TTK Genel Müdürü Burhan İnan&[#]8217;ın son dönemde &[#]8220;delikanlılığı&[#]8221; tuttu.

Ama bu delikanlılık, sadece işçiye! Maaşında icrası olan işçileri uyaracaklar, borçlar temizlenmezse, işten atacaklardı. Kamuoyundan tepki gelince, geri adım attılar.

Şimdi karta basıp işten kaçan ya da kartını başkasına bastıran işçilere gözdağı veriyor, Burhan İnan. Ve ekliyor:

&[#]8220;Kamu kurumunu dolandırmak suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı&[#]8217;na suç duyurusunda bulunulacaktır.&[#]8221;

Vay be&[#]8230; İnşallah bu kural; mühendisler, teknikerler ve ocağa inen herkes için uygulanır. Daha önce yazmıştık bu konuyu.

Amasra ve Armutçuk Müesseselerinde mühendislerle ilgili bir çalışma olmuştu.

Genel Müdür&[#]8217;e sorduğumuzda, &[#]8220;Savcılık el koydu, konuşamıyoruz&[#]8221; diyordu.

Sayın Genel Müdür. Önce bu işin sonunu görelim. Sonra işçinin üzerine gidelim. Öyle işçiye &[#]8220;aslan&[#]8221;, mühendise &[#]8220;kuzu&[#]8221; kesilmekle olmuyor bu işler.

Kıssadan Hisse: En iyi buğday!

Her yıl yapılan "en iyi buğday" yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi, &[#]8220;Benim sırrım, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor&[#]8221; dedi.

&[#]8220;Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz?&[#]8221; diye sorulduğunda, &[#]8220;Neden olmasın?&[#]8221; dedi çiftçi.

&[#]8220;Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor. Marifet kendi buğdayını yetiştirirken gösterdiğin özende, bilgide, birikimde...&[#]8221;

Gökten elmalar düşmüş...

Çevresini, çevresindekileri bilip onlara iyi örnek olabilenlerin başına!.. (Alıntıdır)

Günün Fıkrası: Bizimki daha güzel valla!

Karı-koca, bir barda oturuyorlar, önlerindeki içkileri yudumlarken, bardan içeri hoş bir hatun girer. Bizimkilerin yanına yaklaşıp adama sarılarak, yanağından öper. Yanındaki karısına aldırmadan, &[#]8220;Nasılsın hayatım? Epey oldu görüşemedik&[#]8221; diyerek, ileride bir masaya gidip oturur. Adamın karısı şaşkındır, dayanamayarak kocasına sorar:

&[#]8220;Kim bu kadın?&[#]8221;

Adam, sakin bir sesle yanıtlar:

&[#]8220;Metresim!&[#]8221;

Kadın yanıtı duyunca çıldırır:

&[#]8220;Ne! Derhal boşanıyoruz! Sen ne şerefsiz adammışsın. Bir de utanmadan &[#]8216;metresim&[#]8217; diyorsun. Her şey bitti, hemen boşanıyoruz!&[#]8221;

Adam, gayet sakin sıralamaya başlar:

&[#]8220;Ne yani sevgilim; Etiler´deki dubleksi, Akmerkez´deki daireyi, Bodrum´daki tripleksi, 24 metre yatı, altındaki son model jeeple spor arabayı, bütün bunları bırakıp benden ayrılmak mı istiyorsun?&[#]8221;

Kadın sakinleşir ve çevresine bakmaya baslar. Biraz ileride bir çift dikkatini çeker, kocasına sorar:

&[#]8220;Şurada oturan bizim Suat değil mi?&[#]8221;

Kocası yanıtlar:

&[#]8220;Evet&[#]8230;&[#]8221;

&[#]8220;Peki, yanındaki kim?&[#]8221;

Kocası gayet soğukkanlı:

&[#]8220;Metresi...&[#]8221;

Kadın, bir duralar, hemen arkasından yapıştırır:

&[#]8220;Aaaa! Bizimkisi daha güzel valla!&[#]8221;

Günün Sözü:

Eğer kalp temiz değilse, içine döktüğünüz her şey ekşir.


Montaigne