.

İşe girip giremediğine göre,

Müslümanlık dereceleri değişiyor.

Çocuklarını Vatikan’da işe sokacaklarını bilseler,

Yüce İsa ve Kutsal ruh adına,

İstavroz çıkarırlar.

Müslüman adam liyakatsızlığa göz yumar mı?

Başkasının hakkını yer mi?

Belediye başkanı,

Bunların çocuklarını işe almayarak,

Bunlar günahtan sakındı.

Cennet kapılarını öyle böyle,

Bunlara açık tuttu.

Bunlar için,

Çocuğunu işe alırsan alan,

Almazsan ise yalan olursun.

Çocuğu işe koyarsan avcı,

Koymazsan av olursun.

Koymadığında seni yargılar,

Mahkum olursun.

İkinci kele gelirsek.

Bana şirin görünüp,

Genç kanişin huyu gibi süreçte gitti.

İkisi de aynıydı.

Bana sırıtıp,

Arkamdan iş yaptılar.

Ama ikinci kelin kardeşi,

Kelin sırıttıklarını dolandırmaya kalktı.

Alın bunlarda böyle Müslüman.

Onu da,

Belediyeye alan olursa kral,

Belediye yalan olursa yılan.

Heee bu canavarları kim yarattı?

Alan da almayanda yarattı.

Bizim başımıza bela etti.

* * * * * * * *

Son dönemde,

Ulusal ve yerel medyada,

Yüksel Kocaman’a bir operasyon yapıldığını görüyoruz.

Soldaş medya,

Özellikle bu işi çok kurcalıyor.

Sayın Kocaman,

Bizim hemşeherimizdir.

Köylümüzdür.

Devlet büyük hizmetleri geçmiş,

Zonguldak’ın bir evladıdır.

Kendisinin de deyimi ile,

FETÖ artıkları hala yaşıyor olacak ki,

El altından bilgiler sızdırılıyor.

Yüksek Kocaman’ın,

FETÖ ile ne kadar yüreklice mücadele ettiğine,

Tüm Türkiye şahittir.

İlginç olan,

Soldaşlar ile FETÖ artıklarının nasıl bir araya geldiğidir.

Bunun yere yansımalarını da görüyoruz.

Zonguldak çocuğu ya,

Sayın Kocaman’ın aleyhine bir şeyi alıp,

Mal bulmuş Magribi gibi seviniyorlar.

Yüksel Kocaman küçük balık değildir.

Hukukun 15 Temmuz kahramanlarındandır.

Yüksek Kocaman,

Siz de Kocaman gelir.

Zonguldak çocuğunu yedirmeyiz.

* * * * * * * * 

Köprüaltı meselesinde,

Son viraja giriyoruz.

Artık,

Esnafın hazırlık yapmaya başlaması lazım.

Ama,

Hiç çıkmayacaklarmış gibi,

Öylece duruyorlar.

Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu,

Gün içinde açıklama yaptı.

Polis ile esnafı karşı karşıya getirmeyeceğini söyledi.

Biz de böyle bir şey olsun isteyemeyiz.

Ancak,

Bize gelen istihbaratlar,

Biraz sıkıntılı.

Pazar günü,

Yıkım arifesinde,

Bir direniş olacağı iddiası var.

Köprü altında,

Böyle bir dedikodu dolaşıyor.

O halde yıkıma polis gelmeyecek mi?

Zabıta tek başına,

Böyle bir direnişe,

Müdahale edemez.

Umarım,

İstenmeyen şeyler yaşamayız.